Ana Sayfa Yazarlar Kasımpaşa iç ve dış politikası ile nereye kadar?

Kasımpaşa iç ve dış politikası ile nereye kadar?

59
PAYLAŞ

İnanamıyorum, Türkiye geçen yıl seçimlere girmesiyle beraber için için kaynamaya başladı. Seçimler bitti, sular bir türlü durulmuyor.

Hükümet kuruldu kurulmasına ama Türkiye çalışmıyor, ilerlemiyor. Sorunları çözüleceğine, gittikçe artıyor. Gündemin de terörü yok etme, Cizre, Şırnak ve Sur üçgeninde gidip geliyor. Haftalarca devam eden Sur’daki şehit haberleri ile yatıyor, kalkıyor. Şehitlerle, matemlerle ülke her gün yeni bir güne uyanıyor.
TEK ADAM İLE ARTIK TÜRKİYE YÖNETİLİYOR
Bu arada, görünen köy kılavuz istemez, Türkiye Başkanlık sistemine geçmese de artık tek adam ile yönetildiğini cümle alem biliyor. Genel Yayın koordinatörümüz Orhan Uğuroğlu yazdı, her kelimesi doğru 7 büyük hatası var tek adamın. Tarafsızlığı çiğnemesi bir yana Anayasa’ya aykırı bu durum nereye kadar sürecek, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini bile umursamadan siyaset yapmasından Başbakan Davutoğlu hiç mi rahatsız olmuyor?
“Orası Türkiye her şey mubahtır” mı dememiz lazım?
BAŞBAKAN YERİNE TEK ADAMDAN MESAJLAR GELİYOR
Başbakan ve Bakanlar Kurulu da o tek kişiye bağlı bir sistemde ülkeyi yönetiyor. Hepsi adeta ağız birliği yapmışçasına ses veriyorlar. Bu da zaten en doğalı.
Bunlardan başka bir farklılık beklemekte saflık olurdu. Doğal lidere, vefa borcu olan Başbakan ve bakanların, başka türlü davranması aslında yanlış olurdu.
Çünkü onların demokrasi anlayışında “biat etme” birinci önceliktir. Onlar, bu siyasi kültürle bugünlere gelmediler mi?
ABD GERGİNLİĞİ MESAJINI TEK ADAM VERDİ
Türkiye terör ile yoğun bir savaşa girmişken, en büyük müttefiki ile ABD ile de PYD yüzünden ipleri atma noktasına gelebiliyor. Zaten Rusya, Suriye, İsrail ve diğerleri ile tek tek mücadele verirken, her gün de dünyanın yönetiminde söz sahibi olanlarla da savaşını hızlandırıyor. Bu hayra alamet midir?
Türkiye ’’Kasımpaşa’’ dış politikası ile duvara da öyle bir çarpabilir ki, sonu da hüsran olur. Çünkü diplomasi çok kaygan bir zemindir. Atılacak adımlar ve kullanılacak dil, öyle sokaktaki vatandaşın duymak istediği üsluptan çok uzaktır.
Dünyada bir diplomasi literatürü diye bir şey vardır.
Hatta bazen, yorum yapmaktan kaçınanlara, “diplomatik yanıt verdi” demez miyiz?
Türkiye’nin bugün İsrail başta olmak üzere Suriye, Rusya ve şimdi de Amerika ile ortaya çıkan YPD gerginliklerinde hep tek adam Türkiye’nin dış siyasetini belirlemedi mi?
Yani bu Kasımpaşa üslubu yüzünden ne geldiyse iç politikada, dış politikada başımıza gelmedi mi?
ZATEN BU KASIMPAŞA USLUBUNA KARŞI YENİ ARAYIŞ BAŞLAMIŞ BİLE
AK Parti’de başlayan tek başlılık artık restleri de beraberinde getirmeye başladı bile. Abdullah Gül’ün de adının geçtiği yeni alternatif Parti arayışında Ali Babacan ve Bülent Arınç gibi ağır topların açıklamaları ve yansıyanlar  bu yönde.
Tek politikalarının faturasının ağır olması, ılımlı munis alternatif AK Partilileri hareket geçirdi. Bu arayış, Türkiye’nin yeni ciddi bir partisi yaratabilir.
RAHMETLİ ÖZAL’IN ANAVATAN RUHU TEKRAR GERİ GELİYOR OLABİLİR!
Hatta bu oluşum tüm Türkiye’yi de içine alacak olursa, aynı rahmetli Turgut Özal’ın kollarını dolayarak, avuç içlerini birleştiren bir ANAVATAN PARTİSİ selamlaması ile tüm Türkiye’yi ve 4 eğilimi tekrar kucaklaştırabilir.
Yani yeni bir Anavatan Partisi ruhunu yeşerterek yeni bir Türkiye partisi doğabilir. Gönül ister ki, CHP’LİSİ; MHP’LİSİ ve HDP’LİSİ de bu parti içerisinde yer alarak, 4 eğilimi kucaklayan, Türkiye’yi tekrar yatırım hamleleri ile saldırgan olmayan dış ve iç politika ile bu karanlık tablodan çıkaran bir parti olsun.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam