Eğitim sisteminin değiştirilmesinden söz ederken sadece okullardaki eğitim sistemine dokunabiliyoruz. Ancak toplumun eğitimi, değişen dünyaya ayak uydurabilmesi en azından, birlikte yaşamanın eğitimini sağlayamıyoruz.

Okuldaki eğitim teknik bilgilerden ibaret belki biraz da kültürel bilgiler de veriliyor. Ancak eğitim çekirdek aileden başlar ve topluma yayılan bazı şeyler var ki uzun yıllar devam ediyor. Muhafazakar ve kapalı toplumlarda hoşgörü hemen hiç yoktur. Bunun sonucunda hata kavramı en ağır şekliyle cezalandırılır. Hata ise, “neye göre, kime göre” sorusuyla şekillenir.

Her toplumun kendine göre örf ve adetleri vardır. Bunlara uymayanlar toplum tarafından dışlanır. Bu her yerde böyledir ve “toplum baskısı ya da mahalle baskısı” diye adlandırılır.
Ancak ailedeki hoşgörüsüzlük topluma en çok zarar veren olgudur.
Manşetlerde sıkça gördüğümüz haberler işte bunun bir sonucudur.
Evvelki gün haberlerde 16 yaşındaki bir kızın tuvalette gizlice doğurduğu ve bebeğini pencereden dışarıya attığı yazıyordu.
Bu nasıl bir ruh hali olabilir?

Evlilik öncesi hamile kalmanın cezasından korktuğu için, kanından canından olan bir yavruyu refleks haliyle pencereden fırlatabiliyor.
Henüz annelik bilinci oluşmamış, reşit olmamış bir kız çocuğu aslında. Üstelik nişanlı. Ve nişanlısından hamile kalmış. Yani kısa bir süre sonra evleneceği, yuva kuracak kişinin çocuğunu pencereden fırlatıp atıyor. Aslında evlilik sonrasında belki birkaç ay sonra doğursaydı, gururla göstereceği, öpmeye koklamaya doyamayacağı bir bebek olacaktı. Sadece biraz erken olduğu için…
Toplumun bunu hoş karşılamayacağını bildiğinden, bebeğini çöp gibi fırlatıp atabiliyor. Aslında cinayet işlediğini farketmiyor. Zamansız gelen bebek onun hayatının kabusu çünkü. Belki katil olduğunun farkında da değil.

Bu haber ne ilk ne de son olacak. Ergenlik döneminde genç kızlar ve erkekler toplum baskısı karşısında eğitilmeliler. İstenmeyen bir durum yaşandığında nasıl davranmaları gerektiğini öğrenmeliler. En azından bu genç kız ailesine durumu açabilirseydi zaten evleneceği kişiden olan bebeğini korkmadan sevgiyle karşılayabilirdi. Küçük yerlerde zaten nişanlanlananların dini nikahları hemen yapılır. Sadece sadece resmi nikahları eksiktir. Ama bir kağıt parçasına bir can feda edilmez.
Kısacası, çocuklar okullarda sadece matematik, tarih öğrenip, toplum içinde karşılaşacakları problemlerle nasıl baş edeceklerini öğrenemeden okul bitiriyorlar. Hatta hiç okula gitmeyenler de var.
Bu çocuklar ya okulda öğrenecekler ya da topluma ders verilecek. Yoksa bilinçsiz nesiller yetişecek.

PAYLAŞ
Önceki İçerikŞifa bulmaya gidip hasta olmayın!
Sonraki İçerikBakan Fakıbaba’dan ‘örnek köy’ projesi
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.