Eczacıbaşı Üst Yöneticisi (CEO) Erdal Karamercan, “Ben bir girişimde bulundum. Şu anda gurur duyuyorum, geçtiğimiz sene Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nin (KAGİDER) ilk erkek üyesi oldum.” dedi.

Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs-Women’s Empowerment Principles) Uygulama Rehberi, Salt Galata’da düzenlenen toplantıyla UN Women UN Global Compact ve UN Global Compact Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu tarafından tanıtıldı.
Programın, “Eşitlik Kazandırır: İş Dünyasından Uygulama Örnekleri” başlıklı oturumunda konuşan Karamercan, bunun kadın sorunu gibi görünse de temelinde bir erkek sorunu olduğunu söyledi.

“Yani değiştirmemiz gereken ve şu anda liderlik pozisyonunda olan erkekler. İşte problemin zorluğu da buradan kaynaklanıyor.” diyen Karamercan, yapılan bütün araştırmaların, ekonomik göstergelerle bakıldığında, kadınların eşit temsilinin katma değerinin çok büyük olduğunu gösterdiğini dile getirdi.
Karamercan, şu anda harekete geçirilmemiş en önemli kaynağın kadınlar olduğunu vurguladı.
Yapılan bir araştırmaya göre 2025 yılında dünyada eğer iş hayatında temsil eşitliği sağlanırsa, bunun GSYH’ye katkısının yaklaşık 28-30 trilyon dolar olacağı bilgisini veren Karamercan, başka bir araştırmaya göre de Amerika’da fırsat eşitliği sağlanmış olsaydı, söz konusu ülkenin büyümesinin yüzde 9 daha fazla ivme kazanabileceğinin hesaplandığını ifade etti.
Eğer bunlar söylenmezse, yapılanların sosyal sorumluluk projesinin ötesine geçemeyeceğini vurgulayan Karamercan, sözlerine şöyle devam etti:
“O zaman da salondaki gibi sizler gelirsiniz, kız kardeşlik zincirleri kurarız. Bu işi erkeklere anlatmamız gerekirken, birbirimize konuşuyor hale geliriz. Onun için ben bir girişimde bulundum. Şu anda gurur duyuyorum, geçtiğimiz sene KAGİDER’in ilk erkek üyesi oldum. Yani o kız kardeşlik zincirinin bir halkası benim. Gelin bunu da eşit yapalım.”

“Dünyada tüketici harcamalarının yüzde 80’ine kadınlar karar veriyor”

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ebru Dildar Edin ise bankacılık sektöründe kadın erkek arasında çok büyük farklılık yokmuş gibi algılandığını söyledi.
“Kadın çalışan oranı şu anda Garanti Bankası’nda yüzde 57, üst yönetimde temsil yüzde 25, orta yönetimde yüzde 40.” diyen Edin, bu yüzden sektörel açıdan kendilerini diğer sektörlere göre biraz daha şanslı gördüklerini dile getirdi.
Türkiye’de kadın çalışanların iş gücüne katılım oranının yüzde 33 olduğunu anımsatan Edin, böyle giderse 2025 yılında bu oranın yüzde 35 olacağını dile getirdi.
Edin, eğer Türkiye OECD ortalamasına gelirse 2025 yılında yüzde 63 ile GSYH’sine yüzde 20 ilave bir kaynak sağlayabileceğini, bunun da daha büyük bir ekonomi demek olduğunu dile getirdi.
Dünyada tüketici harcamalarının yüzde 80’ine kadınların karar verdiği bilgisini veren Edin, bunun çok yüksek bir oran olduğunu ve toplam tüketici harcamalarının yaklaşık 20 trilyon dolarını kadınların yaptığını ifade etti.
Edin, kadınları en iyi kadınların anladığını, bu nedenle bu tür süreçlere kadınların dahil olması ile başarıların daha fazla artacağından bahsederek, bu sene tüm Garantililerin toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimi alacağının altını çizdi.

 “Herkese eşit fırsat sunmak lazım”

Vodafone Türkiye Üst Yöneticisi (CEO) Colman Deegan, iş ortamında cinsiyet eşitliğinin neden önemli olduğu yönündeki soru üzerine, “İş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliği şirketin başarısı ya da dünyada ekonomik anlamda da ilerlemesi açısından çok önemli.” dedi.
Müşterilerinin yarısının kadın olduğunu ve kadınların teknolojiyi çok iyi kullandığını dile getiren Deegan, teknoloji sayesinde fırsat eşitliğinin artırılabileceğini söyledi.
Deegan, şirketinin kadınlara yönelik düzenlediği sosyal sorumluluk projelerinden bahsederek, kadınların iş hayatına katılımının önemine dikkati çekti.
Teknolojinin toplumsal fırsat eşitliğine yaptığı katkılardan bahseden Deegan, “Cam kapıları açıp herkese eşit fırsat sunmak lazım. Dünyanın neresinde olursa olsun kadınların profesyonelliği ve güçlü yönleri erkeklere oranla çok daha ileri durumda.” diye konuştu.

 “Kadınlarla iktisadi büyümeyi sağlayabiliriz”

Deegan, fırsat eşitliği bağlamında ne tarz engellerle karşılaştıkları ve bunları nasıl aştıkları şeklindeki bir soruya karşılık, bazı uygulamalarından bahsetti.
Vodafone Türkiye olarak uzatılmış anne izni uygulamaları olduğunu ve annenin izinden döndükten sonra eski pozisyonunda tekrar işine başlayabildiğini dile getiren Deegan, “Bir güne mahsus evden çalışma, ‘home ofis’ modeli uygulanıyor. Bu öyle bir uygulanmalı ki işin sürekliliği de muhafaza edilsin. Biz de güzel bir şekilde uyguluyoruz.” ifadelerini kullandı.
Deegan, teknolojinin de yardımıyla iş verimliliğinin çok arttığını kaydederek, 5 yıl öncesine kıyasla çok farklı bir iş ortamı sunduklarını, 5 yıl sonrası için de çok ümitli olduğunu söyledi.

Colman Deegan, “Eşitlik aslında güçlenmedir. Toplumsal cinsiyet eşitliği iktisadi eşitliği de beraberinde getirir. Kadınların iş gücüne katılımını sağlamak çok önemli.” dedi.
Kadınlara teknoloji ile destek olduklarını dile getiren Deegan, onları eğiterek çok önemli sonuçlar elde ettiklerini, iktisadi büyümeyi ve iktisadi eşitliği bu şekilde sağlayabileceklerini vurguladı.

Deegan, “Kadınların iş gücüne katılımı kurum kültürünün bir parçası haline geldiğinde işler daha kolay ilerliyor. Bizim de gayet güzel bir oranımız var. Kadın çalışan oranımız yüzde 42. Kadın girişimciliği programları sayesinde iktisadi büyüme, gelişmeye katkı sağlamaya çok inanıyoruz.”