Bazen “kadın olmak ne büyük acı” dedirten haberlerle karşılaşıyor insan. Kadının iffetiyle uğraşan erkeklerle dolu bir dünyada, gururları ayak altına alınan kadınlar ve bu sosyal yarayı devam ettirmeye çalışan yöneticilerle bir arada yaşıyoruz.

Kimi zaman kadının en büyük düşmanı kadın da olabiliyor. İnternette, recm cezası almış bir kadının, sokak ortasındak infazında en son darbeyi, koca bir kaya’yla arkadan yaklaşan bir kadının indirmesi, bütün hayallerimi yıktı.
Oysa öyle bir ülkede, yarın bir gün kendisinin o hale gelmeyeceği, birinin attığı iftiraya kurban geçmeyeceği ne malumken…
Böylesi geri ülkelerde kadınlar da maalesef vahşetin son demine ortak oluyorlar.
İffet sorgulamaları ise hiç bitmiyor.

Kıskanç ve fesat insanların dedikodu öğretmesi yetiyor bir kadının sonunun gelmesine. Böylesine çarpık bir düzenle en çok kadınların savaşması gerekirken tersini yapmalarını aklım hiç almıyor.
Geçtiğimiz gün internette gördüğüm bir haber beni etkiledi.
Tacikistan’da 24 yaşındaki Zafer Pirov isimli bir damat, 18 yaşındaki eşine sürekli bekaret testleri uygulattırmış. Hiçbirinden tatmin olmadığı gibi bir de kızcağıza evlenmeden önce “başka biriyle evlenebilme” izni veren bir kağıt imzalatmış.

Hiç tanımadığı bu kızla belki de evlenmemek için uydurduğu bahaneyle, bekaret testi istemeye devam etmiş. Kızcağız, daha önceki bekaret testlerini geçmesine rağmen, yeni bekaret testleri için baskı yapmasına ve başka bir kadın ile evleneceğini söyleyemesine dayanamayıp intihar etmiş.
Bunun adı aslında “psikolojik şiddet” tir ve bu adamın cezalandırılması gerekir. Kim bilir belki de hiç tanımadığı bir kızla evlenmek yerine sevdiği bir başka kadınla evlenmek için bu bahaneleri yaratmış olabilir. Çünkü Tacikistan’da evlilikler sadece görücü usulü oluyor. Bir erkekle bir kadının evlilik öncesi konuşması bile yasak. Böyle bir durumda nasıl sağlıklı bir evlilik yapılabilir, aile kurulabilir, düşünün.

“Ağlarsa anam ağlar” misali, ölen kızın annesi devletten yardım istemiş. Eğer Tacikistan hükümeti adamı suçlu bulursa cezalandırılacak ama böyle bir şey olacağını düşünebiliyor musunuz?
Erkek egemen şeriat ülkelerinde, kadın hayatının ne kadar değeri olabilir? Sonuçta bir kadının hayatına sebep olduğu ile kalacak ve istediği gibi yaşamaya devam edecek. Kim bilir kaç kadının daha kanına girecek? Bu çarpık düzen de malesef kadına insan gibi yaşama şansı yok!

PAYLAŞ
Önceki İçerikSıla Harbiye’ye damga vuracak
Sonraki İçerikMayıs ayında 808 bin 848 ton inek sütü toplandı
Rana Elik
Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye'nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6'ya geçti,6 ay sonra Amerika'ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.