Hipotermi hakkında uyarılarda bulunan Manisa Devlet Hastanesi Uzman Doktoru Gazi Gündüz, “Hipotermi, vücudun normalden daha hızlı bir şekilde ısı kaybetmesi sonucu ortaya çıkan bir durumdur” dedi.

Kış mevsiminin kendini iyice hissettirmesiyle birlikte ani sıcaklık düşmelerine bağlı gelişen rahatsızlıklarda da artış yaşanıyor. Soğuğa bağlı en tehlikeli durumlardan biri olan hipotermi de bu rahatsızlıklardan biri.

Normalde 37 santigrat derece olan vücut ısısının hızlı bir şekilde 35 santigrat dereceye düşmesiyle birlikte ortaya çıkan hipotermi, müdahale edilmediği takdirde ilk olarak bilinç kaybına sonrasında ise ölüme götürüyor.

Hipotermi hakkında bilgi veren Manisa Devlet Hastanesi Uzman Doktoru Gazi Gündüz, “Hipotermi, vücudun normalden daha hızlı bir şekilde ısı kaybetmesi sonucu ortaya çıkan bir durumdur. Hipotermi durumunda vücudun kaybettiği ısı ürettiği ısıdan daha fazladır.

Bu da ısı kaybının tehlikeli boyutlara ulaşmasına sebep olur. Normal insan vücut ısısı 37 santigrat dereceyken, 35 santigrat derecenin altına biz hipotermi diyoruz. Genellikle belirtiler olarak titreme, zihinsel fonksiyonlarda bozulma, konuşma bozukluğu, mırıldanarak konuşma, zihin karışıklığı ve kötü karar verme, uyuşukluk veya vücudun çok düşük enerjili olması.

Başkasının durumu hakkında endişe eksikliği, aşamalı bilinç kaybı, zayıf nabız atışı, yavaş nefes alıp verme gibi semptomlar ortaya çıkar. Kişi bilinç bulanıklığı nedeniyle soğuğa maruz kaldığını, hipotermi geliştiğini farkında olamaz” diye konuştu.

“Hipotermi hastasını ilk gördüğümüz zaman nazik olmalıyız”

Hipoterminin bebeklerde, yaşlılarda psikiyatrik rahatsızlığı olanlarda, alkol ve narkotik bağımlılığı olanlarda, bazı ilaç kullananlarda, özellikle depresyon ve şeker ilacı kullanan hastalarda daha sık görüldüğünü söyleyen Uzm. Dr. Gündüz, “Hipotermi hastasını ilk gördüğümüz zaman nazik olmalıyız. Sert hareketlerde bulunmamalıyız.

Mümkünse ıslak giysilerini çıkartıp kuru bir battaniyeye sarmamız gerekiyor. Hastanın nefes alıp verişini kontrol etmemiz gerekiyor. Mümkünse ısıtmak için birileri sarılabilir. Sıcak içecekler vermemiz gerekiyor. Sıcak ve kuru giysilerle üstünü kapatmamız gerekiyor. Doğrudan sıcak uygulamamız çok iyi bir şey değil. Vücutta soğuk ısırıklarına, soğuk yanıklarına sebep olabilir” şeklinde konuştu.

Hipotermiyle ilgili gerçekleştirilen tıbbi tedavi yöntemleri hakkında bilgi veren Gündüz, “Tıbbi tedavi olarak kanın ısıtılması yapılabiliyor. Bu da hemodiyaliz cihazlarıyla kanın ısıtılıp tekrar hastaya verilme şeklinde olabilir.

Solunum yollarının ısıtılması için nebulizatör cihazlarıyla hava nemlendirilip oksijen verilebilir. Hipotermiye maruz kalmamak için en önemli yöntemler vücudun iyi korunması, kışın özellikle baş yüz boyun bölgelerini şapka bere gibi giysilerle kapatmak ve eldiven kullanmak gerekmektedir.

Aşırı terlemeyi engellemek gerekir. Bunun için ıslak giysiler ve soğuk hava kombinasyonu vücudun daha hızlı bir şekilde ısı kaybetmesine neden olur. Terliyken elbiselerimizi değiştirmemiz gerekiyor. Çocuklar için özellikle kat kat giydirilmemesi ve terlemelerinin önlenmesi önemlidir” ifadelerinde bulundu.

Hipoterminin gerçekleşeceği belli bir hava ısısının bulunmadığını sözlerine ekleyen Uzm. Dr. Gündüz, “Şu derecede illa hipotermi gelişir diye bir şey yok. Hastanın kişisel özelliklerine de bağlı. Kullanmış olduğu ilaçlar, hastalıkları, üzerindeki donanım. Yani eksi 10 derecede 20 derecede hiç bir şey olmayabilir. 0 derecede de donabilir. Kişinin kendine özgü sebeplerinden oluyor” dedi.