Ana Sayfa Yazarlar İsveç ve Avrupa patlamaya hazır bir bomba yolunda ya Türkiye!

İsveç ve Avrupa patlamaya hazır bir bomba yolunda ya Türkiye!

140
PAYLAŞ

Yıllar önce rahmetli İsveç Dışişleri Bakanı Anna Lindh, İsveç’te yaşayan göçmenlerin uyumunda yaşanan sıkıntıları anlatırken, samimi bir itirafta bulunmuştu.

İsveç’te yaşayan göçmenler ile İsveçliler arasında sanki bir Berlin Duvarı kurarcasına oluşturulan yerleşim sistemi İsveç’in kendi eli ile yarattığı büyük bir tehlike ve sorun olarak açıklamıştı. İsveç Dışişleri Bakanı, ülkesinin yaptığı  bu tutarsız politikayı açıkça eleştiriyor  ve yerden yere vuruyordu.
AVRUPA’DA YENİ BERLİN DUVARLARI ÖRÜLÜYOR!
Peki, yıllar geçti bu Berlin Duvarı yıkıldı mı? Kocaman bir hayır. Aynı sorun artan mülteci akını ile büyüyor. Göçmen banliyölerinde sorunlar büyüyor. İsveç toplumuna uyum her geçen gün daha da zorlaşıyor. Yerleşik bir düzen de bu sorun çığ gibi büyüyor ve harekete geçen de yok.
Birincisi aynı ülkede soluyan insanlar o kadar birbirlerine yabancılaştırılıyorlar ki, devlette seyirci kalıyor. Peki, bu durum İsveç’te böyle de Avrupa’da başka mı? İsveç’in tespit ettiği ancak bir türlü düzeltemediği bu yanlış, tüm Avrupa’nın içerisine düştüğü bir yanlış olarak da karşımıza geliyor. Gelecek 10 yıllar içerisinde Avrupa’ya akın eden bu mülteci akını, bu ülkelerde göçmen semtleri oluşturarak kurtarılmış bir bölge haline getirilmeye devam ederse, Avrupa’da eski Avrupa olmaz. Ne olur, ırkçılık artar. Yıllardır, kendi sakin düzeninde yaşayan İsveçlisi, Avrupalısı buna ırkçı motiflerde yanıt verirler. Bu çatışmada  her iki kesim için Avrupa’yı geldikleri ülkeye benzetir ve Avrupa patlamaya hazır bir bomba gibi olur.
YILLARDIR TECRÜBELERİ VAR YİNE AYNI YANLIŞTALAR
1950 yıllarında başlayan 1960’larda Avrupa’ya hızlanan içgöçü sonra da askeri darbeler ve iç savaşlar ve diğer savaşları neticesinde Avrupa’ya yoğun mülteci akınıyla karşılaştı. Yıllardır, bu sorunu  çözemeyen İsveç ve diğer Avrupa ülkeleri günümüzde yaşanan şiddetli Suriyeli mülteci akınıyla karşı karşıya. Bu insanları bir şekilde alan ülkelerin başında Almanya ve İsveç geliyor. Boş bulunan hangi bina varsa, askeri ya da hapishane koğuşlarındaki gibi insanlar ranzalı odalarda kalıyor. Tam bir seferberlik hali var. Bu insanları geleceği için şu anlık hiçbir yaprak kımıldamıyor. Suriyeli mültecilerin kaldığı semtlerde, daha çok diğer yabancıların oturduğu semtlerde konuşlanıyor. Yani kurtarılmış, ya da ötelenmiş varoşlar gibi sayılan bu yerler tamamen, İsveç’ten uzak görünümde. Bu atmosfer, diğer Avrupa ülkelerinde de beş aşağı, beş yukarı aynı. O nedenle Avrupa bu konuda kalıcı bir çözüm bulamazsa, kendi toplumuyla da karşı karşıya kalarak, ırkçıların ekmeğine yağ sürecek ve çok verdikleri demokrasi ipotek altına alınacak. Yabancıların oturduğu semtlerde, otomobil yakmalar, bıçaklama, ateşli saldırı tam bir Teksas görünümünde.
PEKİ, AVRUPA BU KADAR SARSILIRKEN YA TÜRKİYE NASIL ETKİLENİYOR
Türkiye’den 30 yıldır ayrı yaşıyorum. Yılda 3-4 kez aralıklar gidiyor ve o gözlemlerimle, Türkiye’de de bu sorun gündeme ileride yoğun bir şekilde gelecek. Avrupa, bunu korku ve çözemeyeceği bir sorun olarak gördüğü için Türkiye’ye nezdinde vize kolaylığı ya da maddi yardımları gündeme getirerek bonkör davrandı. Türkiye ki, rakamsal olarak  tüm Avrupa’nın aldığının çok üzerinde 2 Milyonu aşan bir sayıyı aldı. Bu insanlar Türk toplumuna nasıl uyum sağlar, Türk halkı bunu nasıl karşılar. Toplumsal infiale yol açar mı? Sorularını ne kadar sorguluyor. Son geldiği İstanbul’un Aksaray semtine yolum düştü. Eski bir İstanbullu ve uzun yıllar Batı Avrupa’da yaşayan biri olarak bu manzarayı pek iç açıcı bulmadım. İnsanlık namına bu insanlar tabii ki alınacak. Ancak alınan ülkedeki insanların da hakları gözetilmeli. Ya da acil önlemler alınmalı. Avrupası ile Türkiyesi ile yaşanılacak ülke olmalı. Azınlıklar, çoğunlukların huzurunu kaçırmamalı. Bunları alan devletin üst düzeyleri de üzerlerine düşeni yapmalılar. Avrupa’yı bu kadar sarsan ve korkutan bu mülteci akını ne kadar kamuoyunda ve devlet açısından ciddiye alınıyor onu sorgulamak lazım.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam