Ana Sayfa Yazarlar İstifa edebilecek bir İçişleri Bakanı veya MİT Müsteşarı yok mu?

İstifa edebilecek bir İçişleri Bakanı veya MİT Müsteşarı yok mu?

149
PAYLAŞ

İktidarın dış politikasında gözlenen olumlu değişimi alkışladığımız bir ortamda, İstanbul Atatürk hava limanında gerçekleşen silahlı ve bombalı saldırıların ardından bu üzücü değerlendirmeyi yapmak zorundayız.

Şu anda olan-bitenleri tam algılamak konusunda, medyaya konan yasaklar yüzünden ne olduğunu bilmemekle birlikte, dış kaynaklarca yapılan açıklamalara göre en az 28 kişi hayatını kaybetmiş, bunun iki katı insan da yaralanmış durumdadır.
Yine de şunu sorgulamak gerekli…
İktidarın da katkısıyla Batılı güçler tarafından yaratılmış bulunan bir İŞID gerçeği var.

Yine bu iktidarın başı tarafından tüm dünya tarafından terörist kabul edilirken yine aynı iktidar tarafından terörist olmadığı ifade edilen El-Nusra ile eski dost PYD’nin varlıkları ortadadır.
Dahası ülkemizde yaşanan bombalı saldırıların faillerinin hala yakalanıp haklarında gereğinin yapılmamış bulunduğu bir ortamda, bindirilmiş kıtaların, AKP ‘ye hala güvenmekte oldukları gerçeğini nasıl izah edeceksiniz?

Bu saldırı, İktidarın dün alkışladığımız olumlu yöndeki girişimlerini elbette boşa çıkaran bir anlam taşıyor elbette…

Ve ne yazık ki, Ortadoğu bataklığına saplanılmaması yönündeki önerilerin zamanında dinlenmemiş olduğunun da bir göstergesidir!
Dolayısı ile eski bir atasözünü hatırlatmak benim açımdan işin kolayına kaçmak dahi olsa dahi söyleyeyim: ‘Rüzgâr Eken, Fırtına Biçer!

Dış politikanın, ekonomik eksenli ve zaman zaman dalgalanan bir nitelik taşıdığını dünkü yazımızda belirtmiştim.

Ancak başka yazılarımızda da hedefi belli olmayan oluşumlara, ideolojik nedenlerle bu İktidarın yapmış bulunduğu yardımların olası sonuçlarına da dikkati çekmeye çalışmış idim.

Sonuçta ülkemizde doğrudan vatandaşlarımız ile turizm altyapımıza yönelikte gerçekleştirilen bu saldırıların hem yaratıcısı, hem de hedefinin İktidar olduğunu söylemek mümkündür.
Kişisel olarak, İktidarın bu menfur saldırıyı bile bile davet etmiş olduğuna inanmıyorum.

Mesele benim inanmamam da değil; mesele hem iç hem de dış politikayı oluşturma yeteneğindeki bu kurumun, siyasi-etnik-dini sebeplerle ülkeyi ayrıştırmasının tehlikelerine karşı ifade ettiğimiz sözlerin kulak arkası edilmesidir.

Yine de kolaylıkla ifade edebileceğim bir sözü, tekraren yazmak istiyorum: Bu ülkenin sahibi yok mu? Bunca terörist saldırı sonrasında siyasi erdeme sahip olduğu için istifa edebilecek yürekte bir İçişleri Bakanı veya MİT Müsteşarı yok mudur vicdan sahibi?

Yok mudur bunları görevden alacak iktidar sahipleri?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam