UNESCO Genel Direktörü Bokova, UNESCO’nun 70. yılı kutlama etkinlikleri kapsamında İstanbul K.Has Üniversitesi’nde yaptığı konuşmada,” Hiçbir toplum kültürü olmadan güzelleşemez” demiş.

Dünya kültür mirası alanlarının yönetimi ve tanıtımını amaçlayan , Yeni medya ve Toplumsal Katılım konulu ” UNESCO KÜRSÜSÜ” nün üniversitede kurulması için protokol imzalanmış.
Türkiye’de ilk, dünyada dördüncü olan , Türkiye ve bölgede kültürel mirasın korunmasına hizmet edecek bu kürsü, uluslararası bilimsel işbirliğinde öncülük yaparak çalışmalarını yaygınlaştıracak.

Dünya kültür mirası olarak belirlenen ve tescillenen kültür varlıkları, tüm insanlığın geçmişi geleceğe taşıyan ve gurur duyulacak ortak değeridir. Bütün insanlık bu değerleri gözü gibi korumalı ,tanımalı, tanıtmalıdır.

Ülkeler arasında yapılacak bilimsel ve kültürel işbirliğine önemli katkılar sağlaması gerek bu kürsü , halkı da içine alacak projeler üreterek , hızlı, etkin ve yaygın bir çalışma sergilemelidir.

Bilimsel çalışmalarla geçmiş tarihi gün yüzüne çıkarması gerekenler için, evrensel boyutları olacak çalışmaları yapmak üzere ilk defa işe başlanması gereken bir yer:
KERKENES DAĞI’INDA KAYIP ŞEHİR PTERİA UYGARLIĞI’NIN ARANMASIDIR.
Ülkemiz ve dünya insanının merak,ilgi ve heyecanla beklediği bu çalışma için ilk adım atılmalı ve uzun bir çalışma süreci başlatılmaldır.
M.Ö.585 yılında güneşin tutulmasıyla “İlahlar savaşmamızı istemiyor düşüncesiyle” sona eren, beş yıldan fazla süren Medler ve Lidyalılar arasında ölümcül savaşların sona erdirilmesi tarihte bir ilktir.

Tarih boyunca insanlık , ay, güneş ve yıldızlara ilahi bir anlam ve güç yüklemiştir.Bu atalar kültü geleneği her zaman toplumların geçmişini ve geleceğini etkisi altında tutmaya devam etmektedir.
Batıdan, doğudan ve kuzeyden gelen kavimler Anadolu’nun çeşitli yerlerinde derin tarihi izler bırakmışlardır. O nedenle Ülkemiz uygarlıklar kapısı ve uygarlıklar beşiğidir.
Halen, güneş tutulması zamanlarında en etkili ve anlamlı görüntülerin yaşandığı Kerkenes Dağı, bu imajı ile dünyaya tanıtılmalı ve ülkemiz turizmine de katkılar sağlamaldır.
Kayıp şehir Pteria’nın da kalıntılarının bulunduğu Yozgat Sorgun Şahmuratlı Köyü’ünde bulunan Kerkenes Dağı’nda 1993- 2005 yıllar arasında yüzey araştırmalarına başlanmıştır.Çok sınırlı olan buluntuların yapılacak kazılarla derinliklere götürülmesi kayıp uygarlığın tüm görkemini ve izlerini ortaya çıkaracaktır.

İngiliz arkeolog Geffrey Summer ve araştırmacı eşi Françose Sammers başkanlığındaki ekibin , Kültür Bakanlığı temsilcilerinin de katıldığı ortaklaşa yapılan kazılarda önemli bulgular elde edilmiştir.Bu çalışmaların uzun bir süre Unesko Kürsüsü ile işbirliği yapılarak sürdürülmesi çok yerinde olacaktır.
Ülkemizin dört bir yanında tümülüslerle gömülü arkeolojik kalıntılar, bilimsel çalışmalar ve yöntemlerle sağlıklı bir şekilde ve korunarak günyüzüne çıkarılmayı beklemektedir.
2600 yıl önce dünyada ilk kez gerçekleşen güneş tutulmasından etkileneren ve esinlenerek uzun süren bir kanlı savaşın sona erdirilmesi, kayıp uygarlıklık Pterıa’nın gün yüzüne çıkarılması geniş yankılar yaratacaktır.
Tarih bilgisi ve bilinci yaygınlaştıkça koruma kültürü gelişecek, tarih yağmacılığı sona erecek, dünya barış ve dostluğu da sağlamlaşacaktır.

PAYLAŞ
Önceki İçerikEvlilikte uyum önemli
Sonraki İçerikEkonomide her şey kalıcı olmaya başlıyor
Yahya Aksoy
Yozgat Boğazlıyan'da doğdu. İlk ve orta öğrenimi takiben iki ayrı fakülteden ve Askeri Akademiden mezun oldu. MEB , Kültür ve Turizm Bakanlığında üst düzey yönetici ve genel müdür olarak görev yaptı. İngilizce bilen, şair ve "Tarihi İpek Yolu" kitabı yazarı, evli ve üç çocuğu bulunan Aksoy, Ankara'da yaşamaktadır.