CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, başkanlık sistemini öngören anayasa değişikliği teklifinin bu zamana kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayına sunulmamasını, “umut verici” olarak değerlendirdi ve ekledi. “İmzalanmazsa ve referandum yapılmazsa Türkiye bu Anayasa zorlamasına maruz bırakılmazsa, çok sorumlu, doğru davranılmış olur, bu kararı alanları yürekten kutlarım. Keşke böyle bir karar alsalar” dedi.

Baykal ’te gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Deniz Baykal, başkanlık sistemini öngören anayasa değişikliği teklifinin, cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onayına geç sunulmasına ilişkin bir soruya, “gecikme insanda acaba sağduyu hakim olur da bu imzalanmaz ve bir sıkıntılı dönem Türkiye’ye yaşatılmaz diye umut etmek yaratıyor” yanıtını verdi.
Baykal, keşke böyle bir karar alınsa diyerek şöyle devam etti:

“ İmzalanmazsa ve referandum yapılmazsa Türkiye bu Anayasa zorlamasına maruz bırakılmazsa, çok sorumlu, doğru davranılmış olur, bu kararı alanları yürekten kutlarım. Keşke böyle bir karar alsalar. Köprüden önceki asıl son çıkış bu. Şimdi sayın Cumhurbaşkanı imzadan sarfınazar ederse, uzak durursa, bence doğrusunu yapmış olur.”

Baykal, “CHP’yi, HDP, PKK ve diğer biri iki terör örgütüyle aynı safta gösteren açıklamalar var.” Şeklindeki sözleri, “karalama kampanyası” olarak değerlendirdi.
Baykal şöyle devam etti:

“”Bu kampanyayı iktidarın söz konusu olan teklifin özünü, içeriğini anlatarak, onu savunarak, yararlarını göstererek götürmeyeceğini, daha önce örneklerini gördüğümüz gibi bir suçlama, itham ederek, karalama kampanyasıyla geçiştirmeye niyetli olduğunu gösteriyor. Bundan üzüntü duyuyorum. Bunlar haksızdır. Her siyasi partinin kendi kimliği var. CHP, bu konuda hiçbir tereddütü hak etmiyor. Tarihi ortada, durumu ortada. CHP’yi böyle uydurma gerekçelerle suçlamak, suçlayanların halka anlatacakları bir davalarının olmadığını ortaya koyuyor. Bu, suçlayanlar bakımından düşündürücüdür. Savunun kendinizi, tasarıyı savunun. Onu bunu karalamayın. Bulamıyorlar, anlatamıyorlar. Çünkü yanlış. Vazgeçin canım bu yanlıştan. Kendinizi de Türkiye’yi de kurtarın.”​