Kendimizi kayıp kuşak olarak nitelendiriyoruz

0
75

İşsizlik oranlarının yüksek olduğu, üniversite mezunlarının iş bulamadığı bu dönem de hem üniversite mezunu olmak hem de iletişim fakültesi mezunu olmak işsizliğe sebep oluyor. Bu iki olgu bir araya geldiği zaman ülkemizde iş bulmak neredeyse imkânsız hale geliyor.

Ülkemizde giderek artan üniversiteli işsizlik oranının belli bir bölümünü kapsayan İletişim Fakülteleri ve oradan mezun olan gençler her sene işsizlik kervanına katılıyor. İletişim Fakültesinden yeni mezun olacak olan öğrenciler.” Hedefleyerek geldiğimiz okuldan işsizliğe doğru gitmek acı veriyor ”dediler.
Üniversitelerin Gazetecilik Bölümlerinin siyasetle paralellik gösterdiğini söyleyen son sınıf öğrencileri, “okula ilk geldiğimizde hayata daha farklı bakabiliyorduk şimdi ise nasıl bir yol izleyeceğimizi bilmiyoruz. Gazetecilik bölümüne “Tarih yazıcılığı “ da diyebiliriz. Okulda teori olarak iyi eğitim alıyoruz fakat pratik olarak çok eksik kalıyoruz. Bizler eğitim alırken çok fazla staj imkânı verilmiyor. Gazete veya televizyonlara gittiğimiz zaman bizim oturmamız gereken yerlerde farklı bölümden mezun olmuş kişiler oturuyor ve bu bize acı veriyor.

Yeni medyanın olduğu bu dönemde alanın genişlemesine rağmen bu kadar işsizin olması soru işaretleri yaratıyor. Mezun olmaya yakın öğrenciler işsizlikten korktuğu için farklı yollara yönelmeye başlıyorlar. Bunlardan kaçı başarılı olur bilemiyoruz.”

Sektörde alaylıların çoğunlukta olduğundan da değinen öğrenciler, Artık eğitimini almış kişilerin sektörde olması gerektiğini ve o zaman İletişim Fakültesi mezunlarının işsizliklerine bir nebzede olsa çare bulunabileceğini” söylediler.
Öğrenciler son olarak, “TRT gibi kurumların kontenjanlarını çoğaltması gerekiyor, İletişim Fakültesi mezunları kurumlar tarafından tanınmalı kendi alanlarıyla alakalı işlere farklı bölüm mezunu kişiler alınmamalı. Biz kendimizi bunca işsizliğin ortasında “ Kayıp kuşak “olarak nitelendiriyoruz” ifadelerinde bulundular.