“Kabile devleti”

0
332

Türkiye Cumhuriyeti “Kabile” Devleti değildir!

Şüphesiz ki Türkiye Cumhuriyeti “Kabile” Devleti değildir…
Binlerce yıllık devlet geleneği olan ve 20. Yüzyıla bu geleneğin ışığını saçarak başlayan
Türk Milletinin kurduğu Devlet, “kabile” devleti olabilir mi?
Sahi; “Kabile” devleti denilince ne anlıyoruz?
Ben, ne anladığımı açıkça yazayım;
Dış dinamiklerin savurduğu devlet,
Cepheleşmiş bir milletin, ele geçirmeye çalıştığı devlet,
Adalet terazisini eğip büken devlet,
Eşkiyası, teröristi, haini eksik olmayan devlet,
Bölmek için üzerinde hesap yapılan devlet,
İsrafa, şaşaya, görüntüye düşkün devlet,
Aklı, vicdanı, bilimi, üretimi, önemsemeyen devlet,
Borç batağına saplanmış, hesabı şaşmış devlet,
Yasakların, yolsuzluğun, yoksulluğun zirve yaptığı devlet,
Kumpaslarla, darbelerle, çatışmalarla, yönetilemezlikle anılan devlet,
Her vesileyle onuruyla haysiyetiyle oynanan devlet,
Demokrasiden uzaklaşmış devlet,
Feodalitenin kuşattığı devlet,
Slogan tutsağı devlet,
Düşman cephesini genişleten devlet,
Zamanın ruhuna nüfuz edemeyen devlet,
Ölümümün ucuzladığı devlet,
Güvenliğin yok olduğu devlet,
Üretmeyen, tüketen devlet,
Yönettiğini iddia edenlerin, yönetmediği devlet,
Her manada kayıt dışının kuşattığı devlet,
Yabancı istihbarat servislerinin cirit attığı devlet,
Eşkiyayla masaya oturan devlet,
Dostunu düşmanını tanıyamayan devlet,
Saygınlığı olmayan devlet,
Kutsallarını çürütmüş devlet,
Bu listeyi daha fazla uzatabiliriz…
Benim “kabile” devletten anladığım, yukarıda sıraladığım hastalıkları taşıyan devlettir…
21.Yüzyılın emperyalistleri; yeryüzünün bizim de içinde bulunduğumuz bölgesinde, kabilelerin, aşiretlerin, cemaatlerin, boyların soyların, cuntaların, çetelerin, mahallelerin, kasabaların, kentlerin, kendilerini devlet saymasını, bunun hayalini kurmasını, bu hayalin gerçekleşmesini sağlamak adına da bir birini yemesini istiyorlar! Emperyalizmin klasik stratejisi; “böl parçala yut” devrede. Bu stratejilerini hayata geçirmek için de, yukarıda saydığım hastalıkları bölgeye enjekte ediyorlar!
Demem o ki;
Evet “Kabile” devleti değiliz, değiliz de…
“Kabileleşme” hastalıklarının bünyemize girmeye başladığını da görmemiz gerekir!Vizeci Emperyalistin cüretkarlığına dur diyebilmek ve onu durdurmak için, hastalıklarımızı görmek ve gereğini yerine getirmek zorundayız…
Malum; Sizin kendinizi nasıl gördüğünüz önemlidir önemli olmasına da, sizin başkaları tarafından nasıl göründüğünüz daha da önemlidir!

Paylaş
Önceki İçerikGökçek direniyor
Sonraki İçerikSiyasi partiler yasası değişecekse biz buna hazırız
Gürcan Dağdaş

54. Cumhuriyet Hükümeti’nde Devlet Bakanı olarak görev yaptı. 22 Temmuz 2007 Genel Seçimlerinde, MHP’den Kars Milletvekili seçilerek Türkiye Büyük Millet Meclisinin 23’üncü dönem üyesi oldu. Aralık 2013 yılında, MHP’den istifa etti. Toplumsal Çözülme, Kağıda Düşenler, Düşünceye Davet ve Fetret Dönemi Yazıları ismiyle yayınlanmış, dört kitabı var.