İki gündür, başta Almanya olmak üzere, Avrupa’nın bazı ülkelerinde İsrail karşıtı gösteriler yapılıyor. Göstericilerin İsrail bayrağını yakmasına ve yahudi karşıtı sloganlarına karşı hem Almanya, hem İsveç hükümetinden eleştiri geldi.

“Irkçı söylemlere” karşı olduklarını belirterek, yahudi düşmanlığına izin verilmeyeceğini belirttiler. Buraya kadar güzel de, aklıma, Türk bayrağını yakan ve Erdoğan’ın yanısıra, Türkler aleyhinde de slogan atan PKK yandaşları geldi. Onlara niye hiç eleştiri gelmiyor acaba? ABD’nin desteğini aldıkları için mi yoksa? Gelelim, biz müslüman protestolarına. O Coğrafyada önü arkası, sağı, solu, müslüman olan küçücük bir ülke İsrail. Ama herkese kafa tutuyor. Bunu nasıl yapıyor? Ortadoğunun her tarafı birbirini yiyen müslümanlarla dolu. Zamanında ne lobi, ne ticaret ve işbirliği anlamaında vazgeçilmezliği olmayan, ekonomik ve kültürel açıdan düşük profilli ülkeler. Petrolü olan birkaçı hariç. Kimsenin ciddiye almadığı, hatta kendilerini bile ciddiye almayan bu ülkeler, öfkeyle bağırmak için sokaktalar. Yok asarız, keseriz filan. Önce birbirinizi yemeyi ve satmayı bırakacaksınız. Sonra ülkenizi ekonomik veya bilimsel anlamda güçlü kılacaksınız. Kız erkek ayırmadan eğitimi her vatandaşınıza sunacaksınız. Ondan sonra ağırlığınızı koyarsınız. Ama böyle kuru tehditler savurarak, deşarj olur, her zaman olduğu gibi herşeyi Allah’a havale eder, sonra da unutur gidersiniz.

BEŞİKTAŞ

Kura çekildiği gün yollardaydım. Radyolar sürekli haber yaptı, yorumcularla beraber, Beşiktaşın çok kolay takım olduğunu, Bayern München için harika bir eşleşme olduğunu söyleyip durdular gün boyu. İnsanın canı sıkılıyor haliyle. Bayernliler zaten kendilerini pek beğenirler, oyleki kendilerini Alman olarak değil Bayern olarak nitelerler. Bence de büyük bir takım. Beşiktaşın şanssızlığı diye düşünüyorum. Ama ya bir de beklenenin tersi olursa? Yani Beşiktaş, Bayern Müchen’i yenerse? İşte o gün bayrak elimde bütün sokakları turlayacağım elbet.