CHP Genel Başkan Ekonomi Danışmanı Turgay Bozoğlu, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı işbirliğiyle oluşturulan geçici dış ticaret verilerini değerlendirken, “Bırakın Türkiye’nin 500 milyar dolarlık 2023 ihracat hedefini, 2014 rakamlarına ulaşmasının bile hayal olduğunu gösteriyor” dedi.

CHP Genel Başkan Ekonomi Danışmanı Turgay Bozoğlu yaptığı yazılı açıklamada, TÜİK ve Gümrük ve Ticaret Bakanlığı göre, ihracatın 2016 yılı Eylül ayında, 2015 yılının aynı dönemine göre yüzde 5.6 azalarak 10 milyar 935 milyon , ithalatın da yüzde 0.7 azalarak 15 milyar 296 milyon olarak gerçekleştiğini söyledi. Bozoğlu, Eylül ayında dış ticaret açığının da yüzde 14.1 artarak 4 milyar 362 milyon dolara ulaştığını anlatırken şöyle dedi:

“Açıklanan bu verilerin hükümetin 2023 için 500 milyar dolar olarak açıkladığı ihracat hedefine ulaşmasını imkansız hale getirdiğini ifade eden Bozoğlu, “Mevcut veriler ve siyasi istikrarsızlık, bırakın 500 milyar dolarlık 2023 hedefini, 2014 verilerine ulaşmayı bile hayal haline getiriyor. 2014 yılında 157 milyar dolar ihracatımız, geçen yıl 143.8 milyar dolara düşmüştü. Veriler, bu yılki rakamın geçen yılın da çok gerisine düşeceğini göstermekte.”

“PETROL FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞE RAĞMEN DIŞ TİCARET AÇIĞI ARTIYOR”

Bozoğlu, dünyada düşen petrol fiyatlarının ülkelerin dış ticaret açığının kapatılmasına yardımcı olduğuna dikkat çekerek, “Ülkemizde ise bunun aksine düşen petrol fiyatlarına karşın dış ticaret açığımız giderek artmakta. Bunun da iki ana nedeni var. Birincisi, Türkiye’de tamamen tüketime dayalı bir ekonomi yönetim anlayışının hakim olması, ikincisi de enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için alternatif enerji kaynaklarını yaratma yerine en kolay yöntem olan enerji ithalatını tercih etmek” dedi.

Açıklanan verilerin Türkiye açısından en vahim boyutunun ülkede ileri teknoloji ürünü üretiminin azalması olduğuna dikkat çeken Bozoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“En büyük tehlikeyi, Türkiye’nin bırakın teknoloji üreten ülke olmasını, aksine giderek ileri teknoloji ürünleri ithalatını artıran bir ülke konumuna gelmesi oluşturuyor. Gelişmiş ülkeler ağırlığı ileri teknoloji ürünlerin üretimine verirken, biz maalesef enerji zengini ülkeler gibi bunların ithalatına ağırlık vermiş durumdayız. Bu yıl içinde ihraç ettiğimiz ileri teknoloji ürünlerinin toplam imalat sanayi ihracatı içindeki payı sadece ve sadece yüzde 3 civarında. Bir ülkedeki üretimi artırmak ve doğrudan yabancı sermayeyi çekebilmek için öncelikle evrensel hukuk kurallarının uygulanması gerekir. Büyükelçiliklerin ancak savaş dönemlerinde rastlanan çalışanların ailelerinin geri çağrılması uygulamasının yaşandığı ülkemize doğrudan yabancı yatırımcıların gelmesini beklemek ne kadar gerçekçi olabilir? Ayrıca, ahbap- çavuş ilişkisinin olmadığı rekabet eşitliği, yaratıcı nesil yetiştirmek için eğitim reformu ve üreticiyi koruyan adil bir vergi ve teşvik sistemine ihtiyaç var. Ancak bunun için de kız ve erkek öğrencilerin bir arada oturmasını günah olarak gören zihniyeti değiştirmek gerekiyor.”