İzmir’de, 19 aylık olduğunda, ‘Ağır zihinsel engeli ve otistik’ teşhisi konulan 15 yaşındaki Filiznur İmer için, hem annesi Süreyya İmer, hem de öğretmenleri mücadele etti

İlkokula başlamadan önce günün 20 saatini ağlama ve şiddet krizleriyle geçiren, kolunu kanatana kadar ısıran, başını duvarlara vuran Filiznur, okumayı öğrendi, sınıf arkadaşlarıyla derslerini takip etmeye başladı, jimnastikte Türkiye şampiyonaları elde etti. Zaferini çok sevdiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden madalyasını alıp kutlayan Filiznur, aynı hayalini tekrarlamak için şampiyona hazırlıklarını aralıksız sürdürüyor.

Bornova İlçesi’nde oturan Süreyya İmer ile eşi Mehmet İmer’in kızları Filiznur’un dünyaya gelmesi ile yaşadıkları mutluluk, o henüz 19 aylık olduğunda öğrendikleri gerçekle üzüntüye dönüştü. Filiznur’un, ‘Ağır zihinsel engelli ve otistik’ olduğuna yönelik teşhis konuldu.

Küçük Filiznur, ağır rahatsızlığından dolayı 18 yaşından küçüklere verilmesi sakıncalı olan ilaçlar almak zorunda kaldı. 6 yaşına kadar güçlükle konuşan, en anlaşılır şekilde sadece ‘Anne’ diyebilen Filiznur için, önce annesi Süreyya İmer mücadele etmeye başladı.

Onun hayatını günden güne olumsuz yönde etkileyen, görme kaybına yol açan ilaçlarını, doktorlarıyla da görüşerek kesti. Artık kızını sevgisiyle büyütmeye başladı. Ona sürekli sevgi sözcükleriyle yaklaştı.

Filiznur İmer, 6 yaşına geldiğinde ise zihinsel engelli ve otistik olmasından dolayı, hiçbir okula kabul edilmedi. Her gittiği okulda, sadece engelli öğrencilerin gidebildiği özel alt sınıflarında eğitim alabileceği yanıtını aldı.

ÖĞRETMEN VE ARKADAŞLARI KUCAK AÇTI

Mücadelesinden vazgeçmeyen anne Süreyya İmer, ısrarlı girişimleri sonrasında, sadece 1 aylık geçici raporla normal okula gidebilme hakkını elde etti. Buna rağmen okulların yine de almak istemediği Filiznur’a, kendi oğlu da hem zihinsel hem de bedensel engelli olan Ömer Özkan İlkokulu Müdürü Tayfun Gökbulut elini uzattı.

Kendi okulunun sınırları içerisinde olmamasına rağmen Filiznur’un kaydını yaptı. Ardından da, ilk olarak daha birinci sınıfta olan Filiznur’un sınıf arkadaşlarını, onun eğitimi olumsuz etkilenmemesi için bir dizi mini eğitimden geçirdi. Onlara Filiznur’a, günlük yaşamında ve derslerinde nasıl yardım etmeleri, neler yapmaları gerektiğini tek tek öğretti. Sınıf arkadaşları da, Filiznur’a öğretildiği gibi kucak açtı.

Annenin sevgisi, arkadaşlarının ilgisi ve ilkokul sınıf öğretmeni Hülya Özdemir ile Okulu Müdürü Tayfun Gökbulut’un büyük özverisi, Filiznur’un hayatında yepyeni bir dönem başlattı. Engelliler yerine normal öğrencilerle okuluna devam eden Filiznur, arkadaşları gibi olmasa da, öğrendiği 150’ye yakın kelimeyle okumaya başladı.

Derslerinde ilerleme kaydetti. Artık ne evinde ne de okulunda, ağlama ve şiddet krizleri görülmedi. Hastaneden geçen yıl alınan son raporunda da artık, sadece otistik olduğu yeraldı. Ağır zihinsel engelli bölümünü aşmayı başardı.

BAŞARISINI CUMHURBAŞKANIYLA PAYLAŞTI

Yaşama küsme noktasındayken, annesi ve öğretmenlerinin elinden tuttuğu, sevgiyle kucakladığı Filiznur, yürüyemez durumdan, ayağa kalktı. Jimnastik, buz pateni ve futbol kurslarına gitti. Kendi dalında, jimnastikte Türkiye şampiyonlukları elde etti.

İlkokulu başarıyla bitiren Filiznur, Kaymakam Özgür Azer Kurak Ortaokulu’na devam etti. Özel Sporcular Spor Federasyonu’nun her yıl düzenlediği yarışmalarda 2015 yılında da jimnastikte Türkiye Şampiyonu olan Filiznur İmer, madalyasını da çok sevdiği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İzmir ziyaretinde elinden aldı. Geçen yıl da aynı dereceyi elde eden Filiznur, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden madalya alma hayalini sürdürebilmek için bu yıl da yarışmalara büyük azimle hazırlanmayı sürdürdü.

Düzenlenme tarihi federasyon tarafından sonra açıklanacak olan yarışmalara hazırlanan Filiznur İmer’in en büyük destekçisi annesi Süreyya İmer, şöyle dedi: “Cumhurbaşkanına televizyonda bakıyor, onu ulaşılamaz gibi görüyordu.

Ama Cumhurbaşkanımızı görünce mutlu oldu. Benim içinde gurur verici. Ülkemizin Cumhurbaşkanı’ndan, eşi Emine Erdoğan’ın elinden ödül adlılar. Her ikisi de çocuklarımızla yakından ilgilendi. Sohbet ettiler. Çocuklarımız keyifli dakikalar yaşadı. Kızım verdikleri hediyeleri bile hala saklar.

Kızım şimdi de şampiyonaya hazırlanıyor. Kaynaştırma öğrencisi statüsünden neredeyse çıktı. Hiçbir şikayet gelmiyor. Çok başarılı bir öğrenci. Kızımın bu halinden çok mutluyum. Diğer çocuklara, ailelerine örnek olsun. Umutlarını kaybetmesinler. Özel bir durumu yok denecek kadar iyi durumda. Benim kızım en iyi örnek.”