Gidenler elbette biraz buruklaşır ama gelenler herhalde dört elle işe sarılır, atandıkları bakanlıklarda yeni bir heyecan, yeni bir dinamizm yaratır.

ABD’de holdingler CEO’larını ne kadar başarılı olurlarsa olsunlar en fazla 5 yıl görevde tutarlarmış. “Bir marifeti varsa şimdiye kadar göstermiştir. Bundan sonrası patinajdır” diye düşünülürmüş.
Aynı şeyin siyaset dünyasında da geçerli olması doğru bence.
++
Kabinede değişiklik yapmanın bir diğer faydası şu:
İktidar milletvekilleri tek görevlerinin Meclis’te bazı kanunların geçmesi için parmak kaldırmak olmadığı bilinciyle hareket eder, partinin yönetim kadrosuna kendini göstermek için canla başla çalışır. Yani, kabinede zaman zaman değişiklik yapmak iktidar milletvekillerini motive etmenin, diri tutmanın yollarından biridir.
++
Kabinede değişikliğe gitmenin şöyle bir faydası da var:
Kamuoyu, iktidar partisinin içinde bakanlık yapma potansiyeli taşıyan çok sayıda kişi olduğunu görüp moral bulur.
İktidar partisinde aynı kişilerin yıllarca bakanlık koltuğunda oturarak adeta bir seçkinler kulübü yaratmasının sakıncalarını da yine zaman zaman kabinede yapılacak değişiklikler önler.
++
Ve kabine değişikliğinin en önemli faydası da partinin taşra örgütlerini harekete geçirmesini sağlamasıdır.
İl ve ilçe başkanları, “Bakanlar bile kolayca değiştiriliyor. Sıra her an bize de gelebilir” diye düşünerek yoğun bir çalışma temposunun içine girer, “metal yorgunluğu”nu üzerinden atmak için çaba gösterir.
++
Son kabine değişikliğine böyle bakmak, siyasi magazin yapıp çeşitli dedikodulara dalmaktan daha sağlıklı bir yaklaşım gibi geliyor bana.