Kriz üstüne kriz!

0
64

Son zamanda Türkiye’nin başına gelenlere bakınca, ister istemez akıllara takılan “Nereye gidiyoruz?” sorusu can acıtmaya başladı… Cumhuriyet’in kuruluşuyla beraber belirlenen “muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak” fikri, artık tarihe karışmış durumda…

Duble yollar, köprüler, tüneller, TOKİ siteleri, AVM’ler, havaalanları yapmak, bir ülkeyi “muasır medeniyetler seviyesine” çıkartmıyor… Hocaları olmayan üniversiteler kurmak da öyle…

Hele bir de bu üniversitelerden bazıları ve onlara öğrenci hazırladığı iddialarıyla kurulmuş bir takım özel okulları, “bir terör örgütü ile bağlantılı olduğu gerekçesiyle” kapatmak zorunda kalınmışsa…

İnşaata yönelik çalışmaların görünen tek getirisi, bazı ceplere giren “rant” oldu… Eğitime yönelik çabalar(!) ise “devleti ele geçirmeye çalışanlara yardımcı olmaktan başka bir hedefe hizmet edemedi…

Petrol sayesinde zengin olan Arap ülkelerinde de bizimkilerden çok daha fazla bina, yol v.s. var ama kimse kakıp da o ülkeleri “muasır medeniyetler” arasına dahil edemiyor…

…Ve ne yazık ki Türkiye de, geriye doğru bir evrimden geçip; artık o ülkelerin arasına dahil oldu…

ABD’nin başlattığı ve İngiltere’nin de hemen benimsediği bir yasak kararı, suratımıza tokat gibi indi…

8 ülkenin 10 şehrinden kalkan uçaklarda uygulamaya konan bir tedbirdi(!) bu… Mısır, Ürdün, Kuveyt, Fas, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Arap ülkeleriyle beraber Türkiye de var listede… Muhtemel terör eylemlerine kaynak olabilecek Orta Doğu ülkeleriyle birlikte adı geçiyor Türkiye’nin…

Biz bunu sindirmeye çalışırken, bir darbe de geleneksel dostumuz Almanya’dan geldi ve Türkiye’ye uygulanmakta olan silah ambargosunu, tesadüfen öğreniverdik…

Almanya’da Sol Parti Milletvekili Jan van Aken’in soru önergesine Federal Ekonomi Bakanlığı’nın verdiği yanıta göre, Alman Hükümeti, Kasım 2016’dan bu yana 11 kez Türkiye’ye silah sevkiyatına onay vermemişti…

Süddeutsche Zeitung gazetesinin konuya ilişkin haberine göre, Almanya silahların sevkiyatına Türk hükümetinin bu silahları Türkiye içerisinde baskı unsuru olarak kullanmasından endişe ettiği için izin vermiyordu… “Türkiye’deki insan hakları sorunlarının da, sevkiyat izni çıkmamasında etkili olduğunu” yazıyordu gazete…

Artık iyice biliyoruz(!) ki; başta ABD olmak üzere Batı ülkeleri, kıskançlıktan “kıvrım kıvrım kıvranma” noktasına gelmiş durumdalar…

Ve korkuyorlar… “Ya Türkiye bize saldırır ve dünyanın tek hâkimi olursa” diye..!

Paylaş
Önceki İçerik17 Nisan 2017 günlü kararnameler
Sonraki İçerikTürkiye neden karşı çıkıyor?
Mehmet Ali Yula

Gazeteciliğe 1965 yılında Ankara’da başladı. 1970’de Hürriyet’e geçti. 1977’da ek görev olarak İsveç Devlet Radyosu. 1991’de Nokta Dergisi. 1993’da Akis Dergisi. 1994’de Inter Star Televizyonu. 1998’de mesleği terketti. 2006’da emekli oldu.