Ana Sayfa Yazarlar Komplo teorilerini hiç sevmem

Komplo teorilerini hiç sevmem

53
PAYLAŞ

Irak Otonom Kürt Bölgesi’nde bulunan Musul şehrinin Başika bölgesine yönelik IŞİD saldırısı sonucunda, oradaki peşmerge gurubuna eğitim vermekte olan dört askerimizin hafif yaralandıkları ve tedavi amacıyla ülkemize getirildiği Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklamasına atfen basında yayınlanmıştır.

Bu köşede geçen hafta yayınlanan yazı dizimizde, askeri personelimizin ’ta eğitim vermekte oluşunun gerek iç hukukumuz, gerek uluslararası hukuka aykırı bulunduğunu, ayrıca bu personelin, olası bir saldırıda zarar görmesiyle birlikte yine iç hukukumuzu ilgilendirecek sorunların çıkabileceğini belirtmiştik.
Dolayısıyla askeri personelimizin, meşru Irak hükümeti ile bir anlaşmaya varılmasına değin ülkemize geri getirilmesinin yerinde olacağına da değinmiştik. Irak Merkezi Hükümeti de bu yönde ülkemize çağrıda bulunmuştu.
Nitekim hükümetçe, Başika’ya yeni asker gönderilmeyeceği, mevcut askeri personelden bir kısmı ile mühimmatlarının sınırımıza yakın bir bölgeye çekildiği açıklanmıştı.
Ancak, anılan personelin ülkemize geri getirilmediği de gözden kaçmamıştır.
Komplo teorilerine pek itibar etmem. Bununla birlikte, bir bölüm askeri personelimizin Başika’dan ayrılmasının hemen ardından IŞİD’in oraya saldırıda bulunması bazı sorular sormamıza da neden olmaktadır.
Acaba bu saldırı, Başika’ya Türk askeri personeli ile mühimmatının geri getirilmesine bir vesile yaratmak için yapılmış olabilir mi? Bu durumdan kim/kimler faydalanacaktır
Ya da Başika’daki askeri personelimizin başına bir şeyler gelmesinin mümkün olduğu mu hatırlatılmaktadır?
Farkındaysanız bu iki soru birbiriyle çelişmekle birlikte, IŞİD’in uluslararası bazı güçlerce kolaylıkla yönlendirilebildiği de göz önüne alınırsa, ikisinin de geçerli olabileceğini düşünmek mümkündür.
ABD Başkan Yardımcısı Biden dün yaptığı açıklamada İŞİD’in bu son saldırısını kınamış, Irak’ın toprak birliğinden yana olduklarını belirterek, Türkiye ile Merkezi Irak Hükümeti arasında askeri personelimizin statüsü üzerinde bir anlaşmaya varılmasına değin, askeri personelimizin Kuzey Irak’tan çekilmesi çağrısında bulunmuştur.
Biden’in yukarıdaki çağrısını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Musul’dan askerin çekilmeyeceği yönündeki ifadesini, Merkezi Irak Hükümetinin askerlerimizin Kuzey Irak’tan çekilmesi için ’ye müracaat etmesini ve Barzani Hükümeti’nin de fiili bir güvenlik zafiyeti içinde olduğunu hatırlatalım ve sorumuzu soralım;
Kim attı yahu bu taşı?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam