Sonsöz Gazetesi imtiyaz sahibi Abdi Pehlivan, Sivas Koyulhisar ve Köyleri Hizmet Vakfı

Koyulhisar ve Köyleri Hizmet Vakfı gazetemize ziyarette bulundu. Yönetim kurulu vakfın Ankara temsilcisi olan gazetemiz imtiyaz sahibi Abdi Pehlivan’a Koyulhisar’ın simgelerinden olan anıt çeşmenin plaketini takdim etti.

Koyulhisar ve Köyleri Hizmet Vakfı yönetim kurulu gazetemize ziyarette bulundu. Gazetemiz imtiyaz sahibi Abdi Pehlivan’ın da Ankara mütevelli heyetinde yer aldığı vakıf özellikle Koyulhisarlı öğrencilere verdiği destekle diğer vakıflara örnek oluyor.

Koyulhisar ve Köyleri Hizmet Vakfı Genel Sekreteri Selim Öztürk vakıfları hakkında bilgi verdi.

Koyulhisar ve Köyleri Hizmet Vakfı Genel Sekreteri Selim Öztürk

Öztürk, “Koyulhisarlı üniversitede okuyan öğrencilere burs sağlamak adına hizmetlerimize devam eden bir vakıfız. Kurulduğu 1995 yılından bu yana yaklaşık 1450 öğrenciye burs sağladık. Koyulhisar siviltoplum kuruluşları olarak Koyulhisar Dernekler Federasyonu ve Koyulhisar merkez derneği ile ortak faaliyetler gerçekleştiriyoruz. Bu faaliyetlerle Koyulhisar’da okuyan öğrencilere eğitim alanında destekler sağlamaktayız.

Yeni bir yönetim olduklarını dile getiren Öztürk, “Yeni bir yönetimiz ve ziyaretlerde bulunuyoruz. Vakfımızın merkezi İstanbul’da, Ankara’da ise 4 tane mütevelli var. Abdi Pehlivan, İbrahim Karakullukçu, Harun Fırat, Abdullah Çelik Ankara temsilcileri.

ASIL HEDEFİMİZ TÜM KOYULHİSARLI ÖĞRENCİLERE DESTEK

Vakıf olarak hedeflerinden bahseden Öztürk, “ Başta ihtiyaç sahipleri olmak üzere tüm Koyulhisarlı olupta üniversitede okuyan öğrencilere yardımda bulunmak. Tüm Koyulhisarlı öğrencilere ulaşabilmek hedefimiz bunun için çalışmalarımız sürüyor” dedi. 

Ziyaret esnasında Abdi Pehlivan’a Koyulhisar’ın simgelerinden olan anıt çeşmenin plaketi takdim edildi. Çeşmenin tarihi ise çok eskilere dayanıyor. Plaketin üzerindeki çeşme;

İlçe Merkezindedir. Türk ordusunun Koyulhisar halkına şükran borcu olarak “1333 ve 1334 senelerinde Ordulu Ahmet Rıfat Beyin Kaymakamlığı zamanında Koyulhisar kazası erkek ve kadınının nakliyatı askeriyede geçen kıymetli hizmetlerine ordunun şükran ve hatırayı takdiridir. 25 EYLÜL 1334 yıllarında anıt çeşme yapılmıştır. Ecdadın İlçe halkına bıraktığı en büyük miras olarak bu anıtı görüyoruz. Koyulhisar şehitler ve gaziler yurdudur.
Ziyarette dernek yönetim kurulu tam kadro bulundu. Başkan Sebahattin Erçin, Başkan Yardımcısı Yusuf Yıldırım, Genel Sekreter Selim Öztürk, Sayman Kemal Durmuş

KOYULHİSAR’I TANIYACAK OLURSAK

TARİHi

Koyulhisar, Sivas´ın Karadeniz iklim ve coğrafi bölgesine düşen ve ilin en kuzeyinde bulunan ilçesidir.

1923 yılından 1933 yılına kadar il olan Şebinkarahisar”a bağlı bir ilçeydi. Vilayetlerin yeniden düzenlenmesi için yapılan çalışmalar neticesinde birçok il ilçe haline getirilmiş, bu arada Şebinkarahisar’ın da 20 Mayıs 1933 tarih ve 2197 sayılı kanunla ilçe haline getirilmesiyle, bu tarihten sonra Koyulhisar, Sivas”a bağlanmıştır. Yerli halkın önemli bir bölümü civardaki diğer ilçelerde olduğu gibi Türkmen, Çepnilerdendir.

