Ana Sayfa Yazarlar İstifa etmek mi dediniz?

İstifa etmek mi dediniz?

53
PAYLAŞ

Ülkemizin demokrasisi tam imiş de parlamenter olanı iyi çalışmadığından olsa gerek, Başkanlık sistemi için ülke güllük gülistanlık gibi, başkaca bir sorunu olmadığı için TBMM’nde ve ulusal basın-yayın organlarında hararetli bir kampanya yürütmeye devam etmektedir.

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Ankara’mızda önceki gün meydana gelen elim felaketin ardından, istihbari ve güvenlik zaaflarının bulunduğuna dikkati çekerek bu konulardaki görevlilerin kusurları varsa gereğinin yapılması gerektiğini söylemiştir. Ancak Arınç’ın bu ifadeleri AKP medyasında; sorumluları istifaya davet ettiği şeklinde algılanmıştır. Hâlbuki anlatmak istediğinin, ilgililer hakkında bir soruşturma yapılması talebi olduğu ortadadır.
Arınç’ın bu tespiti her ne kadar doğru ise de, bundan önce de ülkemizde meydana gelen terör saldırıları, yolsuzluklar ve devrilen trenler konularında da kendisinin aynı ifadelerde bulunduğuna şahit olmadık.
Öte yandan, ülkemizde ne yazık ki örneği bir türlü gösterilemeyen ‘siyasi sorumluluk’ kavramını, yani olup biteni sadece seyreden ve emirlerindeki kuruluşların görevlerini bir şekilde yerine getirmemiş bulunan başbakan dâhil kabine üyelerinden bazılarının istifasını istememiş olması, kendisinin demokrasi anlayışı hakkında bir fikir vermektedir.
Demokrasi sadece halkın belli zamanlarda oy kullanarak bir veya birkaç partiyi iktidara getirip kendisini yönetecek bir sistemden ibaret değildir. Demokrasi bir anlayıştır ve bu anlayışa göre de siyasi elitin halka karşı sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklar arasında, bir görevin becerilmemesi durumunda istifa mekanizmasının kullanılması da bulunmaktadır. Ancak bu son elim olaydan sonra bile istifa edecek bir babayiğide rastlamayacağımıza eminim.
Yukarıdakilerden ayrı olarak, demokrasilerde devlet adamlığı, her şeyden önce tutarlı olmayı gerektirir değil mi? Sadece belli makamları işgal etmiş olmak, devlet adamlığı sıfatına layık olmak anlamında değildir. Halkın beğendiği bazı projelere imza atılması durumunda bile söz ve tutumda, bu makamlara gelmeden önce de sonrada da değişiklik gösterilmemesi halinde tutarlılıktan ve dolayısıyla devlet adamlığından bahsedilebilir mi?
Her şeye rağmen, yine de bu son olayın işleniş şeklinin ve sorumlularının ortaya çıkarılması konusunda iktidarın bu kez gösterdiği gayret alkışlanmaya değerdir; keşke Suruç, Diyarbakır, bir önceki Ankara ve Sultanahmet bombalamalarında da aynı süratle sonuç alınmış olsaydı.
Bu vesile ile hayatlarını sadece bu olayda değil, terörizme karşı verdikleri mücadelede kaybetmiş bulunan silahlı kuvvetler ve emniyet teşkilatımız mensupları ile çalışanlarına tanrıdan rahmet, yaralılara acil şifalar temennisinde bulunuyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam