Ana Sayfa Yazarlar İsveç’te sadece  kralın dokunulmazlığı var

İsveç’te sadece  kralın dokunulmazlığı var

123
PAYLAŞ

Yıllardır Türkiye’nin gündemindeki milletvekilleri dokunulmazlığı tartışılır durulur. Ancak bu konuda kalkıp bu insanlar bir şey yapmazlar.

Anayasa da yasalar karşısında her Türk vatandaşı eşittir ilkesi zaten burada geçersizleşiyor.
Milletin vekili olmak nasıl bir şey ise hemen Anayasa’nın kalkanı, devletin güvence zırhı ile korunmaya başlıyorsun.
İşte o zaman geçmiş ve geleceğe yönelik suç olarak görünen ne yaparsan yap, mubah oluyor.
Devleti kazıklasan dahi günlerini sorunsuz geçiriyorsun.
Türkiye dahil birçok ülkede bu dokunulmazlık zırhı var. Sadece Türkiye tek desek o zaman haksızlık yapmış oluruz.
İSVEÇ’TE NEDEN YOK!
Yaşadığım İsveç’teki Anayasa kitapçığında da yasalar karşısın tüm vatandaşların eşit olduğu yazar.
Türkiye’de ikide bir gündeme gelen milletvekili dokunulmazlıklarının kalkması üzerine yazı yazarken, neden bu İsveç’te gündeme gelmez diye düşünürken, bir de ne göreyim. İsveç’te sadece İsveç Kralı Carl XVI Gustaf bu korunma zırhını kullandığını gördüm.
Kraliyet ailesi bile bunun içinde değil. İşte öyle koşullanmışım ki, Türkiye’deki kalıplar, dünyanın her yerinde aynı uygulanmıyor.
Türkiye’deki vatandaşlarda benim gibi.
Alışmışız, milletvekili olunca, insanlar dokunulmaz olur.
Neden olur?
Hiç sorgulamayız. Dünyadaki örneklerine bakmayız. Hesap soran bir yanımızı bu açıdan hep sileriz.
Oysa asıl dokunulmazlığı olmaması gerekenlerin başında milletvekillerinin olması etik olarak gelir.
Madem vatandaşın milletvekili olmak için soyundun, neden gocunuyorsun da bu kisvenin altına sığınırsın?
Esas değişim burada başlaması lazım. Yıllardır Türkiye’de yapılan bu yanlışa Türk halkının dur demesi lazım.
Siz yasa koyanlar, ilk önce sizin yasalara uymanız gerekir ki sonra bunu bizden bekleyin demeniz lazım.
O nedenle İsveç’te siyasilerin böyle kabarık suç dosyaları yok. İsveç Parlamentosu siyasilerin sığındığı bir güvenli liman değil.
KRAL’DAN FAZLA KRALCIYIZ!
İşte 9,5 milyonluk İsveç’te sadece tek bir kişi İsveç Kral’ı kim olursa olsun, dokunulmazlığı var.
Yani Türkiye’dekilerin dokunulmazlığını nasıl okumamız gerekir diye sorarsanız, bizimkiler tam bir haram yediler, Kral’dan fazla Kralcılar yakıştırması tam uyar. Şimdiye kadar hep duyduk, bir sürü dosya var buradan ismini vermek istemiyorum, geçmişte işlediği suçlardan sırf bu dokunulmazlığı nedeniyle yırtıyor.
Dünyaya hem demokrasi dersi vereceksin, sonra da dokunulmazlığın arkasına sığınıp pişkinler gibi o koltuklarda oturacaksınız. Bu örnek bile Türkiye’de bazı şeylerin ne kadar ilkel, vatandaşını dışlayan, eşitlik ilkesinden uzak olduğunu göstermez mi?
DOKUNULMAZLIK ASLINDA SUÇA TEŞVİK ETMEZ Mİ?
İsveç Kralı’nın dokunulmazlığı var, ancak o bir sembolik Kral, bizimkiler gibi muslukların başında oturmuyor. İsveç’i dünyanın her yerinde sembolik olarak temsil etme yetkisinden başka tek bir görevi dahi yok.
En azından ihale vermiyor. Devletten aldığı belli bir bütçe ile mütevazi hayatını sürdürüyor.
Buna rağmen İsveç’te Kraliyet’in kaldırılmasına tahammül edemeyenler var.
Bir gün göreceksiniz, toplum dinamikleri, bu sembolik Kraliyeti de kaldıracak. İnsanlar, bizim vergi paramızla, bu insanlar keyif çatamaz diye sorguluyorlar, tartışıyorlar.
Bizde sadece medyaya düşen dokunulmazlıkların kaldırılması tartışması ara sıra ısıtılıp, ısıtılıp masaya konurken, İsveç halkının küçümsenemeyecek bir sayısı Kraliyet’in kaldırılmasını istiyor.
Neden mi, kendi paraları ile bir ailenin keyif çatmasını kabullenemiyorlar.
Peki, bu bilinç İsveç’te varken, Türk halkı neden Türkiye’deki milletvekillerinin ve tüm makamlardaki insanların dokunulmazlıklarını tartışmaz.
Aslında, bazı şeylerin değişmesini isteyen taraf, siyasiler değil. O ülkede yaşayan bireylerin, halkın istemesiyle olur.
Yoksa bunu siyasilere bırakırsanız, vay halinize.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam