Prof.Dr.Ahmet Taner Kışlalı,10 Temmuz 1939 tarihinde Tokat Zile’de doğdu.Annesi öğretmen, babası ziraat bankası veznedarı idi. İstanbul Kabataş Lisesini takiben AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun oldu.

Yurt içinde ve dışında çeşitli üniversitelerde aranan saygın bir öğretim üyesi olarak görevler aldı. Gazete ve dergilerde çıkan yazıları, televizyonlarda yaptığı konuşmalar ve çıkardığı kitaplarla siyasal ve kültürel alanda toplumsal bir yaklaşımla herkes üzerinde büyük bir güven ve saygınlık uyandırdı.
Toplumun çağdaşlaşması ve büyük önder Atatürk ilke ve devrimleri ile aydınlığa yürümesi yolunda gösterdiği çabalar ve aydınlatıcı fikir önderliği, bir kısım yobaz çevreler tarafından sindirilmek istendiği için 21 Ekim 1999 tarihinde kalleşçe ve zalimce yapılan bir saldırı sonucunda halkın baş öğretmeni ve toplum önderi Prof.Dr. Ahmet Taner Kışlalı yaşamını yitirdi. Kışlalı’ya kurulan bu nankör ve acımasız tuzak, ülkemizin dört bir yanında ve yurt dışında lanetle,nefretle ve şiddetle kınandı.

Siyaset bilimci,eğitimci, yazar ve öğretim üyesi olan Kışlalı,05.01.1978-23.10.1979 tarihleri arasında KÜLTÜR BAKANI olarak etkin, yaygın ve saygın bir hizmet verdi.
O tarihlerde şahsıma, Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdür Yardımcısı olarak görev verilmişti. Birlikte heyecanla, umutla ve azimle gece ve gündüz çalışmaya gayret ettik. o yıllarda siyasi gelişmeler ve çalkantılar hükümetlerin uzun ömürlü olmasına olanak vermiyordu. Az zamanda çok ve önemli işler yapmak gerekmekteydi.
Kamu hizmetlerinde ve bürokraside kısa bir süre olan 22 ayda, Kışlalı döneminde Kültür Bakanlığı’nda yapılanlara kısaca bir göz atınca O’nun ne denli bir kültür, sanat ve bilim adamı olduğu görülmektedir.

Kışlalı döneminde, Kültür Bakanlığı müsteşarı olarak atanan,tarih,dil ve kültür alanında ülkemizin yetiştirdiği en saygın bir bilim adamı ve benimde hocam olan Prof.Dr.Şerafettin Turan,sayın bakan Kışlalı ile birlikte büyük bir gayretle gündüz ve gece çalışmaları planlıyor,uyguluyor ve denetliyorlardı.
Eski eserler ve müzeler,kütüphaneler, güzel sanatlar, yayımlar, kültür merkezleri, sinema ve telif hakları,Halk kültürü ve yapı işleri birimleri dinamik uzman kadrolarla ve danışma kurulları ile donatılmıştı. Her alanda kültürel atılım başlamıştı.

çeşitli alanlarda ülkemizin yetiştirdiği saygın,seçkin ve aydın bilim adamı,yazar,düşünür, uzman, öğretmen ve araştırmacılar arasından ilk kez 60 kişilik KÜLTÜR BAKANLIĞI KÜLTÜR YÜKSEK KURULU oluşturulmuştu. Görüş ve önerilerini bakanlık katına iletiyorlardı. Bu ışık tutucu, yol gösterici dilek ve öneriler, ilgili birimlere hemen iletiliyor ve uygulamar bu yönde hızla geliştiriliyordu. Daha sonra bu ödüle üç kişilik heyetler karar vermeye başladı ve ödül saygınlığını kaybetti.
Kültür Bakanlığı’nde haftanın belirli günlerinde ve saatlerinde birimler arası koordinasyonu sağlamak, verimi artırmak ve ortak düşünceyi uygulamara aktarmak üzere ,birim yöneticilerinin katıldığı eş güdüm toplantıları yapılmaktaydı. Zaman kaybına neden olan bu verimsiz toplantıları Kültür Bakanlığı’nda , Bakan kaldırdı.
Kışlalı döneminde, ilk kez Kültür Bakanlığı’nda yapılan atılımlar ana başlıklar halinde şöyle özetlenebilir:
-Kültür Bakanlığı büyük ödülü ve ödüller sistemi.

