Beşiktaş, Fenerbahçe, Osmanlıspor ve Atiker Konyaspor’la yolumuza devam ettiğimiz Avrupa arenasında, bir maç haftasını daha geride bıraktık.

Şampiyonlar Ligi’ndeki temsilcimiz Beşiktaş’ın İtalya’da Napoli’yi, iyi bir oyundan sonra 3-2 mağlup etmesiyle çok mutlu olduk. Kara Kartal, ‘Çizme’deki performansıyla taraflı tarafsız herkesi mutlu etti. Şenol Güneş ve öğrencilerini yürekten kutluyorum.

Gelelim Fenerbahçe’ye. Süper Lig’de tarihinin en kötü sezonlarından birini geçiren Sarı Lacivertli takım herkesi şaşırtan bir görüntü veriyor. UEFA Avrupa Ligi’nde ilk iki maçta aldığı dört puanla bir nebze olsun sevenlerini mutlu eden Fenerbahçe’nin Manchester United karşısında aldığı 4-1’lik skor sanırım taraftarda bardağı taşıran son damla oldu.

Ligde son 1 – 2 haftadır tribünlerin istifaya davet ettiği yönetim ne yapar, ne eder bilmiyorum. Ancak bildiğim şey, İngiltere’de de seslendirilen bu isteğe artık kulak verilmesi gerektiği ve Aziz Yıldırım’ın ceketini alıp gitmesi gerektiğidir.

18 yılı aşkın bir süredir başkanlık koltuğunda oturan Yıldırım’ın, miadını çoktan doldurduğu sanırım herkesçe kabul edilen bir gerçektir. ‘En fazla Galatasaray şampiyonluğu gören başkan’ olma unvanını uzak ara elinde bulunduran Aziz Yıldırım’ın bu koltuk ısrarının Fenerbahçe’ye verdiği zarar giderek içinden çıkılamaz sonuçlar doğuruyor.
Yıldırım’ın birçok teknik adam ve futbolcuya yaptığını, artık Fenerbahçe kulübünün yaparak, bir teşekkür belgesi ve onursal başkanlık apoletiyle kendisini uğurlaması gerektiğini düşünüyorum.

Evet, birçok anlamda Fenerbahçe’ye verdiği hizmetler vardır ve bunlar asla unutulmayacaktır. Ancak her şey stat, tesis vb. gibi şeyler değil. Artık bu kulübün kimyasını bozmaya başladı Aziz Yıldırım sendromu.

Bu kulübe, bu renklere ve bu armaya gönül vermiş insanların ezici bir çoğunluğu artık güneşi görmek gerektiğine inanıyor. Aziz Yıldırım’sız bir sürece kavuşma özlemi çekiyor. Lakin, her şeye kulağını tıkayıp, “Ben gitmek istersem giderim” diyen bir zihniyetle bir yerlere varılamayacağı çok net bir biçimde anlaşılmaktadır.

Yıldırım’ın şike davası sürecindeki duruşu da dahil olmak üzere, yaptıklarının daha da anlaşılabilir şekilde olup, arkasından olumlu yad edilmesi için, Fenerbahçe’ye bu son hizmeti de vermesi gerek.

Umarım, her geçen dakika yükselen bu seslere kulak verir ve sayın başkan artık, işine gücüne ve evine ailesine daha fazla zaman ayırabilmek için köşeye çekilir. İnanın, böyle yaparak hem kendisi, hem de o çok sevdiği Fenerbahçe’si için en doğru işi yapacaktır sayın başkan…

Bu arada Fenerbahçe’ye girip Osmanlıspor ve Atiker Konyaspor’un aldığı sonuçların üzerinden atladığımız sanılmasın. Hele Osmanlıspor’un La Liga temsilcisi Villarreal karşısında 2-0 öne geçtiği maçta, on kişi kalması sonrasında iki gol yiyip, berabere kalması üzse de, alınan o bir puan takımımızın gruptan çıkması adına çok önemliydi.

Atiker Konyaspor da İlk kez çıktığı Avrupa yolculuğunda ilk gol ve puanıyla Braga karşısında tanıştı. İnşallah arkası gelir ve o da gruptan çıkmayı başarır…
Hoşçakalın…