“Ankara Kalesi” büyük bir özveri ve şevkle mesleğini yapan küçük esnaf topluluğuna ve eskinin “” diye adlandırdığı ustalarla, çeşitli dallarla uğraşan sanatçılara ve sanat galerilerine ev sahipliği yapıyor.

Bu ustaların pek çoğu yaptıkları işi çok severek yapsalar da, günün koşulları ve ekonomik koşullardan şikayetçi. Ankara’nın her kesiminden müşterileri olduğunu belirten kale sakinleri, alt yapı hizmetlerindeki yenileme , tamir ve bakımın bitmesi ile yerli ve yabancı ziyaretçilerinin artmasını bekliyorlar. Çoğu imalat ve tamiratla uğraşan sanatçı, zanaatkar ve esnafla yaptıkları işleri ve beklentileri hakkında konuştuk.

ZEKAİ CANBAZ; 52 yaşında Bakırcı ustası. Fakat Zekai usta bilinen bakır ustalarından farklı. Çünkü; daha çok “bakır alem” imal eden bir usta. Yani “zanaatkar”. Dükkanında hali hazırda bir çok hazır “alem” olmasına rağmen, imal etmeye ara vermiyor. Kendisinin çekirdekten yetişme zanaatkar olduğuna değinen Zekai usta “ bugün 52 yaşındayım. Henüz 10 yaşında iken çırak olarak başladığım bu meslekte sırasıyla kalfalık sonrası ustalığa geldim. Yani 40 seneyi aşkındır bu işteyim. Birçok kalfa ve usta yetiştirdim. Bizim işimiz bakır ustalığı gibi görünse de uzmanlığımız minare ve kubbe üstüne monte edilen “alem” lerdir. Eskiden çok rağbet görse de bugün piyasa taklit alemler le dolu. Bakır pahalı ve tamamı sanat gerektirdiği için eski işimiz yok. Bu yüzden bakırdan yapılan diğer imalatlarla ilgili talepleri de geri çevirmiyoruz. Yine de alem imalatından da vazgeçmiyoruz” diye konuştu.

ŞENOL GÜLDALI; 40 yaşında asıl mesleği fizik öğretmenliği . Hobi olarak başladığı “ lambalı eski radyoları, pikapları ve gramofonları tamir işini bugün büyük şevkle yapıyor. Baba mesleği olan bu işe evlerindeki eski antika nitelikli lambalı radyonun sesini çıkarmaya soyunduğu günü bu iş için atılan ilk adım olarak niteleyen Güldalı “ benimkisi tamamen hobi olarak başladı. Asıl mesleğim olan fizik öğretmenlini de bırakmadım. Fakat gördüğünüz gibi müthiş bir keyif aldığım bu işi çok severek yapıyorum. Eski bir pikap, radyo yada gramofonu çalışır duruma getirdiğimde sahiplerinin yüzündeki o ifadeyi size anlatamam. İşte tamda bu beni fazlası ile mutlu ediyor. Bu cihazlara meraklı koleksiyoner var. Bu gün hepsi beni Şenol Usta diye bilip arıyor. Artık bu benim ikinci falan diye nitelendirmeyeceğim işim” dedi.

ŞERİF AKŞİT; 44 yaşında İzmir 9 Eylül Üniversitesi Heykel bölümü mezunu. Ankara kalesi sanat sokağındaki atölye, galeri ve Show-teşhir salonu karışımı mekanında heykel çalışmalarının yanı sıra zaman zaman sergi ve aktivitelere ev sahipliği yapıyor. Bu mekanın ve mesleğin babasından kaldığına değinen Akşit “ ben tam 30 yıldır bu işi yapıyorum.
Önceleri babamdan öğrendiğim mesleğimi severek yapıyorum. Öğrenciliğim süresince de bu iş den hiç uzaklaşmadım. Daha sonra üniversiteyi de isteyerek , İzmir 9 Eylül Üniversitesinin heykel bölümünde tamamladım. Yani ben hem alaylı, hem de mektepli oluyorum. Heykel çalışmalarımın dışında “Antik kent ve müzelerde resterasyon işleri ve Müze teşhirleri “ konusunda da çalışmalar yapmaktayım. Ayrıca burada zaman zaman öğreticilik de yapmaktayım. Mesleğimi, işimi çok seviyorum. Bu yüzden olacak iyi projelere imza atıyorum” şeklinde konuştu.

NAZLI AYDIN; 1961 Doğumlu iki çocuk annesi. Oda Ankara Kalesi Zanaatkarlarından. Tahsilini Tarih Lisansı olarak tamamlamasına rağmen, Gümüş İşlemeciliği ve Takı Tasarımcılığı yapmakta. Bu konuda katıldığı kurslardan ve aldığı eğitimlerden başarılı olarak çıkmış. Hem aldığı eğitimleri ve işini anlatırken “ Çankaya halk eğitimde 2005 yılında hobi olarak başladığım güzel sanatlara ilk başlarda resim ve kumaş boyama olarak başladım. Fakat daha sonra ilgim şuan uğraştığım gümüş işlemeciliği ve takı tasarımcılığı olarak karar vermemle kesinleşti.
Daha önce bu kolda karar vermediğim için kimi zaman iç geçiriyorum. 2000-2011 Yılları arasında Emek, Mamak, Keçiören Halk eğitim atölyelerinde özellikle Kadın ve Gençlik platformunun Avrupa Birliği destekli projesi olan Etlik gümüş atölyesinde bilgimi ve becerimi geliştirdim. Bunun sonucunda aynı merkezde öğreticiliğe kadar yükselerek yaklaşık bir yıl kadar bu görevi yürüttüm. Şimdi ise Ankara kalesinde tüm bilgi ve birikimim ile atölyemde tasarımcılığımı yapıyorum. Üretmekten, bilgimi paylaşmaktan çok haz alıyorum” dedi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...