Ana Sayfa Dünya İşyerinde mutluluğun sırrı

İşyerinde mutluluğun sırrı

57
PAYLAŞ
Gazeteci, Yazar ve Lider Koçu Aynur Tattersall, ünlü İnsan Kaynakları Uzmanı ve Lider Koçu Glenn St Onge ile birlikte Kanada’nın en büyük otomotiv firmasında yönetici ve genç beyinlere ‘‘Mutluluğun Sırrı”nı anlatan bir atölye çalışması düzenledi.

Kanada’nın Vancouver şehrinde düzenlenen, üst düzey yöneticiler, iş dünyası profesyonellerinin yanı sıra başarılı makina mühendislerinin katıldığı ‘‘Mutluluk ve Başarı’nın Sırrı’’ atölye çalışmasına ilgi oldukça yoğundu.

”Türkiye’de iş ortamında mutluluğun seviyesi çok düşük”
Yapılan araştırmaların Türkiye’nin de içinde bulunduğu birçok ülkede mutluluk seviyesinin düşük olduğunu gösterdiğini söyleyen İnsan Kaynakları Uzmanı ve Lider Koçu Glen St Onge, “Bir ofis ortamında çalışan insanlar yaşamlarının büyük bir bölümünü burada iş arkadaşları ve yöneticileri ile geçiriyor. İşyerindeki psikoloji hayatımızı büyük ölçüde şekillendiriyor. Çalışma ortamında mutluluğu yakalayanlar evde de bunu başarabilir. Ancak iş ortamında mutsuz olanların eve mutlu gitmesi oldukça zordur. Yapılan araştırmalar Türkiye’nin de içinde bulunduğu birçok ülkede mutluluk seviyesinin düşük olduğunu gösteriyor. Biz bu workshoplar ile iş ortamında mutluluk nasıl yakalanır onu anlatıyor ve çalışanlara ihtiyacı olan araçları anlamalarını sağlamaya çalışıyoruz ” dedi.
‘‘Uzun dönemde başarıyı çok çalışmak değil, mutluluk getiriyor’’
İşyerinde mutluluğu yakalamanın aslında sanıldığından daha kolay olduğuna dikkati çeken Gazeteci, Yazar ve Lider Koçu Aynur Tattersall ise mutlulukla ilgili birçok bilimsel araştırma sonuçları olduğunu ifade ederek iş ortamında uygulanabilecek küçük ama mutluluğu artıran şeylere dikkati çekti.
”Mutluluk ve nezaket bulaşıcıdır”
“Mutluluğun bulaşıcı olduğunu ortaya koyan birçok araştırma sonucu var. Mutlu ortamlar mutlu yöneticiler sayesinde yaratılır. Mutlu ortamlarda insanlar başarılı olur” diyen Tattersall, “İşyerinde mutluluğu yakalayanlar daha iyi performans gösteriyor. Yan masada oturan arkadaşımıza bir bardak kahve getirmek ya da birine size gösterdiği nezaketten dolayı kendisine gönülden teşekkür etmek bile mutluluğa sebep olabiliyor. Size yapılan bir iyilik ya da nezaket sizin de onu bir başkası için yapmanıza istek doğuruyor. Ayrıca araştırmalar mutlu insanlarla çalışanların daha mutlu olduğunu gösteriyor. Bu evlikte de aynı. Mutlu insanlarla evlenenler zamanla daha mutlu oluyor ve mutlu insanlar daha uzun evli kalıyor” şeklinde konuştu.
Başarı insanları daha mutlu kılmıyor
Tattersall, başarının tek başına insanları daha mutlu etmediğini bunun bilimsel sonuçlarla açıklandığını ifade ederek, “Ancak mutlu insanlar daha iyi performans gösteriyor ve daha iyi sonuçlar elde ediyor. İş ortamında çalışanların daha mutlu olması sağlanırsa başarı ve para kendiliğinden geliyor. Maaş artırımı gibi etkiler ise sadece kısa dönemli mutluluk getiriyor. Bu tür workshoplar farkındalığı artırmak amacıyla dünyada hızla yayılıyor ve yöneticiler artık bunu göz ardı etmiyor“ dedi.
Mükemmeliyetçilik bir dezavantaja dönüşüyor
Mükemmeliyetçiliğin mutluluğun önüne geçen toksik bir düşünce ve mental bir alışkanlık olduğuna dikkati çeken Tattersall, mükemmeli yakalamaya çalışmak yerine herkesin dürüstçe elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışması ve sonuçlarından memnun olmasının mutluluk ve başarının bir başka anahtarı olduğunu söylüyor.
Araştırmalarda anda yaşayan ve yaptıkları işe tümüyle konsantre olan insanların zihinleri yaptıkları işler yerine hep başka yerde olan insanlara göre daha mutlu olduklarını gösterdiğini ifade eden Tattersall, meditasyon ve diğer başka çalışmalarla insanların anda kalabilme yetilerini geliştirebileceklerini vurguladı.
Dünyada mutlu insanlarla yapılan röportaj sonuçları
Dünyada mutlu ve başarılı insanlarla yapılan röportajlara da dikkati çeken Tattersall, mutluluğu yakalamış insanların en büyük özelliğinin bu kişilerin sabah kalktıklarında mutlu olmaya karar verdiklerini ve kendilerine “ben bugün mutlu olmayı seçiyorum” dediklerini hatırlattı. Ayrıca bu kişilerin en büyük özelliğinin yaşamlarında onları hayata bağlayan sadece ekonomik kaygı ile yapılan değil, insanlık için belli bir amaca hizmet eden ‘hayat amaçları’ olması olduğuna dikkati çekiyor.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam