Ana Sayfa Yazarlar KANDİYE’DEN SİLOPİ’YE ŞEHİTLER KERVANI

KANDİYE’DEN SİLOPİ’YE ŞEHİTLER KERVANI

111
PAYLAŞ

Kandiye, Girit adasının başkentidir. 24 yıl 2 ay 12 gün devam eden Girit Muhasarası aslında sadece bir adanın alınıp-alınmaması değildi. Avrupa ile Osmanlı arasında yeni bir Haçlı Savaşı idi. Girit şövalyeleri sadece Venedik’ten değil, Fransa’dan, Malta’dan, Papa’dan yardım alıyorlardı.
Köprülü Mehmed Paşa’nın büyük oğlu Fazıl Ahmed Paşa bu uzun savaşı sonlandırmak için bizzat ordunun başındaydı. 1668 yılı kışını siperlerde geçiren Fazıl Ahmed Paşa adayı almadan dönmek istemiyordu. Bunu anlayan Venedikliler, işi gevşetmek için İstanbul’a elçi gönderdiler. IV. Mehmed elçiyi bekletti. Sadrazam’a haber göndererek “savaş bir yıl daha uzarsa buna asker ve malzeme yetiştirilemeyeceğini” bildirdi. Sadrazam kuşatmanın kaldırılmasındaki sakıncaları anlatarak padişahı ikna etti. 1669 yazında Venedik başkomutanı Morosini ile Fransız komutan arasında anlaşmazlık çıktı. Müttefik donanması Girit’ten ayrıldı. Venedikliler, 5 Eylül 1669 tarihinde bir anlaşma imzalayarak kaleyi teslim ettiler.
Türk tarihinde Girit seferi kadar uzun sürmüş ve Girit seferi kadar can ve mal kaybına sebep olmuş bir savaş daha yoktur. Yaklaşık 25 yıl devam eden bu savaş sırasında her yıl Anadolu’dan asker gönderilmiş, mühimmat gönderilmiş, para gönderilmişti. Şehirlerde Girit’e yardım için her yıl camilerde para toplanmış, valide sultanlar, komutanlar Girit’e yardım konvoyları hazırlamışlardı. Aynı şekilde her yıl Avrupa devletleri ve Papalık Girit’i savunmak için asker ve malzeme gönderiyordu.
25 yıl devam eden Girit Seferi boyunca kaç yüz bin şehit verildiğini sanırım oturup da kimse hesaplamadı. Ama tarihçi Mustafa Cezar’ın Raşid Tarihi’ne dayanarak verdiği bilgilere göre sadece Fazıl Ahmed Paşa’nın komutanlık yapmış olduğu son 2,5 yıl içerisinde 181.000 (yüzseksenbirbin) kişi şehit olmuştur. İsmail Hakkı Uzunçarşılı’ya göre şehit sayısı 250.000 civarındadır. Evet, bu sayı sadece son 2,5 yılda verilen şehit sayısıdır. Bir tek ada için, Girit adası için 2,5 yılda 181.000 şehir verilmiş. 181.000 Mehmetçik.
Bugün (10 Ağustos 2015) Silopi’den 4 polisimizin şehitlik haberi geldi. İstanbul’da bir polisimiz, Şırnak’ta bir askerimiz şehit edilmiş. Bir günde 3 ayrı tuzak, 3 ayrı saldırı ve 6 şehit.
Çıkan haberlere bakıyorum. İnsanlarımızın tepkisine bakıyorum. Bir kısım maksatlı yayınları ve karartma çabalarını bir kenara koyacak olursak iyi niyetli sessiz çoğunluk “yeter artık” demekte. Şimdi 2.000 yıllık Türk Tarihi’ne dönüp baktığımızda bu milletin bundan çok daha zor, çok daha sıkıntılı günler geçirdiğini görürüz. Yukarıda uzun uzun anlattım bir tek Girit savaşının son 2,5 yılında 181.000 şehit verilmiş. Çanakkale’yi hepimiz biliyoruz. 243.000 şehit, yaralı ve kayıptan söz ediliyor. Sakarya savunması sırasında okumuş, aydın nüfusumuzun büyük bir kısmını şehit vermişiz. Bu millet “VATAN SAĞ OLSUN” demesini, bağrına taş basmasını çok iyi bilir. Gerekirse bir Mehmetçik için topyekûn savaşı göze almaya da razıdır. Ama iç savaş tehlikesi, milletin ve vatanın bölünme tehlikesi alışık olmadığı bir şey. Medya ve basın yayın organlarının bu kadar yaygınlaştığı bir dönemde yapılan mücadeleler de sadece cephede olmuyor. Dünya haritası önünde global bir hâkimiyet mücadelesi sürüyor. İnsanların büyük kısmı sessiz. Ama o sessiz kalabalığı sokaklara çekmek isteyenler, bundan kendi devletleri, kendi ideolojileri, kendi partileri için çıkar sağlamak isteyenler hiç de boş durmuyor. Çeşitli isimler ve kimlikler altında bir takım haberler yayarak ortalığı karıştırmak istiyorlar. Bazen gazeteci, bazen hacı, bazen hoca, bazen sıradan vatandaş kimliği ile sürekli bir şeyler yazıyorlar, sürekli çeşitli kanallarda konuşuyorlar. Gezi Olayları sırasında bu yalan haber yaymanın her türlü örneğini gördük, yaşadık. Şimdi de aynı şeyler yapılıyor. Mesele bir problemi tartışmak, bir sorunu çözmek değil. Barış nutukları atıp propagandası yapanlar, oy hesabı ile koalisyon oyunlarına girenler, bunları destekleyenler veya kınayanlar. Sıcak savaş gibi psikolojik Savaş’a da hazırlıklı olmak gerekiyor.
AKP ve CHP arasındaki “istikşafi” koalisyon görüşmeleri sanki 45 günlük süreyi bitirmek amacına yönelik gibi. MHP ise olayın tamamen dışında kalarak iki partinin bir an önce koalisyon kurması için beyanlar veriyor. Siz hükümet kurun ben “Ana muhalefet” olayım diyor. Millet de bütün bunları not ediyor.
PKK terörüne karşı çıkarken masum Kürt halkı ayrı tutmak ve sapla samanı karıştırmamak son derece önemli. Türk ve Kürt aydınlara, kanaat önderlerine bu konuda büyük görev düşüyor.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam

1 YORUM

  1. Vatan ecdad yadigarıdır. Vatan kutsaldır. Bu toprakları vatan yapmak için milyonlarca şehit verdik. Vermeye devam ediyoruz. Kandan beslenen yaratıklar kana, silah tüccarları paraya doymuyorlar.

Comments are closed.