Koyulhisar; sırtını Dumanlı (Duman Baba, Hacı Bektaşi Veli’nin Müridi) dağına verirken, fay hattı olarak bilinen Kelkitırmağına ayaklarını uzatmıştır. Sırtını verdiği dağ yamacındaki botanik yapı tamamen Karadeniz bölgesinin bitki yapısına uyarken, toprağının çok killi olması ve bölgenin dik yamaç yapısı nedeni ile sık sık heyelanlar meydana gelmekte, hatta bunlar afet bölgesi olarak tanımlanmaktadırlar.

Orman ve tabii güzellikleri ile çok zengin olmakla birlikte tarihi kalıntılarla ve geçmişle ilgili bulgular ve kayıtlar ise çok zayıftır. İlçe içinde bir anıt ve cami kalıntıları dışında kayda değer bir şey bulunmamaktadır.

Eğriçimen Yaylası’nda ve çevresinde paleontolojik zamandan (kireçli zaman ve sonrası) kalma deniz yaratıkları fosilleri bulunabilmektedir.

1939 Erzincan depremi ve etkisi: Erzincan’da 26-27 Aralık 1939”da meydana gelen ve 52,5 saniye süren büyük depremde, Koyulhisar’da taş taş üstünde kalmamıştır. Sabaha karşı saat 2.00 sıralarında olan bu 7,9 (MS=7,9) büyüklüğündeki depremde Erzincan ve çevresinde 116.720 konut yıkılmış, 32.962 kişi hayatını kaybetmiştir. Koyulhisar, deprem sonrası yer değiştirerek yeniden yapılanmıştır.

EKONOMİ

Geçimini ormancılık, hayvancılık ve tarımla yaparken, sanayileşme ise bulunduğu coğrafi durum ve tipik kente göç etme sebebi ile gelişememiştir.

İlçede orman işletmesi bulunmaktadır. Çarşı esnafı ise ilçenin genel ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumdadır. Bir banka şubesi yanında, telekomünikasyon, kırtasiye, arzuhalci, postane vs. yanında benzin istasyonu ve servis noktaları da bulunmaktadır.

Çevre arazide altın maden araştırma yapıldığı ve “eldoradogold” adlı yabancı bir şirket tarafından da etüt çalışmaları planlandığı belirlenmiştir.

TARİHÇE

Şehrin geçmişi ilkçağ uygarlıklarına dayanmaktadır. Dönemin en önemli ticaret merkezlerinden biri olan Kolonya, Koyulhisar’ın eski adıdır. Anadolu’nun Türkler tarafından fethinden sonra bu bölge de kısa süre içinde Türkleşmiştir. Oğuz Türkmen boylarından Çepniler Horasan ve Kürtün yoluyla gelerek Koyulhisar ve civarına yerleşmiştir. Hacı Bektaş Veli’nin ilk müritlerinden olan ve 1240 yılında çıkan İshak Baba isyanına da katılan, Alevi İnanç Önderi Duman Baba burada yaşamış ve şehit olmuştur. Koyulhisar şehrinde iki adet kayda değer hisar (kale) vardır ki Kale-i Bala adındaki hisarı Fatih”in korkusundan Kızılbaş Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan yaptırmış olup kale, Koyulhisar’ın eski merkezindedir.

Kale içlerinde altın kaplama bir hançer bulunmuştur. Fatih, Karadeniz fethi sırasında, Koyulhisar bölgesine küçük bir birlik göndermiştir. Bu birlikteki asker sayısı çok azdı. Birlik kaleye geldiğinde kaledeki asker sayısının kendilerinden 3 kat daha fazla olduğunu gördüler. Bunun üzerine bir akşam vakti Osmanlı birliği kalenin karşı tarafındaki koyun sürülerinin üzerlerine mum dikerler ve hücum için hazırlık yaparlar. Kaledeki askerler karşılarına baktıklarında yüzlerce ışık görürler ve büyük bir ordunun kendilerine doğru gelmekte olduğunu sanırlar. Herkes çok korkar ve komutanlarının emriyle tüm ordu ve halk kaleyi boşaltıp kaçmaya başlarlar. Bu sayede savaş yapılmadan Koyulhisar Osmanlı”ya bağlanmış olur.

