Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Histoloji ve Embriyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alp Can, kalbin hasarlı alanlarına bebek kordonundan nakli yaptıkları hasta sayısının 20’ye ulaştığını söyledi.

Bebek kordonundan alınan kök hücreler by-pass ameliyatı sırasında kalbin hasarlı alanlarına aktırılıyor. Hasarlı dokunun küçültülmesini ve hastaların hayatını daha rahat yaşamasını amaçlayan çalışma, tıp dünyasında yeni bir tedavi yaklaşımı getirecek.

Çalışmayı gerçekleştiren ekibin başında yer alan Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Histoloji ve Embriyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alp Can, İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Tıp Fakültesi’nin konuğu oldu.

İEÜ Konferans Salonu’nda çalışma hakkında bilgi veren Prof. Dr. Can, “Bebek kordonundan alınan hücrelerin verildiği hasta sayısında 20’ye ulaşıldı. Hücre naklinden sonra hastalarımızı izliyoruz. Kesin sonuçlara 14 ay sonra ulaşacağız” dedi.

12 yıllık çalışmanın sonuna geldiklerini kaydeden Prof. Dr. Can, “12 yıllık sabırlı çalışmanın sonuna ulaşıyoruz. Kullandığımız kök hücreler kordon kanı kök hücreleri değil. Kordonun kendi yumuşak bir dokusu vardır, elastik bir doku.

Biz o dokunun içindeki kök hücreleri ayıklıyoruz. Bize 6 santimlik bir parça yeterli oluyor. Bu küçük parçanın içinden milyarlara varan kök hücre çıkartıyoruz ve çoğaltıyoruz. Bu çıkardığımız kök hücreleri uygun koşullarda saklayıp tedavi denemesine alıyoruz. Yeni doğan bebeklerin kordonlarını ailelerinden izin alarak topluyoruz” diye konuştu.

‘ALARM VEREN HASARA KÖK HÜCRE GÖÇÜ’

Vücutta doku hasarları oluştuğunda alarm sisteminin devreye girdiğini, bu kök hücrelerin alarm sinyallerini en iyi şekilde algıladığını vurgulayan Prof. Dr. Can, şunları söyledi:

“Naklettiğimiz bu kök hücreler, alarm veren bölgeye doğru göç ediyorlar. Biz göç etmelerine bile izin vermeden doğrudan hasarlı dokunun kenarlarına yani canlı kalan kısmına vererek işi çok hızlandırıyoruz.

Yaptığımız deneylerde kalbin yüzde 20’si oranında hasar meydana gelen kısmını yüzde 3’lere 4’lere kadar küçülttük. Tabii burada veriliş sayısı, verdiğiniz hücre miktarı ve verme zamanınız etkin oluyor.

Ayrıca ne zaman onarım oranını test ettiğiniz çok önemli. Bugün hücre verilen hastalarımızda net sonuçları bir yıl sonra görebiliriz. Bu hastalarımız 3’er aylık periyotlarla kontrollere gelecekler ve ölçeceğiz.”