(İKBU) İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ender Demir, Kıdem Tazminatı Fonu’nun kurulmasıyla işçilerin kıdem tazminatlarını işverenden değil fondan talep edebileceklerini ayrıca kendi isteğiyle istifa eden işçinin de tazminat alacağını söyledi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Kıdem Tazminatı Fonu için çalışmalarına devam ediyor. Çalışmalar devam ederken hem işçi hem de işveren sendikaları Kıdem Tazminatı Fonu düzenlemesine destek vermiyor. Sendikalar işçinin hak kaybına uğrayacağı görüşünü savunuyor. Bunun içinde farklı şehirlerde bir araya gelen sendikalar çeşitli eylemler düzenlendi. İstanbul Kültür Üniversitesi (İKBU) Hukuk Fakültesi İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ender Demir Kıdem Tazminatı Fonu ile ilgili merak edilenler hakkında bilgi verdi. Fonun 1954 yılından itibaren tartışılmaya başlandığını bu tartışmalar ışığında ilk somut adımın 2002 yılında dokuz kişilik öğretim üyesinden oluşan bilim kurulu tarafından bir taslak hazırlanmak suretiyle atıldığını belirten Demir, “2003 tarihli İş Kanunu’nun geçici 6’ncı maddesinde Kıdem Tazminatı Fonu’nun kurulacağı ifade edilmiştir. Ancak geçen 14 yıllık süre zarfında Kıdem Tazminatı Fonu bir türlü kurulamamıştır. Kıdem Tazminatı Fonu’na ilişkin taslağın yasalaşması halinde ise, işçiler adına bir fon oluşturulacak, işveren çalıştırdığı her işçi için bu fona belirlenen oranda prim ödemesi yapacaktır. Koşulların oluşması durumunda işçi, söz konusu fondan kıdem tazminatını alabilecektir” dedi.

Kıdem tazminatına hak kazanan işçilerin bu haklarını  işverene başvurmaksızın doğrudan fondan talep edebileceklerini aktaran Demir, “Özellikle işverenin iflas ettiği durumlar bakımından, bu düzenleme büyük önem arz etmektedir. Gerçekten de mevcut durumda işverenin iflası halinde işçilerin kıdem tazminatına kavuşmaları pek mümkün olamamaktadır. Mevcut düzenlemeye göre, haklı bir sebep olmaksızın (şehir dışına taşınma, iş değişikliği gibi sebeplerle) işinden ayrılan işçiler kıdem tazminatına hak kazanamazlar. Bu hallerde işyerinden ayrılan bu işçiler, kıdemlerini yitirmekteydi” diye konuştu.

Fona duyulan güvenin zayıf olması , geçmiş dönemlerde devlet eliyle kurulan bazı fonlarda yaşanan sorunlar, Kıdem Tazminatı Fonu’na duyulan güveni azatlığını dile getiren Demir, “Mevcut düzenlemeye göre koşulların varlığı halinde kıdem tazminatı ödemekle yükümlü olan işverenler, fonun kurulmasıyla birlikte bu tazminat bakımından işçiye karşı doğrudan sorumlu olmayacaklardır. Böylelikle iş ilişkisinin devamlılığı açısından kıdem tazminatı ödeme caydırıcılığı, işveren bakımından ortadan kalkmaktadır. Diğer bir deyişle, işveren eskiye nazaran daha az düşünerek, işçinin iş sözleşmesini kolayca feshedebilecektir.