Sonsöz başta olmak üzere bazı gazeteler, Iğdır’da dün iki yolcu otobüsünün karıştığı ve 8 kişinin ölüp 28 kişinin yaralandığı kazanın fotoğraflarını firma adlarını açıkça göstererek verdi.

Doğru bir gazetecilik örneği bu.

Şimdiye kadar kaza fotoğraflarında firma adları çoğu kez buzlanır, adeta firmaların ticari çıkarları yok olup giden canlardan daha önemli kabul edilirdi.

Böyle bir anlayış yıkılmalıydı.

Bunu yapan gazeteleri kutlamak gerekir.

++

Gelelim kazaya…

Bomboş bir yol… Ve Iğdır Turizm ile Metro Turizm’in kafa kafaya çarpışan otobüsleri…

Kazada şoförlerin kusurlu olduğunu görmek için trafik uzmanı olmaya lüzum yok…

Kazanın fotoğrafları her şeyi o kadar net anlatıyor ki…

++
Türkiye’de trafik kazalarında ölümler, yaralanmalar adeta kanıksandı.

Oysa ortada bölücü ve dinci terör kadar korkunç bir sorun var.

Resmi verilere göre, son 10 yılda ülkemizde 9 milyondan fazla ölümlü, yaralamalı ve maddi hasarlı kaza oldu. Bu kazalarda 42 binden fazla kişi hayatını kaybetti, 2 milyondan fazla kişi yaralandı.

10 yıllık dökümü bir yana bırakalım, günlük bilançoya bakalım:

Karayollarımızda her gün ortalama 2 bin 600 kaza oluyor, bu kazalarda 12 kişi ölüyor, 555 kişi yaralanıyor.

++

Milli Güvenlik Kurulu ile Bakanlar Kurulu’nun olağanüstü toplantıya çağrılmasını, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gece gündüz çalışıp çare aramasını gerektirecek kadar önemli bir sorun bu.

Otobüs şoförleri nasıl bir eğitimden geçerek direksiyon başına oturuyor? Çalışma koşulları uygun mu?

Karayolları güvenli ulaşıma imkan verecek biçimde mi inşa ediliyor? İşaretler yeterli mi?

Otobüslerin teknik denetimleri rutin olarak yapılıyor mu?

Kimi zaman yüzlerce kilometre yol gidildiği halde neden tek bir trafik ekibine bile rastlanmıyor?

Ölümlü ve yaralamalı kazalara karışanların ya hemen ya da birkaç ay hapis yattıktan sonra serbest bırakılması yanlış değil mi?

++

Referanduma kadar kimsenin bir şey yapacağı yok…

Ama dilerim ondan sonra gerçek sorunlarımıza eğilmek mümkün olur.