Fethin ardından Fatih Koyulhisar”a (Şimdiki Yukarı Kale Köyüne) bir camii yaptırır(1461). Bu camiye imam hatip olarak Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin torunlarından birisini atar. Bu hatip aynı zamanda bölgenin kadısı, valisi de sayılmıştır. Osmanlı Devleti tarafından bu kişiye maaş bağlanmış, toprak verilmiş ve ev tahsis edilmiştir. Camiinin mali desteği Cumhuriyet dönemine kadar devlet tarafından karşılanıyordu. Mütevellisi de atanan hatip idi. Dolayısıyla camiye “Hatipli (Hatipoğlu) Camisi” adı verildi. Bu zatın torunları halen Yukarıkale ve Hacıilyas köylerinde yaşamaktadırlar. 

Ermeni sürümü ile ilgili yabancı kayıtlarda ilçenin 20. yüzyıl başına kadar buranın tamamen Ermeni ve Rum ağırlıklı nüfusa sahip olduğunu iddia etmekle birlikte, halen yaşayan yaşlı yerli ahaliden alınan kaynaklar bunun tamamen tersi olduğunu ispat etmektedir. Koyulhisar”da Rum Nüfus Ermeni Nüfusa nazaran çok daha fazlaydı.
Erken Hristiyanlık döneminde adı Nicopolis (Anniaca) olup, bir manastır bulunurdu. Bir keşiş olan JohannesHesychastes 454”de burada doğdu.

COĞRAFİ DURUM

Koyulhisar ilçesi İç Anadolu bölgesinin kuzeydoğusunda, batıdan doğuya doğru uzanan Kelkit Vadisi üzerinde Iğdır Dağı eteklerinde kurulu Sivas İline bağlı bir ilçedir. Doğusunda Suşehri, batısında Reşadiye, güneyinde Zara-Doğanşar, kuzeyinde Mesudiye, kuzeydoğusunda Şebinkarahisar ilçeleri bulunmaktadır. İlçe merkezi Sivas iline 180 km. uzaklıkta, ortalama yükseltisi 850 m. olup yüzölçümü 946 km2’dir. 2000 yılı nüfus sayımına göre ilçemizin 5706 merkez, 19228 köy nüfusu olmak üzere toplam nüfusu 24934’tür.

İlçe, vadi içerisinde kurulmuş, kuzeyden ve güneyden 1500 metreden fazla yükseltisi olan sıradağlarla çevrilidir. Bu dağlar duvar görünümünde, geçit vermeyen kıvrımlar şeklindedir.
İlçenin iklimi; Karadeniz Bölgesinin ılıman ve İç Anadolu Bölgesinin karasal iklimi arasında geçiş özelliği göstermektedir. Karadeniz İkliminin karakteristiğini daha fazla taşımakta olup bunu çam, köknar, gürgen ve meşeliklerle kaplı orman örtüsü özellikleri yansıtmaktadır.

TURİZM

İlçe doğal turistik kaynaklarıyla ve orman örtüsü çeşitliliğiyle dikkate değerdir. Geçmişten günümüze var olan bu potansiyel turizmde, tanıma-tanıtma-değerlendirme kapsamına alınmadığından dolayı hak ettiği yeri bulamamıştır. Çam, gürgen, meşe ve köknar ağaçlarıyla bezenmiş olan orman üniteleri ilçemiz açısından en önemli doğal cazibe unsurudur. Ormanların sadece görünüm açısından değil, aynı zamanda sağlık turizmi açısından da öneminin büyüktür.

Büyük çoğunluğu çam ormanları ile kaplı olan ilçemizde Tekke deresinin kuzey yamaçları ile Dumanlıca yaylasının kuzey yamaçlarına kadar genelde çam ve köknar ormanları, vadinin güneyinde Gölcük yaylasından batı yükseltisine doğru çam ormanları ile kaplıdır. Yer yer gürgen ve meşeliklere de rastlanmaktadır. Bu kadar çeşitliliği bünyesinde barındıran ilçemiz orman örtüsü ile çoğu yerleşim merkezinde bulunmayan yeşil bir görünüme sahiptir.