1979 yılında 29 Ekim günü Ulus’ta bulunan TBMM ikinci binasında, Kültür Bakanlığı büyük ödülü ilk kez ,Varlık Yayınları kurucu sahibi Yaşar Nabi Nayır’a verildi. Yazın dünyamıza çok değerli ve seçkin eserleri ile ışık tutan Y.N.Nayır, törende yaptığı duygulu ve anlamlı konuşmada şunları söyledi:
“Devlet bizi sakıncalı görüyor ve dışlıyordu.Şimdi sayın Kışlalı’nın Kültür Bakanı olması ile özgür ve özgün kültür ve sanat dünyamız hak ettiği karşılığı buluyor.Bu anlamda değerlendirdiğim “Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü’nü” almaktan , ömrümün sonuna geldiğim şu günlerde sonsuz onur ve mutluluk duymaktayım.Sayın Kışlalı’ya,Sayın müsteşar Şerafettin Turan’a, çalışma arkadaşlarına ve beni bu ödüle layık gören çok değerli,saygın ve seçkin 60 üyeden oluşan Kültür Bakanlığı Kültür Yüksek Kurulu’na gönülden teşekkürlerimi sunuyor ve başarılarının devamını diliyorum.”
Bu ödülden kısa bir süre sonra, düşünce dünyamıza olağanüstü katkılar sağlayan Yaşar Nabi Nayır hayata gözlerini yumdu. Nur içinde yatsın. Yayınları halen hayatımızı aydınlatmaya devam etmekte,başucu kaynak eserleri olarak korunmakta, aranmaktadır.Bizim kuşak ,Varlık Dergisi’ni ve yayınlarını okuyarak büyüdü. Kültür içerikli Varlık Dergisi’nin yerini hiçbir dergi dolduramadı.
-Devlet kadrosunda çalışan tüm sanatçılar kadrolu memurluktan, özel sözleşmeli sanatçı kadrolarına geçirildi.Maddi gelirleri sanatçıyı destekleyen farklı noktaya geldi.

