Ana Sayfa Yazarlar Katar’da Türk Üssü kurulması tehlikeyi davetiye

Katar’da Türk Üssü kurulması tehlikeyi davetiye

111
PAYLAŞ

AKP’nin iktidara gelmesiyle birlikte son on yıldır ülkemizin özellikle Suudi Arabistan ile Körfez ülkeleri ile olan ilişkilerinde gözle görülür bir canlanmanın görülmüş olduğu malumunuzdur.

Nitekim Başbakan Davutoğlu’nun Katar’a yaptığı resmi ziyaret çerçevesinde, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz ile Katar’lı karşıtı El-Thani tarafından askeri işbirliği anlaşması imzalandı.
Söz konusu anlaşma uyarınca iki ülkeden askeri personelin katılımıyla Katar’da bir askeri üs kurulacaktır.
Türkiye geçen yıl Aralık ayında bu konudaki niyetini açıkladı; ancak bu konu medyamızda pek bir yankı bulmadı.
Müzakereleri yaklaşık altı ay süren söz konusu anlaşmanın detayları konusunda şu anda elimizde ayrıntılı bilgi bulunmamakla birlikte, Türkiye’nin Katar’daki üstte üç bin kişiye ulaşan kara, deniz ve hava unsurları ile askeri eğitmenler bulunduracağı anlaşılmaktadır.
Anlaşmada ayrıca, taraflardan birinin herhangi bir askeri saldırıya uğraması halinde diğerinin yardımcı olmasını öngören bir maddenin bulunduğu da ileri sürülmektedir.
Eğer bu iddia doğru ise, NATO üyeliğinin gerektirdiği yükümlülük haricinde Türkiye’nin KKTC ve Azerbaycan’dan sonra üçüncü bir ülkeye verdiği önemli bir taahhüt oluşturacaktır.
2010 yılında, batılı güçlerin kışkırtması ile başlatılan İslami Demokrasi arayışı (Arap Baharı), başta kuzey Afrika olmak üzere Arapça konuşulan ülkelerde çalkantılara ve rejim değişikliklerine yol açtı.
İşin enteresan tarafı Türkiye, Suudi Arabistan ve Katar tarafından bu süreç siyaseten ve maddeten desteklendi; son ikisinin otokratik rejimlerle yönetilmelerine rağmen bu üç ülke de, Sünni bir anlayışın Ortadoğu’da hâkim kılınması için Mısır ve Suriye’deki iç karışıklıklara müdahil olmayı seçtiler.
Ancak günümüzde gelinen noktada, ortak mücadelenin ağırlıklı olarak IŞİD’e ve İran destekli Şii yayılmasına doğru kaydığı bir sır değildir. Katar’da bir ortak askeri üste yer almakla birlikte Türkiye’nin güvenlik sağlayıcı bir rolü üstlenmek açısından Körfez ülkeleri ve hatta ABD nazarındaki prestijinin artması beklendiği gibi, Fırtına Obüsleri ve Altay Tankları gibi yerli üretim askeri teçhizata yabancı pazar bulabilmesinin yolu da açılabilecektir.
Ülkemizin bu yeni hamlesinin, İran tarafından hoşnutsuzlukla karşılanacağına dair hiç şüphe yoktur. Ortadoğu bataklığına Suriye’ye yönelik politikalar sayesinde dibine kadar batmış bulunan Türkiye’nin İran’ı da karşısına alması ihtimali büyüktür.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam