Kararsızlar önde

0
93

Bir seçim öncesinde anketçilerin en çok sevdiği kesim kararsızlardır. Anket tahminlerinde yanılınca suçu hemen kararsızların üzerine atarlar.

16 Nisan sonuçlarına ilişkin anket çalışmalarında büyük oynaklık var ki, iki de bir kararsızlar da kararsızlar diyorlar.
“Arkadaş evet hayır oranlarını söyle” diye soruyorlar, cevap “efendim kararsızlar oranı şu bu”. “Sevgili arkadaşım kararsızları değil kararlı olanların oranı ne” diye tekrar soruluyor; cevap yine aynı; “ kararsızların oranı değişiyor”. Herkes nedense birileri tembihlemiş gibi evet hayır oranlarını açıklamada kıvranıyor.

Kim bu kararsızlar diye soruyorsunuz, tanımlanamıyor. Esasında kararsızlar dediğin en tehlikeli kesimdir. Demek ki bunlar olup biteni izliyor, öğreniyor, bir fikir oluşturuyor ama kararını veremiyor. Ya da kararı belli ama söylemiyor.

Karar verirken de cebine, sofrasına, pasaportuna bakıyor. Son kararını oy kabinine ve o andaki kalbinin sesine saklıyor.
Daha önce de dile getirdik, bu referandum, aynen 1987 referandumu gibi mevcut iktidarın sorgulanmasına yol açıyor. Kararsızlar denilen de bu kesim zaten.
1987 referandumda vatandaş memlekette yaşanan tüm gelişmelerin sorumlusu olarak eski liderleri görmesine rağmen ANAP iktidarının uyguladığı ekonomi politikalarına tepki olarak yasaklı liderlere evet oyu verilmişti.

2017 referandumunda aynı durum yaşanıyor gibi. Herkes ekonomiyi sorguluyor. Siyasetten kaynaklı haksızlıkları, FETÖ olayını, Avrupa ile ilişkilerdeki sertlikler ve ardından gelen yumuşamaları, özürleri, terörü, turizmi Suriyelileri konuşuyor. Bunlara cevap aradığında ise karşında “maskeli Avrupalılar, Naziler, haydutlar” sözleri çıkıyor.

İlk değerlendirmelere göre Diyarbakır’da evet oyları yüzde 35’lerde kalmış. Diğer büyük illerde durum ne?
Cevabını verelim. Karasızlar önde.