Ana Sayfa Politika Kadınlar adalet bekliyor

Kadınlar adalet bekliyor

83
PAYLAŞ

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, Türk Metal Sendikası Kadın İşçiler 21’inci Büyük Kurultayı’nda konuştu. Erdoğan, “Bu milleti parçalamaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Bu vatan topraklarını bölmek isteyenler bu ülkede yer bulamayacak, çukurlara gömülecektir. Devlet içinde devlet, asla buna müsaade edilmeyecektir” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara’daki Büyük Anadolu Otel’de gerçekleştirilen Türk Metal Sendikası Kadın İşçiler 21’inci Büyük Kurultayı’na katıldı. Burada hitap eden Erdoğan, kadınların inayet değil adalet beklediğini vurgulayarak “Emekçi kadınlarımız, çalışan kadınlarımız başta olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü en samimi duygularımla kutluyorum. Sizin bu coşkunuz, bu sevginiz kadınlarımızla ilgili yaptığımız ve yapacağımız çalışmalarda bizim en büyük moral kaynağımızdır. En büyük gücümüzdür. Kişinin kadın veya erkek olarak dünyaya gelmesi bir tercih değil, bir takdirdir. Bunun için biz insanları hiçbir zaman cinsiyetlerine göre tasnif etmedik. Kadın ve erkeğin her biri insanın yarısıdır. Hiç yarım insan olur mu? Kadını yok sayan erkek, kendi yarısından da vazgeçmiş demektir. Hem Türkiye’ye hem dünyaya sesleniyor ve diyorum ki kadınlar inayet değil, adalet bekliyor. Kadınlar kota değil, adil bir yarış talep ediyor. Kadınlar istismar edilmek değil, saygı görmek istiyor. Kimse kadınların bu isteklerine kulak tıkayamaz, sırtını dönemez” diye konuştu.
Kendisi için kadının eşi, kızları ve torunu olduğunu belirten Erdoğan, “Benim için kadın eşimdir. Hayatımı paylaştığım, iyi ve kötü tüm günlerimde dimdik yanımda olan eşimle birlikte ailelerinin direği olan tüm kadınlarımıza saygılarımı sunuyorum. Benim için kadın kızlarımdır. Gözlerimin nuru olan kızlarımla birlikte tüm genç kızlarımıza sevgilerimi iletiyorum. Benim için kadın torunumdur. Varlığıyla hayatıma neşe katan, ruhumu dinlendiren, yaşama sevincimi artıran torunumla birlikte tüm kız evlatlarımızın alınlarından öpüyorum” ifadelerini kullandı.
En büyük saygıyı şehit anneleri, eşleri ve çocuklarının hak ettiğini dile getiren Erdoğan, “Elbette en büyük saygıyı, en büyük selamı, en samimi anmayı hak edenler şehitlerimizin anneleridir, eşleridir, çocuklarıdır. Onların evlatları, eşleri, babaları birer birer kahramandır. Bu ülkenin ve milletin bekası için geride sevdiklerini bırakarak gözlerini kırpmadan büyük bir mücadeleye giren sonuçta da hayatlarını feda eden bu kahramanların hepsini rahmetle, minnetle, hürmetle yad ediyorum. Onlar peygamberlikten sonra en yüce makamın sahibi oldular. Şehitlik makamı. Onları kutluyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “‘Katil devlet’ diyerek ihanet çukuruna gömülenlere inat devletimize sahip çıkıyor muyuz? Sendikaları terör örgütlerinin değil, gerçek emekçilerin yuvası haline getiriyor muyuz? Sendikaları silah deposu haline getirenlerin karşısında dimdik duruyor muyuz? Bölücü terör örgütünden Paralel Devlet Yapılanması Örgütü’ne kadar tüm şer çetelerine karşı milletimizin yanında yer alıyor muyuz? Kadınlarımız tamam diyorsa bu iş tamamdır” açıklamasında bulundu.

“DEVLET İÇİNDE DEVLET, ASLA BUNA MÜSADE EDİLMEYECEK”

Tek bayrak, tek vatan, tek devlet, tek millet vurgusu yapan Erdoğan, “Bu milleti parçalamaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Bayrağımıza eş, bayrak dikmeye çalışanlar bu ülkede yer bulamayacaktır. Bu vatan topraklarını bölmek isteyenler bu ülkede yer bulamayacak, çukurlara gömülecektir. Devlet içinde devlet, asla buna müsaade edilmeyecektir” diye konuştu.

“DEĞERLERİ YOK EDEREK KADINI ÖZGÜRLEŞTİREMEZSİNİZ”

Kadının fedakarlığının maddi ölçüyle değerlendirilemeyeceğini savunan Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti: “Bana göre kadına en büyük zararı hayatı ekonomik özgürlük parantezine mahkum eden anlayış vermiştir. Halbuki hangi annenin yaptığı iş paraya tahvil edilebilir? Onun bedeli olabilir mi? Olamaz. Ailesinin tüm hayatını çekip çeviren kadının bu gayretini, bu fedakarlığını hangi maddi ölçüyle değerlendirebiliriz? Aile kurumunu yıkarak, değerleri yok ederek kadını özgürleştiremezsiniz. Tam tersine bu kadının her alanda istismarının önünü açan bir yaklaşımdır. Kadın emeğinin ve bedeninin sömürülmesine yönelik her girişim aslıda toplumların geleceğini hedef alıyor. Batıda bu tehdidin acı sonuçları kurumunun zayıflaması, nüfusun azalmaya başlaması ve değerlerin çöküşüyle görülmeye başlandı. Şu anda çöküyor. Nüfuslar tamamen yaşlanıyor ve biz yanlış yaptık, demeye başladılar. Bunu bize söylüyorlar. Bunun için biz diyoruz ki kadınlar evet iş hayatının her alanında hak ettikleri konumlara gelecekler.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam