“Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milleti kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim diyemez.” M.K.Atatürk
Tarihe altın harflerle geçmiş kadınlarımızdan bir kaç örnek vererek, onları rahmet ve minnetle anıyor ve selamlıyoruz. Untmuyor ve gönüllerimizde hep yaşatarak örnek alıyoruz.

“Sivas Yollarında /Sivas yollarında geceleri /Katar katar kağnılar gider /Tekerleri meşeden.
Ağız dil vermeyen köylüler /Odun mu, tuz mu, hasta mı götürürler? /Ağır ağır kağnılar gider
Sivas yollarında geceleri. /Ne, yıldızlar kaynaşır gökyüzünde, /Ne, sevdayla dolup taşar gönüller,
Bir rüzgar eser ki, bıçak gibi / El ayak şişer. /Sivas yollarında geceleri /Ağır ağır kağnılar gider.”C.Külebi
Hafız Selmaz İzbeli Kastamonu müdafa-i hukuk cemiyeti, kadınlar kolu kurucularından ve Kastamonu’daki İLK KADIN MECLİS ÜYESİ, sıkı bir Atatürk hayranı ve kendi deyimiyle “Cumhuriyet kadını” idi.
Kurtuluş Savaşı sonrasında kastamonu’daki kadınları toplamış, asker için çorap, fanila ördürüp cepheye göndermişti.
Varlıklı bir aileden geliyordu.Asker kastamonuya geldiğinde hepsini yolda karşılayıp doyurmuştu. Hep ben Cumhuriyetçiyim demiş, savaştan sonra yeni baştan herkes gibi Türkce harflerle okuma yazmayı öğrenmişti.
Hafız Selman hanıma milletvekilliği de önerilmişti. “Hafız olduğum için başımı açmam, başımı açamayacağım için de Milletvekili olamam” diyerek kabul etmemişti.
Gördesli Makbule Hanım, daha bir yıllık evli iken eşinin yanında Milli Mücadele’ye katılmıştır. 15 Mayıs 1919 tarihinde Yunan ordusunun İzmir’i işgaliyle Batı Anadolu’yu işgale başlaması sonucu 7 Kasım 1921’de kocası Halil Efe ile Türk çetelerine katıldı. Yunan kuvvetleriyle çıkan çatışmalarda bulundu. Yunanlar Sakarya Muharebesi’ni kaybederek Afyon mevzilerine çekildiklerinde, bir taraftan da Halil Efe’nin Gördes-Sındırgı-Akhisar bölgesinde faaliyet gösteren çetesinin saldırıları ile karşılaşıyorlardı. Kocayayla baskınında geri çekilen silah arkadaşlarına cesaret vermek için hızla öne atılınca başından vurularak şehit olmuştur.
Emir Ayşe, Yunan askeri Aydın’a doğru geldiğinde iki arkadaşı ile birlikte Menderes’in diğer tarafına geçmeye çalışan Emir Ayşe, arkadaşlarının kayıktan düşüp boğulması sonucunda geri dönmüş ve Çanakkale’de ölen kocasından kalan tek hatıra elmas küpelerini bozdurup kendine bir tüfek almış, dağa çıkmış ve Yörük Ali Efe’ye katılmıştı. Aydın’ın kurtuluşu olan 7 Eylül tarihine kadar Yunanlarla savaşmıştı. Savaş sonrası Atatürk İstasyon Meydanı’nda Çete Emir Ayşe’nin de aralarında bulunduğu kahramanlara İstiklal Madalyası takmıştı. “Savaştım Yunana karşı, elimde kalan en değerli şey Atatürk’ün göğsüme taktığı İstiklal Madalyası’dır” demişti.
Adanalı Rahmiye Hanım, 1920 yılında Türkler ile Fransızlar arasında yapılan Kurtuluş Savaşına katılmıştı. Savaşın ilk zamanlarındaki görevleri keşif ve cephe gerisinde kundakçılık yapmaktı ve bu görevlerini birçok kahramanlıkla gerçekleştirmiştir. Daha sonra kendi de savaşta çarpışmalara katılmıştır.
1920’de Fransızlara karşı harekete geçildiği sırada Türk askerlerinde yorgunluk ve korku sebepleriyle bir duraksama olunca, “Ben kadın olduğum halde ayakta duruyorum da, siz erkek olarak yerlerde sürünmekten utanmıyor musunuz?” demiş ve askerlerin toparlanmasını sağlamıştır. Aynı muharebede ateş hattında kalan iki arkadaşını korumak için ileriye atıldığında şehit olmuştu. Ve daha yüzlerce isimli, isimsiz kahramanlar.Ruhları şad olsun.
Hepsini rahmetle anarken ,ünlü şaire A.Alev Akboğa ‘nın “TÜRK KADINI ” şiiri ile selamlıyoruz:
“Dünyanın hiç bir yerinde bir benzeri daha yoktur
Anadolu kadınının, kahramanlığı pek çoktur
Yüreği mangal gibidir, bakışları ise oktur
*Mehmetçikle destan destan tarihe yazdı adını
*Cephede omuz omuza savaşan o, Türk Kadını.
Yeri geldi kağnısıyla, yeri geldi sırtında hep
Mermi taşıdı durmadan, acıtsa da halattan ip
Yıldırmadı bir kez onu, kurşun ile tüfek, taş, top
*Mehmetçikle destan destan tarihe yazdı adını
*Cephede omuz omuza savaşan o, Türk Kadını.
Nene Hatun, Kara Fatma, bir cesaretin timsali
Nezahat’in, Şerife’nin, yoktur daha bir emsali
O, Mücahide Hatice, yiğitliğin tam temsili
*Mehmetçikle destan destan tarihe yazdı adını
*Cephede omuz omuza savaşan o, Türk Kadını.
Mermi ıslanmasın diye kazağını o’dur örten
Yavrusunun üzerine abanmış o, soğuk bir ten
Bu vatanın öyle kolay kurtulduğunu sanma sen!
*Mehmetçikle destan destan tarihe yazdı adını
*Cephede omuz omuza savaşan o, Türk kadını
Bazen şarapnel parçası, bazen ise kurşun yedi
Can’dan, canan’ından geçip ’ önce vatan’ gelir dedi
Toprağın altında yatan Ayşe, Fatma, Zeynep, Dudu
*Mehmetçikle destan destan tarihe yazdı adını
*Cephede omuz omuza savaşan o, Türk Kadını.
Yurdumun her köşesini yıkamıştır, mukaddes kan
Al bayrağım al rengini almıştır canlardan o an
Sen hiç farkında mısın ki, sana yukarıdan bakan?
*Mehmetçikle destan destan tarihe yazdı adını
*Cephede omuz omuza savaşan o, Türk Kadını.”
ASİYE ALEV AKBOĞA