Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Amerika ziyaretine, ikili ilişkilerden  çok, korumaların  kavgası damga vurdu. Elbette protesto gösterilerinde ki taşınan bayraklar tahrik edici unsurlar olabilir.

Ama zaten destek vermek için gelmiş olan halkla kavga edebilirlerdi korumaların karışmasına hiç gerek yoktu ki. Protesto edenlerle, destekleyenlerin kavgasına da zaten Amerikan polisi müdahale ederdi bu onların işiydi, cumhurbaşkanının Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanının korumalarının vazifesi değil ki.
O yüzden bu gereksiz kavga iyice itibar düşürdü. Fazla uzatmadan kavgaya karıştığını tespit ettikleri korumaların işine son verildi diye bir açıklama yapılması. Bizi ancak bu kurtarır. Yoksa işin içinde cumhurbaşkanı Erdoğan’ın olduğu da düşünülebilir. Cumhurbaşkanı bu hareketi tasvip etmediğini göstermek için korumalardan birkaçını feda ederse eğer itibarımıza sürülen bu leke temizlenebilir.

19 MAYIS, GENÇLİĞİNDİ

Atatürk’ün bile Samsun’a gidebilmek için o sırada İstanbul’u işgal eden ve yöneten İngilizlerden Samsun vizesi aldığı bir dönemdi simgeler 19 mayıs. bağımsızlık savaşına attığımız ilk adımların başlangıcıydı 19 mayıs. O yüzden hep önemliydi.
Biz küçükken hep milli bayramlarımız vardı. Hepsinin anlam ve önemini biliyorduk . Bayramlar bizi çok mutlu ederdi, tatlı bir telaşla bayram elbiseleri dikilirdi. Herkesin maddi durumu belki iyi değildi O yüzden en ucuz kumaşlar alınır, alamayanlara da öğretmenler gizlice diktirirlerdi. Sonra büyüdük, orta okullu olduk ve 19 Mayıs geçit töreninde bir kez bayrak taşıdım. Ama orta okuldaydım ve o kadar çelimsizdim ki öğretmenler endişelerinde haklıydılar çok zorlandım kısa bir süre sonrada gelip boynumdaki kemeri alıp daha iri yapılı bir kız arkadaşa verdiler. Sınıftaki herkesten en az üç yaş küçük olduğum için ve hiç yemek yemediğim için lakabım kürdan boyum da ötekilere göre cüce ayarındaydı. Ama o bayrağı taşımayı o kadar istiyordum ki, ikincisi olmanın verdiği bir ayrıcalıkla bana bayrağa taşıtmaya karar verdiler. Endişelenmişlerdir eminim ki haklı da çıktılar. Birkaç adım daha atsaydım belki de bayrakla birlikte yuvarlanacaktım. Sonunda benden bayrağı alan o iri yarı kız bana küçümseyen gözlerle bakmıştı. Tarihin cilvesi yıllar sonra o kızı gördüm. Bana göre uzun boylu uzun saçlı o kız o yıllar sonra benim en alımlı olduğum zamanda o, üç Çocuklu omuzuma kadar gelen neredeyse yuvarlanacak şekilde şişmiş bir kadına dönüşmüştü. İnsanız itiraf ediyorum, şaşkınlığımla beraber biraz da keyiflenmiştim.
19 Mayıs törenlerine katılsak da katılmasak ta yıllarca televizyonlardan seyretmek bile bir zevkti hele bir aralar o kadar güzel koreografiler yapıyorlardı ki bu işin ustası Çin Halk Cumhuriyeti’nin gösterilerine yakın hareketler yapılıyordu. Senkronize hareketler, akrobasi, marşlar çocukluk ve gençlik yıllarında aklımda kalanlardır, 19 Mayıs deyince…
Kutlamaya izin vermeyerek bayramları sıfıra indirmelerle ne amaçlandığını anlamış değilim. Ama bu milletin gönlünden Ondokuzmayıslar sökülüp atılamaz atılmamalı da.

PAYLAŞ
Önceki İçerikSaklı cennet Eğrigöl doğa tutkunlarını misafir ediyor
Sonraki İçerik“Bütün ümidim gençliktedir”
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.