Ana Sayfa Yazarlar Köprülüler Dönemini Başlatan Mimar Kasım Ağa

Köprülüler Dönemini Başlatan Mimar Kasım Ağa

125
PAYLAŞ

Köprülü Mehmet Paşa’yı hemen hemen herkes bilir. XVII. Yüzyılda Osmanlı Devleti adım adım yok olmaya doğru giderken hiç beklenmedik bir şekilde Sadrazam olmuştu.

Köprülü Mehmet Paşa 1651 yılında 70 yaşlarında ihtiyar bir vezirdir. O güne kadar hiçbir önemli başarısı görülmemiş, hiçbir ünü, şanı olmayan bir devlet adamıydı.
Köprülüyü ilk olarak keşf ederek Turhan Valide Sultana tavsiye eden kişi Köprülü gibi Arnavut asıllı olan Mimar Kasım Ağa’dır. Siyavuş Paşa’nın sadrazamlıktan alınması kararlaştırılınca Turhan Valide Sultan yeni bir sadrazam arayışına girişmişti. Kasım Ağa’nın telkinleri üzerine Köprülü önce Kubbe Vezirliğine getirildi. Sadrazam Gürcü Mehmet Paşa yaklaşan tehlikeyi sezmişti. Sadece bir kez Divan-ı hümayun toplantısına katılabilen Köprülü, Köstendil sancağına gönderilerek İstanbul’dan uzaklaştırıldı.
Köprülü’nün öne çıkarılmasının Kasım Ağa’nın telkinleri ile gerçekleştiği anlaşıldığından Mimarbaşı bir iftira ile Yedikule zindanlarına gönderildi. Bütün mallarına el konularak Kıbrıs adasına sürgün edildi.
Köprülü Mehmet Paşa kısa süre sonra Köstendil sancağından azil edilince Amasya’ya giderek eşinin memleketi olan Vezirköprü kasabasında oturdu. İpşir Paşa zamanında Trablusşam valiliğine atandıysa da İbşir Paşa’nın idamı üzerine birçok borç içinde tekrar Vezirköprü’ye dönmek zorunda kaldı.
Köprülü, bu sırada yeni bir valilik alabilmek için İstanbul’da bekleyiş ve arayış içerisinde idi. Tebdil-i kıyafet ile Mimar Kasım Ağa’nın konağına gidiyor ve orada devletin nasıl düzeltilebileceği konusunda Kasım Ağa’ya görüşlerini açıklıyordu. Saray mensuplarından Hazinedar Solak Mehmet Ağa, Reisülküttap Şamizade Mehmet ve Saray Hocası Mehmet Efendi ile Kasım Ağa’nın konağında gizlice görüşüyorlardı.
Bu görüşmeleri haber alan Sadrazam Boynueğri Mehmet Paşa, acele olarak Köprülü Mehmet Paşa’yı Trablusşam valiliği ile İstanbul’dan uzaklaştırmak istedi. Limni adasının düşman eline geçtiği haberi İstanbul’a gelince sadrazamın telaşı daha da arttı. Ancak Sadrazam kethüdası Ahmet Ağa, Köprülü’den değil, nam ve şan sahibi vezirlerden sakınması gerektiğini söyleyerek Sadrazamı, Köprülü’ye 5 kese akça yol harçlığı göndermeye ikna etti. Köprülüyü korumak isteyenler, bütün dikkatleri Halep valiliğinden alınarak İstanbul’a çağrılan Haseki Mehmet Paşa üzerine çekmeyi başardılar. Artık İstanbul’da herkes Halep’ten gelecek kişinin Sadrazam yapılacağına inanmaktaydı.
Gizlice Saray’a davet edilen ve Kızlar Ağası odasında Valide Sultan’la görüşmesi sağlanan Köprülü burada Valide Sultan’a şartlarını sıralamıştı. Padişaha yaptığı hiçbir teklif geri çevrilmeyecek, tayinler ve aziller konusunda kendisine hiçbir baskı yapılmayacak, hiçbir kimse kendisinin istiklaline gölge düşürmeyecek ve hiç kimsenin kendisi aleyhinde söz söylemesine izin verilmeyecekti.
Köprülü, kendisine rakip olabilecek bütün vezirleri ya öldürttü ya da İstanbul dışına göndererek İstanbul’da tek otorite oldu. İhtilallerle sarsılan devlete yeniden itibar kazandırdı. 70 yaşına kadar hiçbir başarısı olmayan bir vezirin gösterdiği bu başarı kendisinden sonra oğullarının ve damadının sadrazam olmasını ve bu dönemin Köprülüler Dönemi olarak tarihe geçmesini sağladı.
Köprülüyü Sadrazamlık makamına taşıyan Kasım Ağa ise Karacaahmet Mezarlığında tarihin hükmünü beklemek üzere ebedi istirahatine başladı.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikTürk yüzücüler İtalyan’a emanet
Sonraki İçerikETİMESGUT ‘BODRUM’DAN ÇIKAMADI
Prof. Dr. Yılmaz Kurt
1949'da Osmaniye'de doğdu. Ankara Üniversitesi DTCF Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı, Tarih Bölümü Başkanlığı, OTAM Müdürlüğü görevlerinde bulundu.