Hollanda ile Türkiye arasındaki krizin başlangıç noktası olan seçimler nihayet sonuçlandı. Son yaşanan gerginlikten sonra korkulan olmadı, Türk ve islam düşmanı Wilders’in Partisi beklenen sonucu elde edemedi.

Seçimin değerlendirmesi ilk buradan bakmak gerekiyor. Avrupa’da yükselen trend milliyetçilik diye yazdığım yazıda belirtmiştim, Fransa’dan Marine Le Pen, Almanya’dan Frauke Pettry ve Hollanda’dan da Wilders’in başarısı bir gösterge olacak diye. Avrupa’da bu konuya böyle bakıyor. Nitekim seçim sonuçları nefes aldırttı. Ne Brexit, ne popülist ve ırkçı söylemler, En azından şimdilik başarı kazanamadı. Seçim sonuçları belli olunca Almanya’dan Başbakan Merkel sevinç çığlığı attı. Hemen telefona sarılıp Rutte’yi kutladı. Çünkü Almanya’da da Merkel’in rakibi aşırı sağ ve ırkçı iki parti (NDP ve AFP) özellikle AFP yükselişe geçmişti. Hollanda’daki sonuçların Almanya’y a tesir edeceği beklentisi bir sevinç yarattı. Ayrıca Rutte Almanya ile beraber hareket eden bir lider.

Seçim sonuçlarını değerlendirmek gerekirse bu seçimin galibi 31 sandalye ile Rutte’nin partisi olabilir ama bana göre yeşiller (Groene Link) en büyük yükselişi yaptı. 2012 senesinde sadece dört tane sandalyesi olan yeşillerle 16 milletvekili çıkarma hakkına sahip oldu. En büyük hezimet ise işçi Partisi’nin. İşçi Partisi’nden çıkartılan üç Türk milletvekili kurdukları parti “Denk” İle üç tane sandalye sahibi oldu. Tabii Hollanda’daki seçim sistemi buna müsaade ediyor, baraja takılmadan seçildiler. İyi de oldu en azından Türkler partileri ile mecliste olacaklar.
Tabi önemli sonuçlardan bir tanesi de en az üç partiden oluşan bir koalisyonun hükümet kurabileceği gerçeği. Bu sonuç Başbakan Rutte’yi tek başına lider yapmıyor ama Başbakanlığını devam ettirmeye yetiyor.

Çünkü seçimlerden önce, bütün partiler, ırkçı ve islamofobik Wilders İle kesinlikle koalisyon yapmayacaklarını açıklamışlardı. Ben bu sözün tutulacağına inanıyorum çünkü Avrupa’nın kuzeyinde öyle ikide bir fikir değiştiren siyasetçiler genetiklerine aykırı. Dolayısıyla şimdilik bir tehlike gözükmüyor hem Almanya’yı, hem de tüm Avrupa’yı ümitlendiren bir sonuç oldu.
Türkiye ile Hollanda arasındaki krizin geçeceğine inanan bazı kesimler ayrı ama Almanya’da Merkel’e karşı ciddi sataşmalar var. Merkel’in Türkiye’ye, özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı fazla toleranslı olmasını, mecazi anlamda “bu aşk ne zaman bitecek” gibi sorularla eleştiriyorlar.

PAYLAŞ
Önceki İçerikSoğuk hava, Kapadokya’daki develeri de üşüttü!
Sonraki İçerik17-25 Aralık milat diye yasa mı var?
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.