Sesle,işaretle, ateşle başlayan haberleşmeler zaman içerisinde gelişen teknolojilerle birlikte telefona, telgrafa ve daha sonra e-postaya yerlerini bıraktılar. Mektuplar tarih oldu ve iz bırakan mektuplar arşivlerde ve hafızalarda yerlerini aldılar.

Mektuplar, geçmişi geleceğe taşıyan tarihe ve edebiyata not düşen en önemli belgelerdir.
Kime, nezaman, niçin ve nasıl yazıldıklarına bakılınca derin içerik taşıdıkları görülür. ve edebî mektuplar yazarları hep meşgûl etmişlerdir. Olayları öyküleştiren mektuplar da vardır. A.Dodge ‘nin “Değirmenimden Mektuplar ve Pazartesi Hikâyeleri” rasında mektuplar, nazımın mektupları ve mektup şiirlerigibi.urullah ataç ve diğer yazarlar.

Dünyada Nuh Tufanı’nı araştıran H.O.Lange’nin, Mısır’a ait bir papürüste yaptığı bir araştırmada yaşanan doğal afet şöyle anlatılmaktadır: ” Güney’in Kuzay olduğu ve Dünya’nın altının üstüne geldiği bir zamanda meydana gelen bir takım doğa afetleri sonucunda felaketler her yeri sardı. Mısır’ın aşağısı mahvoldu. Toprak ,tıpkı bir çömlekçinin tekeri gibi döndü. Ve dünya alt üst oldu.”
Kil tabletlere yazılı mektuplar, ticari mektuplar, jonson inönüye mektubu ve inönü nün karşılık veren mekrtubu(Yeni birdünya düzeni kuruluR ve türkiye Cumhuriyeti’ de orada yerini alır.)

Hammurabi kanunları duyuru tabletleri yazılı kayalar ve taşlar, Tapınaklar ve türbeler hakkında möektuplar levhalar. Babil kralı Hammurabi, Babil’in dört yanında dikili taşlar üzerine kanunlarını yazdırarak halka duyurdu. “Yararlı gölgem kentimin üstünde yayılmış duruyor. Kucağıma Sümer ve Akad ülkesinin insanlarını aldım. Ülkemin dostu olan kooruyucu tanrılarla birlikte barış içinde onlara bakıyorum. Onları bilgimin derinliğiyle kuşatıyorum.”

Çin’li diplomat Wei’nin mektuplarından, Tarihî İpek Yolu’nun ticaretine damgalarını vuran Soğdilerin, çocuklarına daha küçükken ağzı hep tatlı olsun diye bal yedirdiklerini ve eli sıkı olsun eline geçen paraları iyi korusun diye avuç içlerine yapıştırıcı sürdüklerini öğreniyoruz.
Atatürk’ün , çok tartışmalı geçen ve kopma noktasına gelen Lozan görüşmelerinde, heyet başkanı İsmat Paşa’ya gönderdiği “T.C.ni temsil ettiğinizi ve Türk halkının arkanızda olduğunu hiç bir zaman unutmayınız. Gerekirse hemen geri dönünüz…” tarihî mektubun içeriği ve anlamı dış politikamızda hep örnek alınmıştır.
Atatürk, dünya güreş şampiyonu Mehmet Pehlivan’ı, 12 Kasım 1931 tarihli mektupla kutlamıştır: “Seni, cihanda ün almış bir Türk pehlivanı olarak tanıdım. Parlak başarılarının sırrını, şu sözlerle izah ettiğini öğrendim: ‘ Ben her güreşte arkamda Türk Milleti’nin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürüm.’ Bu dediğini en az yaptıkların kadar beğendim. Onun için senin bu değerli sözünü, Türk sporcularına bir meslek düsturu olarak kaydediyorum.

Ülkelerini terk eden eski Sovyetler Birliği yazarlarının mektupları, Nâzım’ın ceza evinden Kore’deki Mehmetciğe yazdığı şiir-mektupları,ünlü şair ve yazarların kendi aralarında dil ve edebiyat üzerine yazdıkları edebî mektuplar,Namık Kemal’in Magosa zindanından gönderdiği mektuplar ve 1402 Ankara Savaşı öncesinde Yıldırm Bayezit ile Timur arasında yazılan mektuplar ve daha niceleri tarihe, edebiyata,siyasi ve sosyal yaşama ışık tutmakta ve zamanlarına ait notlar içermektedir.
Ülkesi işgale uğrayan ve kendisi tutuklanan Fransa Kralı Fransuva’nın yardım istemesi üzerine Kununi Sultan Süleyman’ın “…Gönlünü hoş tut… diye yazdığı tarihi mektup hafızalardan silinmeden yaşamakta ve siyasî alanda kullanılmaktadır.

Çok değerli araştırmacı yazar Sinan Meydan’ın “ATATÜRK ve kayıp kıta MU” kitabında ayrıntılı bir şekilde yer alan bilgi ve belgeler arasında Meksika elçimiz Tahsin Mayatepek’in 30 Ağustos 1936 tarihinde TDK Genel Sekreteri İ.Necmi Dilmen’e gönderdiği mektuplarda tarihe işık tutan açıklamalara yer verilmiştir.
Orhun yazıtları Türk tarih ve kültürünün temel taşları olarak tarihteki özgün yerlerini aldılar.taşlara , kayalara yazılan, kil tabletlere işlenen, papürüs veya ipek üzerine yazılan ve her birinde derin sırların saklandığı mektuplar ölümsüzdür.
“Gılgameş Destanı’ndaki Nuh Tufanı” belgesi ne yazık ki yerinden kalkdırılarak British Museum’a götürülmüştür. Mitolojik ünlü 11. Tablet Tufan öyküsünü şöyle anlatmakta:

” Utnapiştim, Gılgameş’e dedi: Gılgameş, sana gizli bir şey açayım. Tanrıların gizini söyleyeyim : Biliyor musun Fırat’ın kıyıcığına kurulmuş o şurrupak kentini? Bu kent çok eskiden varken,Tanrılar bu kentin yanındaydılar. Zamanla eskidi gitti o kent. Tanrılar da birlikte yaşlandı, kocadılar. Kentte gök kubbenin sahibi ve ataları Anu, akılcıları savaşçı Enlil, yardımcısı Nimurta, su kanallarının gözcüsü Ennugi’ de vardı. Ea da onlarla beraberdi.”
Dinsel ve mitolojik kadim metinlerin anlaşılabilmesi için ezoterik bilgilere ihtiyaç vardır.

!960 sonrasında Kıbrıs sorunu yaşandığı zaman,dönemin başbakanı İsmet İnönü’ye ABD başkanı tarafından gönderilen “Johnson Mektubu” nda ABD , Türkiye’ye verdiği silahların Kıbrıs’ta kullanılmasına izin vermediğini ifade etti. bu mektuba İsmet İnönü ‘nün verdiği cevapta “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orda yerini alır” ifadesi uzun bir süre tartışıldı hafızalardan silinmedi ve siyasî tarihte yerini aldı.

Mustafa Kemal, TBMM ‘nin halifelik konusunda aldığı bir kararla ilgili olarak İngiliz Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a, 29 Ağustos 1923 ‘te yazdığı mektupta: ” Ankara komitesinin İstanbul’da halife diye ilân eyledikleri zatın lâfzi bir unvandan başka hiçbir kudret ve nüfuzu olmadığını” belirtmiş , halifelik ve saltanat makamları ile ilgili süreç 3 Mart 1924 tarihinde “Hilafetin kaldırılması ve hanedan üyelerinin ülkeden ayrılmaları ile son bulmuştur.
Halkımızın gönül elçileri ozanlar, turna sembolü üzerinden insanlara yol gösteren mektup-şiirler de yazmışlardır.”… Üç turna kaldırdım Yozgat dağından/ İzin aldım paşasından beyinden/Kerkenez belinden Çavuş köyünden/ Ilıca hamama konun turnalar…”
İnsanların elleriyle ve diğer canlıların sesleri ve dilleriyle yazdığı mektuplar geçmişi geleceğe taşıyan tarihî sırlarla dolu belgeler olarak özgün ve özel yerlerini hep koruyacaklardır.

PAYLAŞ
Önceki İçerik‘Evet oyu kullanmanın vebali ağır’
Sonraki İçerikKararsızlar hayır cephesine kayıyor
Yahya Aksoy
Yozgat Boğazlıyan'da doğdu. İlk ve orta öğrenimi takiben iki ayrı fakülteden ve Askeri Akademiden mezun oldu. MEB , Kültür ve Turizm Bakanlığında üst düzey yönetici ve genel müdür olarak görev yaptı. İngilizce bilen, şair ve "Tarihi İpek Yolu" kitabı yazarı, evli ve üç çocuğu bulunan Aksoy, Ankara'da yaşamaktadır.