ASMMMO Oda Sekreteri , ” Artık vergi için değil, bilgi için muhasabe yapmalıyız. Bugün ve bugünden sonra bilgi için muhasabe yapan meslek mensupları kazanacak” dedi.

Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası(ASMMMO) Oda Sekreteri Naci Alkan mesleğin genel sıkıntılarına, meslekte ki kadınlara, kariyer yapmak isteyenlere ve daha bir çok konuya değindi. ASMMMO Oda Sekreteri Naci Alkan’ın sorularımıza yanıt verdiği söyleşi şöyle

Kısaca sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Alkan: İsmim Naci Alkan 18 yıldır Mali Müşavirim bu mesleğe ofiste bilgisayarlı muhasebe görerek başladım. Bunun altını çizmemin nedeni bu işe bilgisayarlı başlamanın avantajları da, dezavantajları da var. Ben bunun dezavantajlarını staj yaptığım yerden kaynaklı törpüleyerek başladım. Staj yaptığım yerde bu işi bilgisayarsızda öğrenme şansım oldu. Yaklaşık 8-10 yıldır Mali Müşavirler Derneği’nde 6 yıl kurullarında görev yaptım. 2008 yılında disiplin kurulu üyeliği, 2010’dan itibaren de yönetim kurulu üyeliği bugünde oda sekreteri olarak devam ediyorum. Ayrıca kendi ofisim de var.

Muhasebecilerin genel sıkıntıları nelerdir?

Alkan: Meslekte yıllardır meslektaşların tartıştığı iki tane başlık vardır. Haksız rekabet ve tahsilat. En büyük sıkıntılar bu ikisidir ama bu iki sorunun çözümüyle ilgilide meslektaşlar başka yerlerde çözüm aramaya çalışırlar, oysaki bu iki sorunun çözümü de meslektaşın kendisiyle ilgili bir durumdur. İşi hakkıyla yapan, bu işi daha bilimsel yapan, işin içinde olan, daha üreten meslektaşlarımız asla bu iki sorunu yaşamazlar. , kaliteli ücreti doğurur. Mesleğin gereklerini, mesleğin dününü bugününü iyi bilmesi gerekir, çağa da uygun hizmet üretmesi gerekir, kendisini yenilemesi gerekir. Hal böyle olunca iyi bir hizmet sonumuyla ne tahsilat sorunu kalır, ne de haksız rekabet sorunu kalır. Bu bütün meslekler için geçerlidir üreten bir avukatta, bir doktorda sorun yaşamaz. Bu sorunların dışında daha tali sorunlarımızda var tabi, bu tali sorunların çözümü için bizim gibi akademik meslek odalarının girişimiyle ve zamanla çözülüyor.
Bu meslekte dijital değişim ve teknolojik dönüşümün çok büyük etkileri var. Mesela yıllardır bizde müşteriler faturalar alınır, işlenir tahakkuk haline getirilir, beyanname düzenlenir ondan sonrada sonuca bağlanıp finansal tablo oluşturulur. Bundan 5 yıl sonra teknolojik süreç elektronik fatura ve elektronik defter süreci diyeyim daha doğrusu bu prosedürün tamamını yok edecek.
Fatura büfeden kesilecek anında muhasabe kaydına düşecek. Bize de o kaydın sonunda oluşacak finansal tabloları mükelleflere okumaktan başka bir iş kalmayacak. Aslında biz bunu 8-10 yıldır bağıra bağıra her yerde anlatıyoruz. Artık vergi için değil, bilgi için muhasabe yapmalıyız diye. Bugün ve bugünden sonra bilgi için muhasabe yapan meslek mensupları kazanacak. Dolayısıyla meslek mensubunun bu değişim ve dönüşümü çok iyi yakalayabilmiş olması gerekiyor. Bizim üzerimize düşenlerde bu vizyonu meslektaşlara çizmek ve orada meslektaşlara görev aldırmak var.

Bu meslekte kadınlar ne durumda?

Alkan: Tabi Türkiye’de kadın olmak gerçekten zor. Kadın erkek eşitliği söz konusu. Bir sürü iş kolunda olduğu gibi bizim mesleğimizde de erkeklere oranla kadınlar daha çok problemlerle karşılaşıyor. Kadın olmak bir takım tacizlerle karşılaşmak gibi bir çok problemlerle karşılaşmalarına neden oluyor. Bunun dışında işinin dışında eviyle ilgili, çocuklarıyla ilgili bağlantısının olması, meslekten çok evine bağlı olması meslekte bir kaç adım geride kalmalarına neden oluyor. Mesela bizim odamızda 12 bin 500 meslektaşımızın arasından sadece 3 bini kadın meslektaşlarımızdan oluşuyor. Sayılar sıkıntının boyutunu çok net gösteriyor. Çalışma koşulları, şartları diğer mesleklerde olduğu gibi bizde de kadın arkadaşlarımızı bir iki adım geriden başlatıyor.

Kariyer yapmak isteyenler ne gibi yollar izlemeli?

Alkan: Özellikle 4-5 yıldır yeni nesil meslek mensubu sayısı oldukça arttı. Yeni meslektaşlar teknolojik birikimi, mesleki birikimi, bilgi birikimi daha donanımlılar giriyor. Her yeni meslek mensubu kaliteyi, çitayı bir seviye daha ilerletiyor. Bu bizim için olumlu bir şey.
Biz de yeni gelenlere bu değişim, dönüşümü iyi kavramalarını ve bugünden net ve keskin bir biçimde hazır olmaları gerektiğini söylüyoruz.
Ekonomik büyüklük olarak Dünya’da geçen yıl 17.sıradaydık bu yıl 18. sıraya düştük. Bu ekonomik büyüklük bize ben sizinle aynı dili konuşamıyorum, siz benimle aynı dili konuşmalısınız diyor. Bizde bu dönüşümü, değişimi yeni gelen meslektaşlarımıza aktarıyoruz ve diyoruz ki bu meslek artık kariyer mesleğidir. Daha önceleri olduğundan farklı vergi için değil, kayıt için değil danışmanlık, bilgi için muhasebe yapmak zorundasınız. 4 yıl sonra sadece kayıt çıkararak, düzenleme yaparak para kazanamayacaksınız dolayısıyla daha donanımlı, bir çok alanda kendini geliştiren, teknolojiye ayak uyduran meslektaşlar bu işi yapabilecek. Bu işi yapacakların daha iyi okullarda okumaları, yüksek lisans, doktora yapmaları onların kariyerleri açısından daha iyi olacak, biz yeni gelenlere hep bunları söylüyoruz.

Bu alanda ki şişmelere bir sınır koymanın yolu yok, bugün sınavlarımız var mesela staja başlama sınavı, meslek yeterlilik sınavı var bu aşamaları geçen arkadaşlarımız meslek mensubu oluyor. Önlerinde başka bir engel yok, olması da normal olmaz. En başında muhasebe fakültelerinden mezun olanların bu işi yapmaları gerekir, bugün 4 yıllık üniversite mezunlarının hangi bölüm olursa olsun mali müşavir olabilir. İki yıl muhasebe üzerine yüksek lisans yapar sınava girer mali müşavir olur böyle saçma bir durum mevcut. Biz istiyoruz ki sadece fakülte mezunları mali müşavir olabilsin. Şunu söylüyorum kim fark yaratırsa o para kazanır.

Hangi meslek olursa olsun bu durum böyledir. Kendini geliştiren, fark yaratabilen para kazanır. Meslekte teknoloji ileri derecede kullanılıyor, yeni gelenler eskilerden teknolojik açıdan çok daha büyük avantaja sahipler. Bilgi birikim konusunda sıkıntı yok zaten sınavla geliyorlar, bu yüzden birbirleri arasında fark yaratmalılar. Her attıkları adım sınav ve ciddi derecede ağır sınavlar, oraları aşıp gelmek zorundalar. Yığılma adına standart, klasik bir anlayışla muhasebe yapmaya çalışırsan bitersin. Farklı bir şeyler yapmaya çalışırsan örneğin muhasebenin dışında hile denetimini de ek iş olarak yapabilirsen, şirket değerlemesi de yapabilirsen ayakta kalabilirsin. Donanımını ve vizyonunu geliştirip çağa ayak uydurman gerekiyor. Böyle olduğu zaman zaten kim olursa olsun, müşteri geldiği zaman bilgi birikimi gördüğünde tamam diyor. Böyle olduğu zaman zaten parada sıkıntı olmuyor.

Bizim meslek referansla yürüyen bir iş. Herkes referansla müşteri kazanır yani tabelaya kimse gitmez. Doğru düzgün iş yapan arkadaşlar her zaman para kazandılar kazanacaklarda. Ülke ekonomisi mesleğe girenlerle aynı oranda büyümüyor ama yapabileceğimizde bir şey yok. Bizde diyoruz ki mutlaka bir kota sistemi olmalı ofislerdeki mükellif sayısı ona göre belirlenmeli. O zaman paylaşım daha adil olur.
Bu meslekte nasıl genç, dinamik meslektaşlarımız yön çizecekse bizim meslek odalarımızda da genç dinamik gerçekten zamanı enerjisi ve dinamizmi olanların bu mesleğin geleceğini belirlemede şansı vardır.