-1981 yılında kutlanacak “ATATÜRK’ÜN 100 üncü doğum yılı” için önceden özel büro kuruldu ve UNESCO ‘nun bu konuda ulusal ve uluslararası etkinliklere katılma kararı aldı.
-Özel tiyatrolara kostüm ve ödenek yardımları başlatıldı.
-Müze,ören yeri, tiyatro, opera ve bale, senfoni orkestraları ve koroların gelirlerinden kültür ve sanat yatırımlarına katkı sağlamak üzere DÖSİM kuruldu.
-Çocuklar için kitapların yerini ve önemini vurgulamak ve konuyu gündemde tutarak toplumu aydınlatmak üzere “Her Çocuğa Bir Kitap Kampanyası” başlatıldı.
– Kültür ve sanatı tabana yaymak üzere İl , ilçe ve kasabalarda kütüphane, müze, kültür merkezi, güzel sanatlar galerileri yaygınlaştırıldı.
-Devlet tiyatrolarının ,opera ve balenin , halk müziği ve sanat müziği korolarının ülkemizin dört yanına aktarılması ve proğramlarla halka ulaşması sağlandı.
-Van,Kayseri,Konya gibi illerde yeni sanat galerilerinin açılması.Akşehir’de Nasrettin Hoca etkinliklerinin uluslararası hale getirilmesi ve burada “Dünya Mizah Merkezi” kurulması çalışmalarının başlatıldı.
-Ankara Devlet Konservatuvarı ile Ankara Milli Kütüphanesinin yeni yatırımlarla çağdaş binalara kavuşturulması sağlandı.
-Ulusal Kültür Dergisi başta olmak üzere, ulusal ve evrensel içerikli kültür yayınlarının çıkarılması. (Kültür Üzerine Düşünceler-T.S.Eliot,Tengsir-S.Ubek,Göstergebilim ilkeleri-R.Barthes,Türk Ulusçuluğunun Temelleri-U.Heyd,Din Üstüne-D.Hume,Şiirler-G.V.Catullus,Türkiye’de Çağdaşlaşma Eğitim ve Kültür Münasebetleri-N.Erdentuğ) ve daha nice değerli kaynak eserler kütüphaneleri doldurdu ve okuyucu ile buluştu.
Rahmetli Kışlalı,Kültür Bakanı olarak kitapların girişine yazdığı yazıda şöyle demekte:
“İnsan,kendi çevresinin bilgilerini sindirdiği oranda dünyadaki bilgi birikimlerinin de farkında olmalıdır.Bununla yetinmeyip,kendi çağından önceki bilgileri de kavramalıdır.Ancak böylece “zaman”ı aşar, bütün zamanları kavramış gerçek bir “aydın” olabilir.”
-Çocuk yayınları danışma kurulu kuruldu ve bu alanda en değerli isimler görev aldılar.
-Ankara Resim Heykel Müzesinin restorasyonu ve burada tüm resmi ve özel sanatçıları içine alacak ” TÜRKİYE SANATÇILAR BELGELİĞİ” kurulması.İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi ile ortak yürüttüğümüz bu çalışma ne yazık ki yarıda bırakıldı.Devletin kurduğu sanatçı belgeliğinde tüm geçmiş ve gelecek sanatçılar hakkında özgün ve özel bilgi ve belgeler yer alacak ve sanat dünyamıza ışık tutacaktı. Ülkemizdeki sanatçıların kimler olduğunu devlet bilmiyor. geçmişte bir kültür bakanına, ölmüş bir sanatçının adına açılan sergiye yaşıyormuş gibi kutlama telgrafı gönderiliyor.

-Ülkemiz genelinde çeşitli adlarla düzenlenen festival ve şenliklerin, özellikle yöresel zenginlikleri tanıtıcı,halkı bilgilendirerek bilinçlendirici kültür ve sanat ağırlıklı bir içerikle düzenlenmesi ve bu tür proğram uygulayanlara maddi yardım sağlandı.
-Özellikle, İstanbul Sanat Festivali, Hacı bektaş Veli’yi anma kültür ve sanat festivali,Nasrettin Hoca festivali, âşık Şenlik festivali, Hz. Mevlana’yı anma ve Şeb-i Arûz etkinlikleri, Van Festivali,Sivas,Ankara, Ardahan, kars, Konya, Erzurum, kayseri ve Gazi Antep gibi illerde düzenlenen “âşıklar bayramı”na ve yurt genelinde yapılan tüm yerel şenlik ve festivallere proğram, sanatçı ve sosyal transferler harcama kaleminde bütçelere özel ödenekler konuldu.
-Üniversitelerle kültür ve sanat alanında koordineli iş birliği yapıldı.
Ulusal kültürümüze düşünceleri ve eserleri ile ölümsüz katkılar sağlayan, evrensel düşünceleri ile bilim , kültür ve siyaset alanında örnek ve ölümsüz bir insan olan Rahmetli Profesör Dr.Ahmet Taner Kışlalı Bakanım, nur içinde yatsın. Asırlar boyu unutulmayacaktır.O, Atatatürk yolunun ve Cumhuriyetimizin şehididir.

PAYLAŞ
Önceki İçerikİslami ülke!
Sonraki İçerik14-2-2017-SAĞLIK BAKANLIĞI 545586
Yahya Aksoy
Yozgat Boğazlıyan'da doğdu. İlk ve orta öğrenimi takiben iki ayrı fakülteden ve Askeri Akademiden mezun oldu. MEB , Kültür ve Turizm Bakanlığında üst düzey yönetici ve genel müdür olarak görev yaptı. İngilizce bilen, şair ve "Tarihi İpek Yolu" kitabı yazarı, evli ve üç çocuğu bulunan Aksoy, Ankara'da yaşamaktadır.