CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ekonomi danışmanı Turgay Bozoğlu, Türkiye’nin yarattığı en önemli varlıkların bir gecede Varlık Fonu’na devredilmesinin, “Babadan kalan saati para karşılığında rehinciye bırakmaktan farkı yok” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ekonomi danışmanı Turgay Bozoğlu dünyadaki örneklere bakıldığında varlık fonlarının petrol, doğalgaz veya dış ticaret gibi kaynaklardan gelen gelir fazlalığını değerlendirmek için kullanıldığını belirterek, “Türkiye’de bunların hiç biri olmadığı halde böyle bir fonun oluşturulması bazı bütçe gelirlerinin bütçe dışına çıkarılması ve bu sayede kamu denetiminden kaçırılarak yandaşlara yeni rant kapıları açmayı amaçlamakta” dedi. Açıklanan ve şu anda yürümekte olan mega projelerin mali açıdan tıkanarak ödeme sıkıntısı yaşadığı söylentisi ayyuka çıkarken böyle bir kararın alındığına dikkat çeken Bozoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Büyük projelere yurtdışından firmalar kaynak bulamamakta. AKP Cumhuriyetin 100 yılda yarattığı halka ait kaynakları ve Türkiye’nin geleceğini ipotek ettirerek kaynak bulmaya çalışacak. Halkın kaynaklarını rehinciden alacağı parayla yandaşlarına aktararak ekonomik çöküşü en azından referanduma kadar ertelemeyi amaçlıyor.”

“DUYUN-İ UMUMİYE’DEN FARKI YOK”

Bozoğlu, BOTAŞ, Halkbank, THY, Ziraat Bankası ve Türkiye Petrolleri gibi kuruluşların bir gecede fona devredilmesinin “Duyun-i Umumiye” den (Genel Borçlar) farklı olmadığını dile getirerek, “Osmanlı İmparatorluğu son döneminde, 1874’de devlet mali iflasın eşiğine gelince bir kararname yayınlayarak, dış borçlarının ödenmesi için benzeri kurumlarıın gelirlerini bir havuzda toplamış ve bu kurumlardan elde edilen rehin olarak bırakmıştı” dedi. Varlık Fonu’nun yönetim kurulu yapısınına bakıldığına doğrudan Cumhurbaşkanlığı’na bağlandığı gibi bir görüntünün ortaya çıktığını belirten Bozoğlu, “Herhangi bir denetime tabi olmayan bu varlıklar tamamen bir kişinin insafına bırakılıyor” dedi.

“MALİ DİSİPLİN ORTADAN KALKIYOR”

Bozoğlu, işsizlik, büyüme ve enflasyon gibi ekonomik göstergelerin kötüye gittiği bir dönemde mali disiplinin hayati öneme sahip olduğunu belirterek, “ Adeta maliye içinde maliye yaratarak bütçe birliğinin bozulması ve eldeki tek çipanın da kaybolmasına neden olacak” dedi. Mevcut durumun gelecek yılki büyeme hedefinin gelecek yıl yüzde 2-3 bandında kalacağını gösterdiğini vurgulayan Bozoğlu, “Bu da ülkedeki işsiz sayısının artacağı anlamına gelmekte. İşsizliğin aynı oranda kalabilmesi için her yıl yüzde 5 oranında büyüme gerekiyor. Yüzde 5’in altında her büyüme işsiz ordusunun da büyümesidir” dedi.