Bir diğer turistik kaynak ilçeyi çevreleyen dağlardır. Dağlar temiz hava, dağa tırmanma sporu, yamaç paraşütü ve kayak turizmi gibi fonksiyonlarıyla değerlendirilen doğal merkezlerdir. Koyulhisar ilçesi de bu tür konulara ilgisi olan kişilerin zamanlarını geçirebilmeleri için gerekli ortamları bulabilecekleri bir yerdir.

İlçede yayla turizmi diğer bir doğal çekicilik olarak karşımıza çıkmaktadır. Yaylacılık iki açıdan düşünülmekte olup, biri klasik yaylacılık, diğeri ise rekreasyonel faaliyetlere yönelik yaylacılıktır. Doğal güzellikleri ile dikkat çeken ilçede organize bir turizm faaliyeti bulunmamakla beraber sahip olduğu 48 yayla ile yayla turizmine yönelik büyük bir potansiyele sahiptir. İlçe il merkezine uzak olmasından dolayı turizm karakteri açısından Sivas’tan farklılık göstermektedir. Bu yönüyle ilçemiz Karadeniz turizm fonksiyonu ile bağdaşır niteliktedir.

Eğriçimen Yaylası:

Eğriçimen yaylası ilçe merkezine 17 km. uzaklıktadır. Yayla ormanlar arasında güney batıdan kuzey batıya doğru uzanan bir vadinin içerisindedir. Vadinin yamaçları çam ormanları ile kaplıdır. Şaşalağan Boğazı ile Yedigözelerden çıkan kaynaklar yayla içerisindeki kaynaklarla birleşerek bir akarsu oluşturmaktadır. Bu derenin yayla içerisinde büklümler çizerek akmasından ve derenin etrafının çayırlık oluşundan ötürü yaylaya “Eğriçimen” adı verilmiştir.

Eğriçimen yaylası en az beş yüz yıllık bir yayladır. Buz gibi suyu, oksijeni bol havası ve alt yapısının büyük bir bölümünün tamamlanmış olması, buraya çağdaş yayla görünümü kazandırmaktadır. Yaylanın Yedigözeler tepesinde rakım 1800 metre olup, bu tepeden Kelkit Vadisi görülmektedir. 1980’li yılların başından itibaren yaylada turizm fonksiyonu önem kazanmaya başlamış ve Koyulhisar ilçe merkezinin dışında yaşamakla birlikte, Koyulhisar ilçe merkezi nüfusuna kayıtlı olan çok sayıda aile yaylada modern konut yaptırarak rekreasyon hareketine katılmıştır. Turizm fonksiyonunun önem kazanmasında öncelikle nostaljik duygular etkili olmuştur.

Daha önce Koyulhisar’da yaşayıp başta İstanbul olmak üzere ilçe dışına göç etmiş aileler, geçmişe duyulan özlemin bir sonucu olarak yaz aylarında yaylaya gelerek yılın 4-5 ayını burada geçirmeyi tercih etmiştir. Konaklama tesisleri, lokanta ve diğer turistik sosyal tesisler yerleşim alanının güneybatısındaki çam ormanı içerisine kurulmuştur. Belediye hizmetlerinin verildiği tesisler ile bakkal, fırın, manav ve kasap gibi ticarethaneler yayla içerisindedir. Yaylanın kuzeybatısında ise turizm mevsimi boyunca futbol ve voleybol gibi çeşitli sportif faaliyetlerin yapıldığı spor tesisleri yer alır.

Sarıçiçek Yaylası:

Sarıçiçek yaylası, ilçe merkezinin güneyinde, ilçeye 17 km. uzaklıkta, Boyalı köyü ve Ortaseki köyünün ortak yaylasıdır. Yayla, ismini bünyesinde bulundurduğu çiçeklerden almıştır. Yayla içerisinde renkli balıkların bulunduğu göl ve soğuk su pınarları bulunmaktadır. Çam ormanlarının hakim olduğu bu bölgenin temiz havasının yanında manzarası da çok hoş ve geniştir.

