Hollanda’daki seçimlerin sonuçları, sanıldığı gibi “beklenmedik” değil; tam da planlandığı gibi, yani “beklenen” sonuçlar verdi…

Başbakan Rutte’nin liderliğindeki VVD, güçlü rakibi aşırı sağcı PVV’yi geride bıraktı… Türk bakanlara yönelik skandal tavır ve aşırı sağ söylemlerinin ardından son anketlere göre oyunu artırdığı görülen Rutte’nin partisi, 33 milletvekili ile birinci oldu. Buna karşın Rutte, yine de aldığı oyla, 2012 seçimlerinde elde ettiği 41 sandalyenin gerisine düştü… Ama o buna razıydı zaten… Hala iktidarda…

Giderek yükselen ırkçı Geert Wilders’in liderliğindeki PVV, 20 sandalyeye ulaştı ve 15 olan milletvekili sayısını 20’le çıkardı… Gerçi Wilders ilk açıklamasında, “Rutte’yi yenmek isterdim ama ne yazık ki olmadı. Açıkçası daha çok oy bekliyordum.” dedi ama taraftar sayısını arttırdığı için, yine de memnun…

…Ve bu seçim sonuçlarının “hiç de normal olmayan” ama bizim asla gözden kaçırmamamız gereken bir etkisi daha oldu… 16 Nisan referandumu öncesi “hayır” diyecekler için olumsuz, “evet” diyecekler için de olumlu bir etkiydi bu…

“Mağdur olan taraf” kozunu iyi kullanan Hükümet, “sınırlı da olsa” böyle bir avantaj sağladı…

Aslında gösterilen sert(!) tepkiler gerçekten de sert ve “doğru hedeflere yönelmiş” olabilseydi, daha etkili olabilirdi… Örneğin; olayların merkezi olan Rotterdam kentinin Müslüman Belediye Başkanı’nı hedefe oturtmak ve İstanbul Belediyesi’ne “Rotterdam’ı kardeş şehir” olmaktan çıkarması” talimatını vermek” işe yaramadı… Tıpkı TBMM ile Hollanda Parlamentosu arasındaki Dostluk Komisyonu üyesi Türk milletvekillerinin istifa etmesi de öyle…

Bunlar, yarın ilişkiler normale döndüğüne kolaylıkla geri adım atılabilecek şeylerdi…

Buna karşılık çok etkili olabilecek ticarete yönelik tepkiler asla gündeme gelmedi… Hatta Ekonomi Bakanı “Bütün olumsuzluklara rağmen, iki ülke arasında ticari ilişkiler etkilenmeden devam ediyor” dedi…

Kısacası Türkiye, seçimlerden sonra geri adımlar atabileceği ve Hollanda’yla yeniden sıcak ilişkiler kurabileceği bir konumda…

Hükümet ise eline gelen “yeni ‘evetçiler’ bulmak” şansını değerlendirmek peşinde…

Başbakan’ın “kriz sırasında defalarca Hollanda Başbakanı ile konuştuğunu” açıklaması da, dikkatlerden kaçmadı zaten…

Evet; Hollanda’daki seçimler, planlanan ve beklenen sonuçlar getirdi… Şimdi yeni manevralara hazır olmanın zamanı… Olmuşların “olmamış” gibi yapılacağı bir dönem olacak bu… Unutmamamız gereken şey ise Avrupa ülkelerinin genelinde aşırı sağcı, hatta ırkçı eğilimlerin giderek yükseliyor olması…

PAYLAŞ
Önceki İçerikMoğollar konserinin geliri sokak hayvanlarına
Sonraki İçerikToplu Konutun ALTIN ÇAĞI
Mehmet Ali Yula
Gazeteciliğe 1965 yılında Ankara’da başladı. 1970’de Hürriyet’e geçti. 1977’da ek görev olarak İsveç Devlet Radyosu. 1991’de Nokta Dergisi. 1993’da Akis Dergisi. 1994’de Inter Star Televizyonu. 1998’de mesleği terketti. 2006’da emekli oldu.