Ana Sayfa Yazarlar İsveç’te siyasi irade neden hep değişirde Türkiye’de değişmez?

İsveç’te siyasi irade neden hep değişirde Türkiye’de değişmez?

95
PAYLAŞ

Türkiye’de AK Parti iktidarının iyi ya da kötü 13 yıllık icraatını değerlendirmekten çok, bazı ülkelerde halkın nasıl düşündüğüne de değineceğim.
Türkiye’de yıllardır, hep kemik oylar olmuştur. Yani takım tutar gibi parti tutmuşuzdur.
Oysa örneğin İsveç’te böyle bir yaklaşım yoktur. Hatta seçmen o kadar bilinçli olmuştur ki, zaman gelir, iktidarda uzun yıllar başarılı olduğu halde, hükümet olan partiyi sırf dinlendirmek uğruna oyunu rakibine bile atan bir düşünce yaşama geçmiştir.
Tabii bu salt dinlendirmenin yanında, şöyle de bir bakışta var:
“Bu parti yapacağını yaptı. Dinlenip yenilenmesi gerekir. Muhalefette kalan partilerde, tam bir ülkeye hizmet için sanki bir bıçak gibi bileylendi. Onları getirirsek, daha iyi sonuç alırız.”
Kötü mü?
Bence değil, İsveçliler için de “iyi.”
Konu İsveç ise ve halkın refahı ve mutluluğu ise her şey mubahtır. Bu yaşadığım 30 yılda öyle olaylara tanıklık ettim ki, uzun yıllar bir Çevre Partisi yanı doğacı bir partiyi parlamentoya soktular ve hükümet ortağı yaptılar. Eski adıyla Komünist parti yeni adıyla Sol Partiyi bile dışlamadılar parlamentoya taşıdılar.
SİYASİ İDEOLOJİ VAR AMA YOK
İsveç’te en çok hoşuma giden bir tarafta, siyaset tamamen günlük yaşamdan uzak, hiçbir şekilde hissedilmiyor.
Yani siyaset var, ama günlük yaşantıda hiçbir şekilde hissedilmiyor. Oysa Türkiye’de bunun böyle olmadığını hepimiz biliyoruz. Bir devlet dairesindeki odacıdan, belediyedeki belediye memurundan tutunda, her yerde siyaset ile yaşam iç içe. Bazen bunu günlük yaşantıda duymuşuzdur. Aynı partiye sempatizanı kişilerin işi daha kolaylıklar olur, diğerlerinin bilakis zorlaştırılır.
ALANYA’DAKİ OTEL SAHİBİNİ HATIRLADIM
AK Partili yılların başıydı  Alanya’da tatile gitmiştik. Cleopatra otelinde kaldık. Gazeteci olduğum için otelin sahibi ile akşamları havuz başında güzel siyasi sohbetlerimiz olmuştu. Sanıyorum yaklaşık 8 yıl önceydi. İsmini hatırlayamadığım, otelin sahibi kısaca AK Parti’nin siyasi baskısını anlatmıştı. Alanya küçük bir yer olduğu için bu baskının daha da hissedildiğini, AK Partili olmayan otel sahibi olsun, ticaret ile uğraşan herkesin baskı ve yıldırtma politikasını anlatıyordu.
İnanasım gelmiyordu. Hiçbir batılı ülkede olmayacak bir baskıdan bahsediyordu. Otel sahibine göre AK Partili esnaftan alışveriş etmezse vergiciler otele baskın yaparak, ufak tefek şeylerden ceza yağdırıyorlarmış. AK Partili ticaret erbapları ile alışveriş yapanlar ise es geçiliyormuş. Yıllar sonra bunları büyük medya bağlı holdingler üzerinde gördüğümde, Alanya’daki o CHP seçmeni otel sahibinin anlattıkları aklıma geldi.
İŞTE BUNLAR İSVEÇ’TE YAŞANMAZ
Neden yaklaşık 8 yıl önce yaşananla bugünkü yazımı bağdaştırdım dersiniz. Demek ki, insanın doğasında olan bir gerçek var. Eğer bir siyasi iktidar, uzun yıllar iktidarda ise koltuğu ve ülkeyi öyle benimsiyor ki, böyle demokratik teamüllerden çok uzak yollardan baskısı bir sistemi otomatik olarak devreye sokuyor. O nedenle siyasi liderler ve siyasi oluşumların böyle bir zaaflarının olduğu bir gerçek.
Hani denir ya “elin İsveçlisi”, aynı partiyi 13 yıldan fazla iktidarda tutması böyle handikapları yaratacağı için at değiştirmeyi demokrasinin kalıcı olması için doğal ve gerekli görüyor.
PEKİ YA BİZDE NEDEN OLMUYOR
Türkiye’de ise böyle bir teamül maalesef yıllardır siyasi yaşama girmedi. Hep aynı partide direndik Türkiye’yi uçuruma doğru götürse dahi.
Buna bir bilinç mi desek, yaşanmış tecrübe mi desek bilmiyorum ama bu gerçekler artık yaşamımızın bir penceresi.
İsveç penceresinden bakıldığında böyle bir farklılık göze çarpıyor.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam