Çankaya Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar günü etkinliğine, 3 kuşak kadın sanatçı Deniz Türkali, Zeynep Casalini ve Angela Ceren Casalini Sarp’ın ‘Türkiye’de Kadın ve Sanatçı Olmak’  adlı söyleşisi ile başladı.

Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleşen söyleşinin ardından Aysun Töngür’ün kadın şarkılarından oluşan konserinde hem hüzün hem de neşe yaşandı. Çankaya Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü etkinliklerle kutlamaya başladı. Bir hafta sürecek olan ve söyleşilerden gösterimlerine, konserlerden kadın haklarına yönelik protokol imza törenine kadar bir dizi etkinliği Çankayalılarla buluşturacak Çankaya Belediyesi,  ‘Üç Kuşak Gözünden Türkiye’de Kadın ve Sanatçı Olmak’ söyleşisi ile ‘Aysun’ca Öyküsüyle Ezgisiyle Kadın Şarkıları’ konserine ev sahipliği yaptı.

BÖYLE BİR AİLEDE KADIN OLMAK KEYİF VERİCİ

Üç Kuşak Gözünden Türkiye’de Kadın ve Sanatçı Olmak söyleşisine Çankaya Belediye Başkan Yardımcıları Gülsün Bor Güner ve Yasemin Asil de katıldı. Aynı aileden birbirinden başarılı 3 kadının damga vurduğu söyleşide ailenin en küçük üyelerinden Deniz Türkali’nin torunu, Zeynep Casalini’nin kızı Angela Ceren Casalini Sarp, söyleşiye her genç kuşak gibi doğruyu bulmaya çalışan bir dönem içerisinde olduğunu söyleyerek başladı. Her genç kadın gibi kadın ve kız kelimeleri arasında küçüklüğünden beri tartışmaların arasında büyüdüğünü belirten Angela Ceren Casalini Sarp, hem dil konusunda hem kadınlık konusunda çok fazla uyarıldığı için kendini şanslı hissettiğini ve böyle bir ailede kadın olmanın çok keyif verici olduğunu sözlerine ekledi.

TÜRKALİ AİLESİNİN BİR FERDİ OLMANIN FARKINA SONRALARI VARDIM

Kuşaklar arası farklılığın çok normal olduğunu ifade eden Deniz Türkali’nin kızı Zeynep Casalini, ‘Ceren 25 yaşına basmak üzere. Ben onun yaşındayken kucağımda bebeğim vardı. Ortak yönümüz ben de onun yaşındayken arayış içerisindeydim. Vedat Türkali’nin torunu ve Deniz Türkali’nin kızı olmanın daha sonraları farkına vardım. Ama hayatımda annem çok yardımcı oldu. Annem çok farklı bir insan, çok farklı bakış açısı var’ diye konuştu.

BİZ İKTİDAR PEŞİNDE DEĞİLİZ BİZ FARKLI BİR DÜNYANIN PEŞİNDEYİZ

Hayatın devam ettiğini ve bıraktıkları yerde durmadığını dile getiren Deniz Türkali, ‘Kendimize sıkışmış bir dönemde yaşıyoruz. Bu girdaptan da ancak sanat yoluyla kurtulabiliriz. Kullandığımız dil de sorunlu bu kadın erkek meselelerinde. Mesela telefonda bize annenizin kızlık soyadı ne diye soruyorlar, evlenmeden önceki soyadı ne diye sorsanıza. Çok müstehcen bir şey soruyorsun.  Ama mutluyum ki, işadamı denmiyor iş insanı deniyor. Bazı şeyleri düzelttik.

KADIN ŞARKILARI MÜZİKAL YOLCULUĞA ÇIKARDI

Bir de annelik mevzusu var. Annelik kutsaldır deniyor, annelik kutsal falan değildir. Annelik çok güzeldir, çok acıklıdır, kutsallık meselesinden dolayı başımıza çok şey geliyor. Biz kadınlar olarak iktidar peşinde değiliz biz farklı bir dünyanın peşindeyiz’ dedi.
Keyifli söyleşinin ardından kadın öykülerini şarkılara aktaran sanatçı Aysun Töngür, 10 dilde seslendirdiği parçalarla izleyenleri kimi zaman hüzünlendirdi kimi zaman da keyiflendirdi. Kadınların ortak yaşanmışlıklarını farklı dillerde aktaran Töngür; izleyicileri Fransa’dan Makedonya’ya Anadolu’dan Ortadoğu’ya uzanan bir müzikal yolculuğa çıkardı.