Ana Sayfa Politika İstese de dönemez

İstese de dönemez

49
PAYLAŞ

Başkanı Cemil Çiçek, AK Parti’deki 3 dönem kuralı nedeniyle bu seçimlerde milletvekili olamayacaklar hakkında, “Çok çok çok önemli bir kısmında tekrar fiilen dönme imkanının olabileceği kanaatinde değilim. Çok kolay değil, siyasete ara vermiş olanların çok önemli bir kısmı istese de dönemez.

Çünkü siyaset boşluk kabul etmez. Sizin yerinize başkaları vardır. Yer yer bu insanlardan istifade mekanizmaları var ama Türkiye’de bu yok” dedi.

TBMM Başkanı Çiçek Haber Türk’te yayımlanan bir televizyon programına katılarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Lise sondan beri siyasetle uğraştığını belirten Çiçek, “Ömrümüzün neredeyse 3’te ikisinden fazlası siyasetin içinde. Ama particilik derseniz biraz daha sınırlı bir dönemi ifade ediyor” dedi.
Katolik aleminin ruhani lideri Papa Franciscus’un 1915 olaylarına ilişkin kullandığı “soykırım” ifadesini değerlendiren Çiçek, “Türkiye olarak biz iç siyasete fazla gömüldük. Seçime gidiyoruz, partilerimizin iç siyaseti konuşması normaldir. Ancak Türkiye’nin belirli bir süredir maalesef dışarıda olup bitenleri yeteri kadar takip etmiyor. Görevi gereği takip edenler var ama iç kamuoyunda varsa yoksa iç siyaset. ‘İktidara gelince ne olacak, ne gidecek.’ Oysa bu konu iktidarda kim olursa olsun herkesi ilgilendiren bir konu. Her hükümeti ilgilendiren bir konu. Teker teker hepimizi ilgilendiren bir konu” dedi.
1915 yılının insanlığın yaşadığı en kanlı yıl olduğunu belirten Çiçek, “Ama bu acıyı sadece Ermeninler yaşamamıştır. Türkler yaşadı, Kürtler yaşadı. Tüm Müslümanlar yaşadı, Osmanlı coğrafyası içerisinde. Bu sonucun önemli bir kısmı Osmanlı topraklarınca cereyan etti. Savaş varsa acı var. Öyle bir karalama kampanyası var ki bu acıyı Ermeniler yaşadı onun dışındakiler piknik yapıyormuş gibi tek yanlı adil olmayan, hakkaniyete uygun düşmeyen bir değerlendirme var. Buna en son maalesef konumu itibariyle daha tarafsız, daha adil, daha hakkaniyetli davranması gereken Papa da katıldı. O makamda oturan birisinin bir milleti bu kadar üzecek bir bühtanda bulunması, bir iftirada bulunması kabul edilir değildir. Papa’nın yaptığı açıkça bir iftiradır, bir bühtandır, ayırımcılıktır” dedi. Papa’nın nefret söyleminde bulunduğunu kaydeden Çiçek, “Yapılan bu açıklama tarihi gerçeklere uymadığı gibi, hukuki olmadığı gibi demin söylediğim rahatsızlıklara tetikleyecek olan bir üzücü gelişmeleri de beraberinde getiren bir açıklamadır. Çok doğru olmamıştır, çok insaflı olmamıştır. İnsanlar en azından dini sıfatı taşıyanlardan daha adil olmasını bekler, daha insaflı olmasını bekler. Ortada hukuken ve bilimsel olarak tartışmalı bir konu var” diye konuştu.
Papa’nın birleştirici ve huzurdan yana açıklamalar yapması gerekirken, “O makama yakışmayan ve tek yanlı, adil olmayan bir açıklama yaptığını” vurgulayan Çiçek, soykırımın bir millete yapılacak en büyük iftira olduğunun altını çizdi.
Türk milletinin 1915’te soykırım yaptığına dair yargı kararı olmadığını söyleyen Çiçek, “Papalık gibi bir makamda oturan kişinin hukuku göz ardı ederek böyle bir suçlama yapması o makama yakışmamıştır. Tamamıyla politik, siyasi ve ayrımcılığı, ırkçılığı, nefreti, nefret söylemlerini tahrik eden bir açıklamadır” açıklamasında bulundu.
İstiklal Mahkemesi tutanaklarının açıklanacağının anımsatılarak, bu tutanaklarda 1915 olaylarına ilişkin ifadelerin yer alıp almadığının sorulması üzerine Çiçek, İstiklal Mahkemelerinin sonradan kurulduğunu ve 1915 olaylarına ilişkin bir ifadenin orada yer almadığını belirtti. Ağrı’da yaşanan saldırıya ilişkin de açıklamalarda bulunan Çiçek, “Türkiye’nin konuları tartışırken yaptığı bir eksiklik var. Sadece son anda olaylara bakıyoruz veya şahısları tartışarak güya tartışma yapıyoruz. Biz tartışma yapmıyoruz, biz gürültü yapıyoruz. Arka palanını iyice incelemeden son andaki görüntü üzerinden ve siyasi pozisyonumuz da ne ise, ‘işime geliyorsa öyle, işime gelmiyorsa böyle’ bir değerlendirme yapıyoruz. O yüzden hiçbir konuyu anlama imkanımız olmadı” ifadelerini kullandı.
Ermeni diasporasının çalışmaları karşısında Türkiye’nin pasif kaldığını söyleyen Çiçek, “Varsa yoksa iç politika, bu çok kötü bir hastalık, marazi bir durum. Televizyonlarda da bu konular hiç konuşulmuyor. 24 Nisan geliyor, hangi televizyon kanalında bu konu enine boyuna tartışma konusu oldu?” ifadelerini kullandı.
Terör konusunun uluslararası bir enstrüman olduğunu belirten Çiçek, bu konuda fotoğrafın tamamının görülemediğini belirtti. Dünyada en fazla destek gören örgütün olduğunu kaydeden Çiçek, “Biz bunu bir türlü kavrayamadık. Türkiye sadece falan filanda müteşekkil bir örgüt yapısıyla uğraşır gözüküyor” dedi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam