Ana Sayfa Yazarlar IV. Murad’ın Hekimbaşı Emir Çelebi İle Satranç Oyunu

IV. Murad’ın Hekimbaşı Emir Çelebi İle Satranç Oyunu

224
PAYLAŞ

IV. Murad’ın ilk yılları vezirlerin gölgesinde geçmişti. Ne zaman ki Topal Recep Paşa’yı idam ettirdi, ancak ondan sonradır ki devlet idaresinin dizginlerini tam olarak eline alabildi.

IV. Murad, hakimiyetini yaygınlaştırmak için tütün yasağı ve içki yasağı koydu. Bu yasağa uymayanları hiç acımadan öldürttü. Bağdat ve Revan seferlerine giderken ve gelirken yol üzerinde ne kadar huzur bozucu kişi veya topluluk varsa hepsini teker teker temizledi. Rumiye Şeyhi’nin öldürülmesi, Sakarya Şeyhi’nin öldürülmesi gibi olaylar dönemi anlatan bütün tarih kitaplarında yer buldu.

db8faaf4-cc4f-419d-8e1f-25fc7da8b387IV. Murad’ın öldürttüğü binlerce kişi arasında en ilginç olanlardan birisi de Hekimbaşı Emir Çelebi’dir.
Hekimbaşı Emir Çelebi hem sarayın hekimbaşısı idi, hem de padişahın musâhiblerinden yani danışmanlarından birisi idi. Bir gün Nizip sahrasında Hekimbaşı’nın kuşağından bir şeyler çıkararak ağzına attığını fark etmişti. Bunun ne olduğunu sordu. Hekimbaşı da “zehiri alınmış afyon olduğunu söyledi. Aslında Hekimbaşını sevmeyen Silahdar onun bu kötü alışkanlığını Padişahın kulağına çoktan fısıldamıştı. Silahdar Paşa aynı zamanda hekimbaşılık mevkiine kendi adamlarından Zeynelabidin Efendi’yi getirtmek peşinde idi.
Satranç sırasında abdest almak üzere hekimbaşı dışarı çıkınca Silahdar Paşa padişahın kulağını doldurmaya başladı. Padişah:
-”Şu bî-çâreye niçin iftira edersin?” dediğinde ise:
-“Behey Padişahım, entari ceplerini yokla. Afyon çıkmazsa ben kâzib (yalancı) olayım” dedi. Hekimbaşı dönüp geldiğinde Padişah:
-“Efendi, koynunda ve cebinde ne var, çıkar göreyim” dedi. Zavallı hekimbaşı cebinden afyon hokkasını çıkarıp verdi. “Efendi bu nedir?” sorusuna ise cevabı:
– “Padişahım ıslâh olunmuş, zararı gitmiş afyon hulâsasıdır” dedi. Afyon yaklaşık 35 gr kadar vardı. Padişah:

34fc2e02-e717-4304-a037-572d96c49d7b-“Eğer zararı gitmiş ise ekl eyle (ye) göreyim” dedi. İkişer, üçer zorla yedirdi. Sonra satranç oynamaya devam ettiler. Hekimbaşı birinci oyundan sonra izin istedi. Padişah izin vermedi. 2 el daha oynadılar. Hekimbaşının ayakta duracak hali kalmadığını gören padişah çekilmesi için izin verdi. Çadırına gelen Hekimbaşıya yardımcıları ilaçlar yaptılar, kurtarmaya çalıştılar. Ancak Hekimbaşı Emir Çelebi, “Bana ilaç gerekmez, Silahdar gibi güçlü bir düşmanın varsa ölmek yaşamaktan daha iyidir” diyerek “buzlu şerbet” istedi. Zehirin etkisini bile bile hızlandırdı.
Hekimbaşının ölümünden sonra Silâhdar Paşa’nın planladığı şekilde Zeynelabidin Efendi hekimbaşı oldu. Hekimbaşının sırrını Silâhdar Paşa’ya ulaştıran hizmetkârı aldığı rüşvetleri yiyebildi mi bilemiyoruz. Ama “tütün içtiği” için insanlar öldürülmekte iken Padişahın en güvenilir adamlarından olan bir sağlıkçının Saray’da esrar içmesi yaman bir çelişki olarak; Silahdar Paşa’nın yaptıkları da kötü bir “adam harcamak” olarak tarihe geçti.
Ünlü tarihçi Naima bu konuda şöyle diyor: “Dünyada her ne güne (çeşit) bela görse hizmetkâr ve huddâm kısmından zuhur edegelmiştir”. (Naimâ Mustafa Efendi, Tarih-i Naimâ, Haz. M. İpşirli, II, Ankara 2007, s. 872- 874.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam