Türk- Alman Ekonomi Günü, Ege İhracatçı Birlikleri işbirliğinde gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Federal Almanya Cumhuriyeti Büyükelçeliği Maslahatgüzarı Robert Dölger, “Federal Hükümet adına, Türkiye’nin bizim için çok stratejik bir partner olduğunu ve bu bağların devam ettiğini belirtmek istiyorum.

Uzun vadeli menfaateleri dikkate alarak bu birlikteliğin güçlenmesi gerekiyor” dedi.
Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) Avrupa Birliği’nin dev ekonomisi Almanya’ya ihracatı artırmak için Almanya Federal Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği işbirliğinde Türk-Alman Ekonomi Günü’nü düzenledi.

Toplantıya EİB Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, Federal Almanya Cumhuriyeti Büyükelçeliği Maslahatgüzarı Robert Dölger, Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Gökçüoğlu ile Türk ve Alman firmalarının yetkilileri katıldı.

Toplantıda konuşan EİB Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, Avrupa’nın en büyük ülkelerinden biri olan Almanya’nın Türkiye’nin önemli bir stratejik ortağı olduğunu belirterek, “Amerika, Japonya ve Almanya bildiğiniz gibi dünyanın en büyük sanayi devi ülkeler. Ayrıca yaklaşık 82 milyonluk nüfusu ile Avrupa Birliği’nin en önemli pazarı konumunda yer alıyor” dedi.

‘ÜLKEMİZ İHRACATINDA LİDER ÜLKE’

Almanya ekonomisinin 2009 yılında son 60 yılın en büyük gerilemesini yaşadığını kaydeden Ünlütürk şöyle konuştu:”Almanya ekonomisinin yıllık bazda yüzde 5 oranında küçülmesi sadece ülkenin kendi iç dinamiklerini değil, stratejik ticari ortağı ülkeleri de olumsuz yönde etkiledi.

Almanya önceki yıllarda olduğu gibi 2016 yılında da ülkemiz ihracatinda lider konumunu korurken, ithalatta Çin’in ardından ikinci sırayı almıştır. Dış ticaret açığımız 2016 yılı verilerine göre 7.5 milyar dolar seviyesindedir.

2016 yılı verilerine göre ihracatımız bir önceki yıla göre yüzde 4.4 artarak 14 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Birliğimizden 2016 yılında Almanya’ya gerçekleştirilen ihracat 1 milyar 272 milyon dolardır.

Ülkeye olan ihracatımızın yüzde 90’ı ağırlıklı olarak sanayi mamüllerinden oluşurken, yüzde 10 oranında tarım ve gıda ürünleri ihracatı gerçekleştirilmektedir.”

‘İZMİR YENİ YATIRIMLARA EVSAHİPLİĞİ YAPMAYA HAZIR’

EBSO hakkında bilgi veren Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Gökçüoğlu da, İzmir’in ve Türkiye’nin menfaatlerini gözeterek sanayileşme faaliyetlerini sürdürdüklerini belirtti.

İzmir’in hem potansiyeli, hem konumu, hem de dünyaya bakışı açısından ülkemizin Batıya açılan kapısı olarak tanımlandığını kaydeden Gökçüoğlu şöyle konuştu:”Bu durumu teyit eden İzmir’in bir verisi var ki, yabancı sermaye kültürünü ve uluslararası yatırımcılarla nasıl aynı dili konuştuğunu en iyi şekilde özetlemektedir.

Yabancı sermayeli firmaların en çok geldiği ilk 3 sanayi şehri içinde, İzmir’e gelen firmalar yüzde 19 ile imalat sanayinde ilk sırada yer almaktadır. İzmir’de, Alman yatırımcı firma sayısı 585’dir.

1,5 milyarlık bir nüfusa ve 25 trilyon dolar GSMH ile 8 milyar dolar ticaret hacmine ulaşılabilirlik, 28 ülke ve 70 şehre direkt uçuş imkanı, nitelikli işgücü, 13 OSB, Serbest Bölge ve Teknoloji Geliştirme Bölge avantajları ile İzmir bir yatırımcı için oldukça cazip fırsatlar anlamına gelmektedir.

Teşvikli yatırımlar açısından 1’ici Bölge’de yer almasına rağmen, yüksek teknolojili ürünler, enerji, savunma sanayi, otomotiv gibi birçok alanda 5. Bölge teşvik imkânlarından yararlanmaktadır. Devam eden ulaşım altyapı projeleri ile de, İzmir yeni yatırımlara evsahipliği yapmaya hazırdır. ”

‘6 BİN 700 ALMAN ŞİRKETİ FAALİYET GÖSTERİYOR’

Federal Almanya Cumhuriyeti Büyükelçeliği Maslahatgüzarı Robert Dölger de konuşmasında İzmir’in, Ankara ve İstanbul’dan sonra Türkiye’deki en büyük ekonomik bölgelerden biri olduğunu belirterek şöyle dedi:”Başkent ve merkezlerden değil bölgelerden de faydalanmak gerektiğini göstermek istiyoruz.

Burada İzmir bir örnek, Türkiye’nin en büyük ekonomik bölgelerinden biri. Burada 150 yıldan beri, Osmanlı döneminden bu yana  faaliyet gösteren şirketler var. 6 bin 700 Alman şirketi burada faaliyet gösteriyor.

Almanya’nın 1980 yılından bu yana Türkiye’ye doğrudan 12 milyar euro değerinde yatırımı var. 2015 verilerine göre iki ülke arasında 37 milyar euro ticaret hacmi var. Uzun süreli iş birliği içerisinde bir takım süreçler oluyor.

Ama bu süreçleri karşılıklı menfaateri koruyarak daha ileri götürmek gerekiyor. Biz burada Federal Hükümet adına Türkiye’nin bizim için çok stratejik bir partner olduğunu ve bu bağların devam ettiğini belirtmek istiyorum.

Uzun vadeli menfaateleri dikkate alarak bu birlikteliğin güçlenmesi gerekiyor. Türkiye bizim için ekonomik açıdan çok cazip bir yatırım yeri. Türkiyede çok eğitimli iş gücünün oludğunu biliyoruz.

Büyüyen bir nüfusa sahip, satın alma gücüne sahip olan bir nüfusu var. Geçen hafta Türk ve Alman ekonomi bakanları Berlin’de yakın bir ilişkinin önemini vurguladı. Biz Türk Alman ekonomik işbirilğinin gelişmesi için girişimde bulunmak istiyoruz.”