Kamuoyu araştırmalarına ne kadar güvenebiliriz..?

Ya da; daha açık sormak gerekirse, bu araştırmaların ana amacı bir konuda halkın nabzını tutmak mıdır, yoksa kitleleri belli bir görüşe zorlamak mı..?

Elbette ki başlangıç amacı halkın nabzını tutmaktı…

1950’li yıllardan başlayarak eğitimin kalitesini bilinçli olarak düşürmeye çalışanların başarıları(!), araştırmaların amaç değiştirmesine ve giderek toplum mühendisliğine dönüşmesine yol açtı galiba…

Amacım kamuoyu araştırması yapmak amacıyla kurulan şirketleri suçlamak değil. En azından, hepsini suçlayamayız. Aralarında “sonuçlarla oynayarak” o araştırmanın parasını verenleri memnun edici sonuçlar çıkaranlar olabilir tabii ki.

Asıl önemli olan, kendisine soru yöneltilenlerin genel bilgi düzeyleri…

Uluslararası bir sigara şirketinin bir Amerikalı profesörün yönetimde tüm dünyayı kapsayacak şekilde yaptırdığı bir araştırmanın sonuçları, ne demek istediğimi anlatmama yardımcı olur diye düşünüyorum…

Sigara şirketi, insanların “sigaranın zararları” konusundaki görüşleri öğrenmek istiyordu. Yerel temsilciliklerinin olduğu ülkelerde çıkacak sonuçların saptırılmasının önüne geçmek için de, araştırmanın gizli olmasına karar vermişti…

Ama bu karar, ülkelerden toplanan veriler “sonuç raporunu hazırlayacak olan proje lideri Amerikalı profesörün gelmesine kadar sürdü sadece. Türkiye’den gelen sonuçlar, profesörün anlamasına imkân vermeyen çelişkiler içeriyordu. Türkiye’ye gelip, yerel temsilcilerle bir toplantı yapmaya karar verdi ve gizlilik kalkmış oldu…

Türkiye’deki araştırma sonuçlarına göre; halkın yüzde 71’i, “sigaranın bağımlılık yaptığını” düşünüyordu. “sigarayı canım istediği anda bırakabilirim” diyenlerin oranı ise yüzde 97’ye ulaşıyordu.

Yerel temsilciler şaşırmamıştı… Profesör’e “Türkiye’de böyle şeyler olabileceğini” anlatmaya çalıştılar ama o anlamamakta ısrar ediyordu. Sonunda Türkiye’yi araştırma dışında bırakmaya karar verdi.

Bilmiyorum; son yıllarda televizyonlarda gırgır amacıyla yayınlanan ve bir muhabirin elindeki mikrofonu rastgele insanlara yöneltip “Mısır piramitlerinin Türkiye’den kaçırıldığı söyleniyor ne dersiniz.?” , “Japonya’nın komşu olduğu ülkeleri sayabilir misiniz?” ya da “Kıbrıs nerededir?” şeklindeki sorular sorduğu programları seyrettiniz mi hiç..?

İnsanı “kahkahalarla” güldürürken, bir taraftan da “hüngür hüngür” ağlatan programlar onlar..!