Arpacık Yaylası:

İlçe merkezinin kuzeyinde 22 km. uzaklıkta, etrafı çam ormanları ile çevrilidir. Bol oksijenli tertemiz havasının yanında soğuk sularında tabii olarak alabalık mevcuttur. Taşpınar, Kadife ve Hacıilyas köylerimizin ortaklaşa kullandığı bu yayla kış turizmine de son derece müsaittir.

Kengercik Yaylası:

İlçe merkezinin kuzeydoğusunda 25 km. uzaklıkta bir yayladır. Günümüze kadar özelliklerini kaybetmeyen tek yayladır. Soğuk suların, tüten dumanların mevcut olduğu, Kengercik yaylası, Arpacık yaylasına 3 km. uzaklıkta olup İkizyaka ve Kadife Akbulut Mahallesinin ortaklaşa kullandığı yayladır. Topalan yaylası, Koşoluk yaylası, Kalınpınar yaylası ve Başyayla ve buna benzer bir çok yayla sıralanabilir.

Mesire Yerleri:

Tekke Deresi, Ayran Pınar, Ağyol, Çakıl, Bedreşin Göze, Çığrık Kapı, Yedi Gözeler, BaşalanAyşem Çeşmesi, Başalan Boğaz, Millet Bahçesi, Zapçıoğlu Pınar, Kebap Gözesi, Kengercik Çevresi, Tekke Deresi Soğuk Su, Uzun Çayır, Baldıran, Çatal Çam, Örencük, Osman Fırat Çeşmesi, Yağlı Göze, Koşoluk, Ekincik, Elmalı Dere, Koyun Deresi, Erikliyurt ilçe yaylaları ve köy yaylaları çevresi ilçenin önemli mesire yerleri olarak dikkat çeker.
Bu mesire yerleri içerisinde Tekke deresi dikkat çekicidir. ilçe merkezine 25 km. uzaklıkta, Sisorta yolu üzerinde olan bu derede doğal alabalık mevcut olup, ormanlarla kaplı soğuk içme suları ile piknik yerleri önemli bir cazibe merkezidir.

Aşağıkale (Kale-i Zir):

Kalenin bazı duvar kalıntıları durmaktadır. Yalçınkaya üzerine inşa edilen kaleden ırmağa inen merdivenler bulunmakta ve kale bina temel izlerine rastlanmaktadır.

Yukarıkale(Kale-i Bala):

Yukarıkale köyünün doğusunda,sarp yamaçlar üzerindeki kalenin harabelerine rastlanmaktadır. Kaleleri Uzun Hasan yaptırmıştır. Koyulhisar kalesinden Evliya Çelebi de bahsetmektedir. Kale içinde 100 ev,anbar,cephanelik,susarnıçları,demir kuyusu vardır. Aşağıda bir şehir,camii ve dükkanlar bulunduğundan bahseder.

Hacı Murat Hanı:

Tamamı kesme taşlardan yapılmış olup, Suşehri Niksar yolu üzerinde yaklaşık 20×100 m. ebatındadır. Duvarları ayakta kalmış, üst örtüsü 1939 depreminde yıkılmıştır.

Hamam Kalıntısı:

Aşağıkale Mahallesinin batısında bulunan KALE-İ ZİR de bulunan hamam harabesinin kubbesi çökmüş ve toprak altında kalmıştır.

Anıt Çeşme:

İlçe Merkezindedir. Türk ordusunun Koyulhisar halkına şükran borcu olarak “1333 ve 1334 senelerinde Ordulu Ahmet Rıfat Beyin Kaymakamlığı zamanında Koyulhisar kazası erkek ve kadınının nakliyatı askeriyede geçen kıymetli hizmetlerine ordunun şükran ve hatırayı takdiridir. 25 EYLÜL 1334”yıllarında anıt çeşme yapılmıştır. Ecdadımızın biz ve İlçe halkına bıraktığı en büyük miras olarak bu anıtı görüyoruz. Koyulhisar şehitler ve gaziler yurdudur.

Höyükler:

Eğriçimen Höyüğü, ilçe merkezine bağlı Eğriçimen yaylasında bulunmaktadır. Elde edilen buluntulardan M. Ö. ki yıllarda iskân gördüğü anlaşılmaktadır. Yeniarslan höyükleri, aynı adla anılan köyde üç Höyük bulunmaktadır. Sugözü köyüne ait Başyayla ile Dağ Eksi mezrası arasında birde höyük mevcuttur.