Ana Sayfa Güncel Korkma yavrum düğün var

Korkma yavrum düğün var

80
PAYLAŞ

GÜNEYDOĞU’DA ANNELER ÇOCUKLARINA BOMBA VE SİLAH SESLERİ İÇİN GEREKÇE BULDU

’nın şehir merkezlerinde yarattığı terörü sonlandırmak isteyen asker ve polis gece gündüz teröristlerle çatışıyor. Roketatar, uzun namlulu silah, havai fişekleri ile güvenlik kuvvetlerine saldıran teröristlerle çıkan çatışmalardan en çok etkilenenler ise elbette çocuklar.
Anneler çocuklarının etkilenmemesi için, “
Güneydoğu’da sokağa çıkma yasakları ve operasyonlar halk için yaşamı giderek zorlaştırıyor. Hatta aileler evlerini terk ediyor.
Amerika’nın Sesi Muhabiri, gazeteci arkadaşımız Mahmut Bozaslan’ın izlenimleri bu durumu çarpıcı bir şekilde bakın nasıl ortaya koyuyor:
Cizre’de yaşayanların bir bölümü evlerinin bodrumuna yerleşti çoğu psikolojilerinin bozulmasından şikâyetçi.
Önceki uzun sokağa çıkma yasağında oğlunu kaybeden Sadun Taşkın, kızının “Bizi de abim gibi öldürecekler mi?” sözleri üzerine ilçeyi terk etti.
İlçede kalanlar ise ilkel şartlarda yaşamaya çalıştıklarını söyledi.
Bozaslan’ın konuştuğu Ramazan Çağırca, top mermilerinin hemen yanlarındaki eve isabet ettiğini, korunmak için bodruma saklandıklarını belirtiyor.
Çağırca, ‘Yiyecek az ama idare ediyoruz.  Ekmek pişiriyoruz.  Korksak da, korkmasak da buradayız. Nereye gideceğiz? Aynı evde 28 kişi kalıyoruz. Soba yakıp, ısınmaya çalışıyoruz. Küçük çocuklar korkuyor, biraz büyük çocuklarımıza da anneleri, “ Korkma yavrum düğünler yapılıyor ve havai fişek patlatıyorlar, silah sıkıyorlar size zarar gelmesin diye sokağa çıkmıyoruz” diyorlar.
Yörede yaşayan Sait Özcan da, “Çatışmaların ortasındayız. 8-9 gündür elektrik yok, insanlar dışarı çıkamıyor, keskin nişancılar ateş ediyor. Hastalarımız var, hastaneye gidemiyoruz. Abluka altındayız. Temel ihtiyaçları gideremiyoruz, ekmek, su sıkıntısı var. Su zaten normalde haftada bir gün veriliyordu, 9 gündür kesik. Nerede bir kuytu köşe varsa, orada saklanıyoruz. Bodrumda yatıp kalkıyoruz, pencerelere gidemiyoruz” diye konuştu.
++
Güneydoğu’da çatışmalı ortam nedeniyle binlerce işyeri iflas etti, on binlerce kişi işsiz kaldı. Eğitim verilemiyor, sağlık hizmetleri durma noktasına geldi. Tarihi eserler, camiler, okullar yakılıp yıkıldı.
Bölgeden batıya doğru büyük bir göç yaşanıyor. Gidecek akrabası bulunanlar bölgeyi terk ediyorlar. Tıpkı Suriye’deki savaştan kaçıp Türkiye’ye sığınan ya da batı ülkelerine kaçmaya çalışan sığınmacılar gibi insan görüntüleri var.
Yerleşim merkezleri ise Esad’ın yıktığı Suriye kentleri, bir zamanların Lübnan sokaklarına benzer hale geldi. Yani savaş yıkıntısı var güneydoğuda
Olayın elbette en vahim boyutu ise yaşamını yitiren yüzlerce sivil kişi ile şehit – gazi olan asker ve polislerimiz.
PKK’ya ve onun eylemlerini destekleyen HDP’ye sormak gerekiyor:
Özyönetim dediğiniz bu muydu?
Ortaya çıkan tablodan memnun musunuz?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam