Başbakan Binali Yıldırım, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) Doğu Kudüs’ü Filistin’in başkenti olarak tanıma kararına ilişkin konuştu.

“Trump Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan etti, bu karar uluslararası hukuka ve tarihi gerçeklere aykırı bir karardır. Bu kararla beraber bölgede işgal faaliyetleriyle alan genişleten Filistin, Kudüs’te fiili durum yapan İsrail ödüllendirilmiştir. Mazlum Filistin halkı maalesef ise bir kez daha cezalandırılmıştır. Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere bu durumu kabul etmeyeceğimizi, kırmızı çizgimiz olduğunu tüm dünyaya ilan ettik. Bu karar bizim için yok hükmündedir. İTT toplantısında Doğu Kudüs Filistin’in başkenti olarak ilan edildi. Bütün ülkelere de bu kararı desteklemesi için çağrı yapıldı. Bu tarihi bir karardır. Bölgede hiç kimsenin bölge üzerinde tek taraflı, keyfi bir takım kararlar almaya hakkı da haddi de yoktur. Bu zirvede İslam dünyası bunu en açık şekilde ilan etmiştir”

Kudüs kararını kabul etmeyeceğimizi tüm dünyaya ilan ettik
Kudüs kararını kabul etmeyeceğimizi tüm dünyaya ilan ettik!

Başbakan Binali Yıldırım, “Göç ve Uyum Sempozyumu”nda konuştu.

“MÜLTECİLERLE İLGİLİ YETKİYİ GÖÇ İDARESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE DEVREDİYORUZ”

Mültecilerle ilgili yeni bir karar alındığını belirten Yıldırım, “Mülteci sorunu ülkemizin olduğu kadar insanlığın karşı karşıya kaldığı en önemli meselelerden biridir. Bundan böyle göçmen konularının daha iyi koordinasyonu için mültecilerle ilgili yetkiyi Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne devrediyoruz. AFAD ilk etapta karşılayacak, daha sonra Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’ne devredilecek. Daha sonra yapılması gereken işler tek merkezden koordine edilecek” dedi.

“DÜNYANIN 21. BÜYÜK ÜLKESİ GÖÇMENLER ÜLKESİ”

Yıldırım, “Göçmemelerin sayısı 60 milyonu aşmış. Dünyada ülkelerin nüfuslarına göre sıralarsak dünyanın 21. Büyük ülkesi göçmenler ülkesi. Bu sorunu ortaya çıkaran nedenlerden biri küresel terör, otorite boşluğudur” dedi.

“20 YILDA AKDENİZ’DE 55 BİN SIĞINMACI HAYATINI KAYBETTİ”

Yıldırım,

“Göç, Avrupa’da maalesef bir güvenlik meselesi olarak ele alınıyor insanlık meselesi olarak değil. ‘Duvarlarımızı yükseltelim bize ulaşmasın da kim uğraşırsa uğraşsın.’ demek yanlış. Göçmenlerin toplumsal huzuru bozduğu, ekonomiyi gerilettiği ve suça bulaştıkları kanaati yaygınlaştırılmıştır. Araştırmalar bunu doğrulamıyor. Daha az suça katıldıkları istatistiklerle ortada.

Göç bugün engellenemeyen bir hakikattir. Duvarlar dikenli teller sığınmacı sayısını azaltmıyor. Ülkeler göçü engellemek için harcadığı enerjiyi daha çok kaynak üretmeye harcaması gerekiyor. Göç önüne geçilemeyen bir hakikattir. Son yıllarda maalesef, Akdeniz’de 10 binlerce insan geleceğe umutla geleceğe giderken o soğuk sularda hayatını kaybetti.

Türkiye göç açısından artık sadece bir transit bir ülke değildir. Aynı zamanda hedef ülke haline gelmiştir. Bu da Türkiye’nin gelişmesi, kalkınması ilgili bir durumdur. İnsanların daha iyi bir gelecek arayışında olması fıtratından kaynaklı bir şeydir. 1951 Cenevre Sığınmacı Sözleşmesi olmadan da zorda kalanlara kapımızı açan bir ülkeyiz. Bir karar daha aldık.

Türkiye bütün mazlumların yanında olmuştur, olmaya da devam ediyor. Uluslararası verilere göre, 20 yılda Akdeniz’de 55 bin sığınmacı hayatını kaybetti. Akdeniz’de kıyıya adeta cansız insan bedenleri vuruyor.

Bugün Akdeniz bir anlamda en büyük insan mezarlığı haline gelmiştir”

açıklamasında bulundu.

“ARALIK 2017 İTİBARIYLA ÜLKEMİZDEKİ SURİYELİLERİN 976 BİNİ, OKUL ÇAĞINDAKİ YAVRULARIMIZDAN OLUŞUYOR”

Türkiye’deki Suriyelilerin okullaşma oranına değinen Yıldırım, “Aralık 2017 itibarıyla ülkemizdeki Suriyelilerin 976 bini, okul çağındaki yavrularımızdan oluşuyor. Bugün devlet okullarında, geçici eğitim ve barınma merkezlerinde 612 bin yavrumuza eğitim öğretim veriyoruz. Bu çerçevede, 2016 yılında yüzde 30 düzeyinde seyreden okullaşma oranı, 2017-2018 öğretim yılında yüzde 65 seviyesine ulaşmış bulunuyor. Mart 2016’da AB ile bir mutabakata vardık. Göçmenler için maddi yardımlar yapılacaktı. Maalesef bu taahhütte AB çok ağır gidiyor. Yardım ister gelsin ister gelmesin. Türkiye kendi imkan ve kabiliyetleriyle darda zorda olanlara kucak açmaya devam edecek. Ekmeğimizi böleriz, aşımızı birlikte yeriz ama Türkiye’yi böldürtmeyiz” diye konuştu.

“SURİYE’DE İŞLER DÜZELİYOR, YAVAŞ YAVAŞ RAYINA GİRMEYE BAŞLADI”

Yıldırım, “Suriye’de işler düzeliyor, yavaş yavaş rayına girmeye başladı. Fırat Kalkanı ile 2 bin kilometrekarelik bir alanı DEAŞ’tan, PKK’dan temizledik ve 75 bin Suriyeli kardeşimiz o bölgeye gitti, yerleşti, normal hayatına döndü. Barış atmosferinin Suriye’nin geneline yayılması ile birlikte bu dönüşler de hızlanacaktır. Buraya gelen 3-5 senesini geçirenlerin ömürlerinin geri kalanında, hafızalarında hep Türkiye, Türkiye sevdası olacak. Onların hepsi bizim birer gönüllü büyükelçimiz olacak” dedi.

“GÖÇMENLERE DÜŞE ÜLKEMİZİN KANUNLARINA UYGUN HAL VE HAREKETLERE RİAYET ETMEK”

Yıldırım, “Göçmenlere de düşen bir görev var; bu ülkenin toplumu ile bütünleşmeyi sağlamak. Ülkemizin kanunlarına uygun hal ve hareketlere riayet etmek bu da toplum huzuru için ülkemizin güvenliği için olmazsa olmazımızdır. Bu ülkenin değerlerinin dışına çıkmaması lazım. Çakarsa da tabiki karşılığı da olacaktır. Bunun da bilinmesi gerekir” dedi.