Küçükçekmece Belediyesi Geleneksel Sanatlar Akademisi öğrencileri ‘Ustalarla Atölye Sohbetleri’ kapsamında Çini Eğitmeni Nazan Ilgaz’la bir araya geldi. ‘Kayıp Türk Çinileri’ konulu söyleşide Nazan Ilgaz, yaptığı tez çalışmasından örneklerle Türkiye’den yurt dışına kaçırılan çinileri verdiği örneklerle anlattı.

Nazan Ilgaz, öğrencilere araştırma yaparken izlemeleri gereken yolu şu sözlerle özetledi:“ Araştırma yaparken kütüphanelerden faydalanın. Kitapları karıştırın. Sanat felsefesini öğrenin. Geçmişinizi bilmek zorundasınız. Türk sanat tarihini öğrenmek zorundasınız. Böylece kopya olmayan özgün eserler ortaya koyabilirsiniz.”

“DEVLETİN İDARECİLERİ YETERLİ HASSASİYETE SAHİP DEĞİLDİ”

Türk Çini Sanatı’nın Anadolu’da 13. yy’ dan itibaren ortaya çıktığını ifade eden Ilgaz, “ Yabancı araştırmacıların Osmanlı topraklarında araştırma yaparken Osmanlı’ya ait eserleri yurt dışına kaçırırken, halk müzecilik alanında ciddi bir hassasiyete sahip değildi. 19. yy’ ın sonlarına doğru bu farkındalık oluştu. 10 Mart 1876’da Sabah Gazetesi’nin baş yazısında Osmanlıca bir makale yayımlandı. Padişahtan izinsiz kazı yapılamazdı. Ancak yine de çiniler kaçırılıyordu” diye konuştu.

YURT DIŞINA KAÇIRILAN PEK ÇOK ESER MEVCUT

Nazan Ilgaz, “Ayasofya Müzesi, Topkapı Sarayı Harem Dairesi III. Murad Has Odası Çinileri, Rüstem Paşa Camii son cemaat yeri çinisi, Kasımpaşa Piyale Paşa Camii, Üsküdar Valide-i Atik Camii ve Eyüp Sultan Türbesi’nin çeşitli çini karolarının çalındığı, hırsızlardan nasibini alan tarihi yerlerden olduğunun da altını çizdi. Çalınan karoların İngiltere Sotheby Müzayede, İngiltere Christies Müzayede, Bonhems Müzayede, Fransa Louvre Müzesi’nde görüldüğünü vurgulayan Ilgaz, geri almak için her eserin envanter defterinin bulunması gerektiğini söyledi.