Şırnak’taki helikopter kazasıyla ilgili dün bu köşede “Akla takılan 7 soru” başlıklı bir yazı yazmıştım.

O yazıdaki sorulardan biri şuydu:

“Şimdiye kadar bu model helikopterler iki kaza daha yapmış. Özellikle 29 Nisan 2003’te Isparta’nın Eğirdir ilçesinde karıştığı kaza, tıpkı bu son kazada olduğu gibi yüksek gerilim hattına çarpma sonucu meydana gelmiş. Acaba bu model helikopterlerin teknik aygıtlarının yüksek gerilim hatlarını algılayamama gibi bir sorunları mı var?”

Bu sorunun yanıtını bugün (2 Haziran) Hürriyet’ten Uğur Ergan verdi.

Ergan, “Engel tanıma sistemi yok” haberinde şöyle diyor:

“Ağırlıklı olarak Kara Kuvvetleri’nin envanterinde bulunan farklı tipteki yaklaşık 172 helikoptere engel tanıma ve uyarı sistemi takılması için Savunma Sanayi Müsteşarlığı’nın 2010’da proje başlattığı ancak bir türlü tamamlanamadığı ortaya çıktı.

Müsteşarlık projeyi 30 Mart 2017 tarihinde yeniden güncellerken, internet sitesinde projenin sözleşme imza aşamasında olduğu ifade edildi.”

++

Bu bilgiler dehşet verici değil mi?

Meğer, 10 yıldır helikopterlere engel tanıma sistemi takılması düşünülüyormuş ama proje bir türlü hayata geçirilememiş…

Bunun adı nedir bilemiyorum.

En hafif deyimle, ihmal ve görevi savsaklama denebilir.

++
Öyle anlaşılıyor ki, Doğu ve Güneydoğu’da tehdidi nedeniyle alçaktan uçma zorunda olan helikopterlerin hiç birinde engel algılama sistemi yok.

Yani onlar da Şırnak’ta kaza yapan helikopter gibi her an bir yüksek gerilim hattına takılıp düşebilir.

Hiç olmazsa bugünden itibaren o engel algılama sistemlerinin hızlı bir şekilde helikopterlere takılması gerekiyor.

Göz göre göre yaşanan can kayıpları, acılar son bulmalı artık.

++

Bu arada, dünkü yazımda sormayı unuttuğum bir soruyu burada sorayım:

“13 askerin uçtuğu helikoptere aynı anda neden mühimmat da yüklendi?

Mühimmatın sadece mürettebatın olduğu, askeri personelin bulunmadığı başka araçlarda taşınması gerekmez mi?”