Klasik lafımızdır, siyasete girilir ama çıkılamaz(!)
Ya arkadaş,siyasetle ilgilenmek, aktif katılmak, memleket meselelerine kafa yormak ve tercihte bulunmak ayrı şeydir, aktif siyaseti zimmetlemek ise ayrı bir şeydir.

Birinci hal her vatandaşın; anayasal hakkı ve kamusal sorumluluğunun icabıdır, ikinci hal ise nefse yenilmişliğin ve megalomaninin yansımasıdır.
Aktif siyasete dahil olmayı vatandaşlık hakkının gereği olarak başlatıp, bu eylemini her yol mübah ahlakıyla ilelebet sürdürme ısrarında olanlar için, “girilir ama çıkılamaz” lafı, bence meşruiyet oluşturmak için tedavüle sokulmuştur.
Ne demek çıkılamaz!
İstifa müessesesi nasıl ki iradi ve tek taraflı bir tercihtir, jübilede kişinin iradesinde olan ve süreci sonlandırmak için kullanacağı bir tercihtir. Tıpkı istifa tercihi gibi Jübile tercihide hatırlatıcı,onore edici, saygın bir eylemidir. Ayrıca istifa ve jübile yaşla, sağlık durumuyla ilintili zorunlu bir halde değildir.
Mesele bu tercihlerin; kamusal sorumluluk ve erdem gereği olarak yapılmasıdır!
Maalesef, ülkemizde sadece siyasettele sınırlı olmayan, hemen hemen her uğraşı alanında ve meslekte, çok örneğine rastlamadığımız jübile kültürü yoksunluğunu, kamusal işleyişimizin zaaflarından birisi olarak kayıda geçirmemiz gerekmektedir.
Bu durumu biraz daha açık etmek için, merhum Zeki Mürenin sahnede vefatına dair hissiyatımı dile getirmek istiyorum. Vefat haberini duyduğumda, üzüntü ile beraber memnuniyet duygusunu aynı anda hissetim ve çevremdekilere;”iyi ki sahnede vefat etti, bu iyi bir jübiledir”demiştim. Kaygım, yaşı ilerledikçe sahne ve medya vakumunun onu hırpalayacağına ve jübile yapamayacağına dairdi.
Merhum Erdal İnönü, siyaset elitimiz içinde ender jübile yapabilmişlerden birisidir, bu münasebetle kubbede hoş bir sada bırakarak hatıralarımızda saygın yerini almıştır.
Jübile kültürünün oluşmamasının en büyük sebeplerinden biri megalomanidir. Kurtarıcı, uyarıcı, tecrübe, bilmişlik, vazgeçilmezlik gibi sıfatların arkasına sığınarak koltuğa tutunmak, daha fazlası diye tepinmek özünde çürümenin işaretidir.
Gerçekte görünüyorsam varım modunda olup, düşünüyorsam varım havasını satmaya çalışmak, aynı zamanda klinik bir vaka belirtisidir. Görünme duygusunun esareti, muz kabuğunun üzerinde yürüme haline benzer, ayağınızın kayma ihtimali çok yüksektir.
Demem o ki;
Jübile kültürü gelişmemiş toplumlar, kurtarıcı rolünde ortada dolaşan megalomanların eliyle, heba olmaya namzettir…

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...